Giriş
(5)

40 veya 40 yaş üstü olup evlenmeyenler üzgün müsünüz?

komando kani var bende
40 ve 40 yaştı üstü olup evli olmayan duyuru sakinleri. çevrenizde çocuklu çiftler gördüğünüzde "keşke benimde ailem olsaydı." diye düşünüp üzülüyor musunuz?
40 ve 40 yaştı üstü olup evli olmayan duyuru sakinleri. çevrenizde çocuklu çiftler gördüğünüzde "keşke benimde ailem olsaydı." diye düşünüp üzülüyor musunuz?
0
komando kani var bende
(02.08.24)
hayır üzülmüyorum. benim ailem var zaten, annem , babam, kardeşlerim ve yeğenim. çocuk sahibi olmadığım için gayet mutluyum. 43 yaşındayım, ilerleyen yaşlarda kendimi maddi ve manevi olarak hazır hisseder ve çocuğum olsun istersem evlat edinme işlerini değerlendirebilirim. ancak şimdilik öyle bir planım ya da isteğim de yok.

evli olmak, çocuk sahibi olmak muhakkak muhteşem ve asla anlayamayacağım duygulardır ama bence herkese göre şeyler değil. böyle bir tercih yaptığında en iyi şekilde yapmalısın. ben sabır, sorumluluk duygusu, maddi manevi güç vs. sebeplerle o yeterlilikte biri olduğumu düşünmüyorum.
0
hypathia
(02.08.24)
Eskiden böyle bir seçenek yokmuş ya da yok denecek kadar azmış, 40li yaşlara kadar evlenmemek, çocuk sahibi olmamak seçeneklerde değilmiş. Artık bunlar da birer ihtimal ve insanlar bunu da seçiyorlar.
Daha da normalleşecek.
0
kumandanim
(02.08.24)
hayır
0
phonex
(02.08.24)
Üzülüyorum çünkü ömrüm evlilik istemekle geçti. Neyse detaylandırmaya gerek yok, üzülüyorum. Ama belki evlenseydim çok ağır şeyler yaşayacaktı deyip üzüntümü azaltmaya çalışıyorum.
0
muhayyer divan
(02.08.24)
39 yaştan bildiriyorum zerre pişmanlık yok, hatta gençliğimde bir dönem evliliğin çok yakınındayken bir vesile evlenmedim. Ne zaman aklıma gelse iyi ki evlenmemişim diyorum.
0
koskoca kirpi
(02.08.24)
(26)

Bu şartlarda villada oturur musunuz?

bilgekarasu
Lokasyon: İstanbul 66 m2 bir evden 20k Şehir dışındaki bir evden 9 k kira gelirim var.50k kiraya bir villada oturabiliyorum. Çok büyük bahçeli. Havuzlu bir villa sitesi.Bir yanım ver üstüne 20k insan gibi yaşa diyor. Diğer yanım 20 k çok30 k ya 3+1 bi eve çık fark ödeme diyor.Aylık gelir: 120kSiz ne
Lokasyon: İstanbul
66 m2 bir evden 20k Şehir dışındaki bir evden 9 k kira gelirim var.

50k kiraya bir villada oturabiliyorum. Çok büyük bahçeli. Havuzlu bir villa sitesi.

Bir yanım ver üstüne 20k insan gibi yaşa diyor. Diğer yanım 20 k çok
30 k ya 3+1 bi eve çık fark ödeme diyor.

Aylık gelir: 120k

Siz ne yapardınız
0
bilgekarasu
(02.08.24)
villa nerede?
0
gabe h coud
(02.08.24)
Sarıyer
0
🌸bilgekarasu
(02.08.24)
kac kisi yasayacak evde?
evden calisma gibi durum var mi ?
yas kac?

bir cok parametre lazim aslinda
0
foster
(02.08.24)
3 kişilik çekirdek aile.
Evden çalışma yok ama bol tatili olan bir mesleğim var.
0
🌸bilgekarasu
(02.08.24)
benim görüşüm; kira en fazla %30-33 olmalı, o da böyle villa gibi durumlarda. villaya geçerdim.
0
gabe h coud
(02.08.24)
toplam gelir 149k sanırım 120+20+9 topladıgımda.
şimdi derler ki barınma giderinin toplam gelirin %30 unu aşmaması idealdir.
bu hesapta kafa kafaya ama bir yandan ek masraflar da olacaktır. aidat, havuz bakımı, özel bahce varsa bahce bakımı ne kadar. su an en normal sitede bile 5-6k verdiğimizi düşünürsek bence 10k üzeri ek masraf çıkarsa kiraya o zaman dengeniz şaşabilir.

ek olarak sarıyer uzak, şehirle çok sık bağlantınız varsa zorlanırsını tabi su an nerede oturdugunuzu bilmeden bu yorumu yapıyorum.
0
delidiyorum
(02.08.24)
istanbul'da 30bine oturulabilecek düzeyde 3+1 ev var mı?
0
elorelia
(02.08.24)
birikim yapma ihtiyacınız yoksa neden olmasın. ama belirli hedefler varsa mantıksız.
0
xrated
(02.08.24)
30k ya oturulabilecek ev var. Ulaşım sorunum da yok. Tercihler ikiye bölünmüş durumda.
0
🌸bilgekarasu
(02.08.24)
hayali güzel oluyor ama yaşayınca iş değişiyor. aidatları, bakım giderleri derken insanı biraz sıkmaya başlıyor.
her şeyi geçtim, eğer villa da biraz büyükse, yani tüm alanların ve odalarını kullanmayacaksanız, bir yerden sonra buna ne gerek vardı yahu demeye başlıyorsunuz.

ferah, samimi, kullanışlı bir 3+1 daire beni daha mutlu ederdi.
hem gereksiz yere harcama yapmış olmaz, hem az temizlik ve az giderle daha mutlu olurdum.
0
MtKrt
(02.08.24)
50bine sariyerde villa mi var? Sariyeri hic bilmiyorum desem yeri ama villa yenikoyde degil herhalde. Sariyerin de mi varoslari var ve villa gelismemis bi bolgede mi?

3 arti 1 30k bulacagin ev mekan olarak daha iyi olur sanki.

Genel olarak ben villa sevmiyorum. Her halukarda apartman dairesi derdim gerci.
0
Kittie
(02.08.24)
Villa elit bir sitede. Varoş bölge değil.
0
🌸bilgekarasu
(02.08.24)
Villa, kesin, net...
0
abuzer
(02.08.24)
bekarsan rezidans ve sehir merkezi iyi
cocuk varken bahceli ev daha iyi

bence denenebilinir hocam

cocuk guzel bahceli bi yerde kosup oynayacaksa, mutlu anilarla dolu bi cocukluk icin ayda 20 bin fazla odemeye deger
0
foster
(02.08.24)
Bu sene 150 fide fesleğen yetiştirdim bahçede.

Maslak a 21 dakikada gidebiliyorum.

Şehre dönmem daha
0
nop
(02.08.24)
Çocuk olduğu için villa. Yoksa merkezi yerde daire derdim.
0
ruhen hastayim ben
(02.08.24)
toplam gelirin 149 olduğunu düşünerek ben villa diyorum o zaman. ama tabi ek masrafları karşılayabileceğinizi düşünerek. bahçe demek masraf demek çünkü. böcek vs sorunu olacak, ilaçlama gerekecek. sulama ve bakım gerekecek. havuz da aynı şekilde. evin temizliği için de ekstra çalışma gerekecek. yani tüm bunlar göze alınabiliyorsa bence villa. hele hele çocuk varsa çok iyi olur.

ama şu var. elde biraz birikmiş, araba vs varsa ben olsam ev almaya çalışırdım.
0
elorelia
(02.08.24)
120 bin TL ile nerede oturacağını bilememe olayına 3'te 1 maaşla kendi hayatını kuramama olayından selamlar sevgiler gönderiyorum. Maalesef çözüm öneremiyorum, kusura kalmayın.
0
muhayyer divan
(02.08.24)
Bence kirada max oran 0.3 olmalı. Hatta ideali 0.2

Bu gelirle o eve çıkmanız yaşam standartınızı düşürür. Ben olsam çıkmazdım.
0
nuevo
(02.08.24)
elorelia +1

Olay sadece kira ile bitmeyecek, aidatı farklı olacak, ev büyüyünce faturalar artacak, bakımı masrafları artacak, bahçesiyle uğraşılacak, havuzunun derdi çıkacak.

Bütün bu detayları düşünerek hareket etmek lazım aa bu villa bütçeme uygun diye daldığımızda gelen sürpriz sıkıntılar modumuzu düşürebilir.

Her detayıyla düşünüp altından kalkarım diyorsanız (altından kalkmak sadece maddi olarak kullanılmadı) mantıklı olabilir.

Ben olsam ciddi düşünürdüm bunu, çünkü evle ilgili çıkabilecek detaylarda bana yardımcı olacak bir ailem var atıyorum bahçe düşünmezdim annem hallederdi gibi.
0
mutekebbir
(02.08.24)
50k sarıyer villası için çok iyi fiyat hiç durmam.
daha insani ilçede yaşamak için 4 saat yol çekiyorum her gün, insanın huzuru evde başlıyor.
0
eja
(02.08.24)
ben olsam müstakil eve krediyle satin alarak gecerdim. büyük evin masraflarinin da daha fazla olacagini bilerek.

kirada oturdugum sürece ucuz bir yerde otururum. elalemin evine para bayilmaya gerek yok. bu benim görüsüm.
0
robert bosch
(02.08.24)
Yarın ev sahibi %60 zam istediğinde verebilecek misin geleceği de düşünmek lazım.

Zekeriyaköy tarafında falan mı? Bir tanıdığımın orada evi var ama uzak izole bir yer ya. Ben sevmezdim, ama deprem vb açısından çok iyi aslında.
0
nhk ni youkosu
(02.08.24)
villam var sıkıntısı derdi bitmez deyip kısa keseyim.
0
jamswety
(02.08.24)
villada oturmak problem değil temizliği problem ben olsam otururum.
0
mikahakkinen
(02.08.24)
Fesleğen yetiştirdim filan yazdım da,

Müstakil evde oturmak baya masraflı bir şey aslında. Sitede havuz varsa aidatlar bazı sitelerde, şehirdeki daire kirası gibi aidatlar olabiliyor.

Yazın en alt katta sürekli nem alma cihazı çalıştırmak gerekir yüksek ihtimalle. Zekeriyaköy tarafında zeminden katta nem sorunu çok yaygın.


Ev sahibi çok önemli. Çatı akar, duvar kabarır, bahçeye lağım geri basar, bunlar hep masraf.

Kalorifer peteklerini temizletmiştim, petek başına bir paraya anlaştık, evde 17 tane petek var, çarpınca iyi para çıktı. Evi çıkarken boyatayım deseniz bir kira tutabilir.

Benden önce hep kiracı oturmuş baya katı madde aktı tesisattan.

Müstakil ev bir süre boş kalmişsa, ev sahibi olan birisi uzun süredir oturmamışsa baya sorunlara açık.

Sürekli masraf ediyorum, bence değiyor. Ama kiracı için kimse bu kadar masraf edip özenmez.

Ev sahibinin yeni çıktığı evlere bakardım.
0
nop
(02.08.24)
(11)

Birini elle çağırmak ayıp mı?

teminki
bir kişiyi elle veya parmakla gel gel yaparak çağırmak objektif olarak ayıp mıdır? kişinin yakınlığı, ortamın durumu gibi istisnai durumları hesaba katmadan bir genelleme yaparsak ayıp mıdır değil midir?
bir kişiyi elle veya parmakla gel gel yaparak çağırmak objektif olarak ayıp mıdır? kişinin yakınlığı, ortamın durumu gibi istisnai durumları hesaba katmadan bir genelleme yaparsak ayıp mıdır değil midir?
0
teminki
(02.08.24)
Ayip
0
abuzer
(02.08.24)
Ayıptır
0
kisa
(02.08.24)
evet en sinir olduğum şey değnekçi misin mübarek
0
Hallegadola
(02.08.24)
Ayıp.

Bunu yapan kişi de en temel insan ilişkileri konusunda bile yetersizdir.
0
rock n roll
(02.08.24)
Parayla hizmet aldığın insana bile yapmak ayıptır bunu, garsonu bile elle çağırmazsın.
0
Bruce
(02.08.24)
Ayıp olması için kriter ne olmalı? Değerini düşürücü, alçaltıcı vs mi?

El etmek neden alçaltıcı olsun anlamadım, sadece mantığı çözmeye çalışıyorum bu arada.
0
muhayyer divan
(02.08.24)
Bence değil çünkü elini nasıl kullandığına bağlı :D Köpek çağırır gibi yaparsan ayıp ama içten bi şekilde hani tüm koluyla birlikte elini oynatıp "gel gel" yapanlar var, o zaman değil.

Aynı şekilde kelimeleri ne tonla ağzından çıkardığında anlamı değişmesi gibi :)
0
truf
(02.08.24)
Birine gel demek ayıptır, gelir misiniz demek ayıp değildir.
El ile çağırırken komut vermiş oluyorsun.. Gel gibi.

Birine benziyor el ile yol göstermek ayıp değildir. Çünkü kendin için çağırmıyor, karşındakine yol gösterip yardımcı oluyorsun.

Mantık basit, normal sosyal ilişkilerde kimseye komut veremezsiniz.
0
kisa
(02.08.24)
Dürtmekten farkı yok. Sözlü iletişim daha etkili.
0
hasmetizm 2046
(02.08.24)
bu biraz duruma göre değişir, çok genellenebilir gibi gelmiyor. genellersek evet ayıptır.

yani koltuğa kaykılmış, kibirli bir surat ifadesi ile 5 metre ötedeki garsonu elle gel gel yaparak çağırıyorsan ayıbın daniskasıdır.

ama sahildeni 100 metre ötede yüzen arkadaşını çağırmak için herkesin içinde aaahhmeeeeeaaaat geeellll diye böğürmek yerine el sallayarak kendini gösterdikten sonra elinle gel gel çabuk gel demenin ayıp bir tarafı yok.

ya da sesini duyurabileceğin mesafede bile olsa, kibirle koltuğa yayılmış değil de heyecanlı, neşeli bir yüz ifadesi ve mimiklerle destekleyerek gel koş çabuk gel anlamında çağırmanın da ayıp tarafı yok. herkesin içinde "ahmeet koş eski sevgilin arıyo" demek yerine heyecanlı mimikler yaparak elle koş gel gel koş yapmak niye ayıp olsun?
0
kibritsuyu
(02.08.24)
Ayıp, elle çağırmanın iki geçerli yolu var birincisi çok gürültülü bir ortam ikincisi çok uzak mesafe.
0
akhenaten
(02.08.24)
(10)

Arıtmadan gelen su bembeyaz?

muhayyer divan
SelamArtımadan gelen su bembeyaz. Filtreleri 2 gün önce değişti, bakımı yapıldı. İçemedim içime sinmedi ben de çeşmeden (mutfak çeşmesi) bir bardak su aldım gayet berrak, ama içtiğim gibi de ishal oldum söylemesi ayıp. 1. Arıtmadan gelen suyun bembeyaz olması normal mi, hani şehir şebeke suyunu klor
Selam

Artımadan gelen su bembeyaz. Filtreleri 2 gün önce değişti, bakımı yapıldı. İçemedim içime sinmedi ben de çeşmeden (mutfak çeşmesi) bir bardak su aldım gayet berrak, ama içtiğim gibi de ishal oldum söylemesi ayıp.

1. Arıtmadan gelen suyun bembeyaz olması normal mi, hani şehir şebeke suyunu klorluyorlar filan ama... Bana normal gelmedi

2. Şehir şebeke suyunu içer içmez ishal olunur mu, kedi miyim ben? Niye böyle oldu ya...
0
muhayyer divan
(02.08.24)
filtreler değiştikten sonra 1-1 buçuk saat açık boşa akıttırıyor bizim servis.

onun yaptınız mı?

şayet yaptıysanız belediye klor atmıştır sulara. arıtma olmayan çeşme normale dönmüştür fakat diğeri daha önceden bekleyen su olduğu için içinde kalmıştır deposunun. su yenilendikçe düzelir.
0
adivar
(02.08.24)
arıtmadan gelen su berrak olsa bile arıtma var arıtma var. içinde gözle göremeyeceğiniz bir sürü şey olabilir. o sebeple arıtmanın iyi bir marka olması gerekiyor. ihlas falan almayın.
arıtmanın suyu rakı gibi çıkarması da normal değil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.08.24)
Rakıya yakın evet.

Rainbow diye bir elektrikli süpürge markası vardı, bir şekilde bulaşmıştık, annem sağ olsun bulaşmaya devam etti. Sonuç onun ürettiği arıtmayı kullanıyoruz. Falan filan. Çok rahatsız oldum ama bu markadan saçmalık beklemiyorum. Çok kaliteli ürünleri vardı, kaliteyi düşürdüğünü sanmıyorum. Sağ ol.
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
Rainbow'un süpürgeleri inanılmaz güzel. İyi ki bulaşmışsınız öncelikle :D Annem 35 yıldır kullanır onları ve galiba onsuz bir temizlik düşünemez.
Arıtmalarını inanın bilmiyorum. Bir araştırın bence özellikle yabancı forumlarda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.08.24)
1-1,5 saat boşa mı akıyor? Nasıl bir israf bu yahu? İnşallah o suyu kovaya doldurup banyo yapıyorsunuzdur.

Cevap değil, şaşkınlık belirtisidir. İstanbul'da 100bin hanede arıtma olsa, her filtre değişiminde 1 saatte 500 litre su boşa aksa, her filtre değişiminde 50bin ton su boşa akıyor demektir. İnanılmaz. Ayrıca bu kadar suyun akıtılması da garip. Filtreler temiz mi değilmiş?

Damacanaspor
0
prole
(02.08.24)
Damacanalara da ben güvenemiyorum ya, kaç kez güneşin altında saatlerce beklediklerini gördüm, bunun yıpranmış damacanası var bişeysi var... Yapım da titiz, kıl... Çok bunaldım bu konudan. Ama 1.5 saat boşa akıtma konusuna ben de inanamadım.

Kloru arıtmayan arıtma cihazı da ne bileyim...
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
Kloru arıtmayan değil, suyu klordan arıtmayan olacaktı, özür.
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
@prole 500 lt suyu boşa akıtmayız merak etme. filtreler değiştiğinde ip gibi az geliyor. mak 15-20 lt akmaz yani, evet temizliğe kullanıyorum boşa akan suyu.
0
adivar
(02.08.24)
@adivar 》 kalp
0
prole
(02.08.24)
Filtre değişimi sonrası normal, bir süre sonra düzelecektir. Geçiş sürecinde bardağa değil şişeye alıp bekletebilirsiniz, kısa süre içinde berraklaşır muhtemelen. En azından benim deneyimim bu şekildeydi.
0
cinsi kisi
(02.08.24)
(8)

arabayı satsam mı?

baldan kaymak
ön edit: özelden soranlar olmuş. 2016 fiat egea hb, otomatik, 112k km’de ikinci sahibiyim. tek parça değişeninden 2k tl bi kaydı var. orjinal temiz bir araç. hafta sonu karar verip ilana koyarım. urban plus ama bütün modları aktif. ilgilenen arkadaşlar dm atmasınlar, ilanı yok şu an yoruldum yazmakt
ön edit: özelden soranlar olmuş. 2016 fiat egea hb, otomatik, 112k km’de ikinci sahibiyim. tek parça değişeninden 2k tl bi kaydı var. orjinal temiz bir araç. hafta sonu karar verip ilana koyarım. urban plus ama bütün modları aktif. ilgilenen arkadaşlar dm atmasınlar, ilanı yok şu an yoruldum yazmaktan :d

bir anlık hevesle 2 ay önce araba aldım.

ancak ne işe giderken kullanabiliyorum ne özel hayatta.
her yere metro ile işe şirket servisi ile gidiyorum.
aileyi yemeğe götürmek (dışarı çıkarsak akşam) ya da köyden gelen anne babayı almak dışında kullanmadım.

toplasanız 20 kez direksiyona oturmamışımdır. sadece 1000 km yaptım ve 600 km si aracı alıp gelmem.

ne yapsam? satsam mı bu aracı ben? zararım yok bi.

bugün 2 saat trafikte kaldım otobüste. araba olsa da aynı olacaktı. başka araç gelmiyor 3 metro yapsam daha hızlı gelebilirdim. motosiklet olsa 25 dk max.

gözüme batmaya başladı iyice.

not: istanbul, erkek, 30 (önemli mi bilmiyorum ama soran olursa)

aklımdaki: arabayı sat, bu şartlarda arabanın faydalı olmadığını kabullen
ya motosiklet al (5 senedir a ehliyetle yollardayım şehirlerarası falan da gittim ekipman tecrübe tam)
ya da motosiklet alma metroyla devam
0
baldan kaymak
(01.08.24)
2 ay çok erken. Siz daha ulaşabildiğiniz kapsamı genişletmemişsiniz.
Hele bi tatillere gidin, haftasonu günü birlik ya da 2 günlük yakın yerlere kaçın. Hava limanına falan gidin gelin sonra anlatsınız kıymetini.

Aynı durumda ben arabayı senelerce tuttum mesela. Hiç de pişman olmadım.
0
zimbirik
(01.08.24)
2 ayda 20 kere kullanmak iyiymiş, ben de hiç kullanmadım sandım. Bence dursun şimdilik.
0
muhayyer divan
(01.08.24)
2 ayda 20 kere kullanmak cidden iyiymiş, zaten şu an arabayı 2 ay önce aldığınız fiyata satmanıza imkan ihtimal yok komple zarar.

Diğer yandan; ben babamım zoruyla 2016 yılında 2015 model hyundai i30 almıştım, yemin ederim 8 senede 30 kere kullanmamışımdır, çoğu da uzun yol, dördü de araç muayene git gel )) Sırf 2 kere aküsünü değiştim, öyle yattı otoparkta. Bu sene başında 24 bin kilometrede sattım arabayı, şimdiki aklım olsa ilk sene satardım. Kullanılmıyorsa komple masraf.
0
koskoca kirpi
(01.08.24)
''bugün 2 saat trafikte kaldım otobüste'' bu konuda özellikle görüşüm belli. Kendi arabam olsa 5 saat kalsam dert etmem ama otobüste onlarca kişiyle belki ayakta kalmak korkunç bir şey bence.

arabam olsa en azından oturarak, klimamla rahat bir sıkışıklık yaşarım derim hep.

bence dursun.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(02.08.24)
Kalsın boşver. Hiç işine yaramıyorsa ver Bi galeriye kiralasınlar.
0
numlock
(02.08.24)
Garaj varsa çek dursun, şu an acil bir ihtiyaç yoksa araç satma dönemi değil. Haftada 1 çalıştır biraz dolaş. Sakın galeriye kiraya falan verme aracın içine ederler.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.08.24)
Tabii ki hayir. Dursun kenarda bakarsin bi daha alamazsin. Icinde bulundugumuz berbat duzen bana bunu dusunduruyor. Bi mal almissin, odemesinde de zorlanmiyorsan (veya belki direkt aldin borcu bile yok) tabii ki satma oyle hemen.

Otobusle kendi aracin bir mi ayrica ya. Motorsiklet desen daha tehlikeli arabadan. Araba gibisi yok. Benim arabam yok ve maddiyatci biri de hic degilim ama keske arabam olsa en cok istedigim maddi sey hayattaki. Baska seyi bu kadar arzulamiyorum. Hani evim de yok ama arabayi tercih ederim. Buyuk ihtiyac. Saskinim su an nasi gormezsin bu ihtiyaci diye
0
Kittie
(02.08.24)
almışken satmayın.

duran arabanın aylık ortalama 3-5bin masrafı var.
hiç kullanmasanız da bunu ödeyeceksiniz (sigorta, kasko, vergi vs)

o yüzden almamak daha iyi bi seçenek olurdu ama almışsınız, satmayın bence.
elden çıkarınca yenisini koymak zor oluyor.

2 ayda 20 kez çok iyi.
her gün kullanacak değilsiniz ya. üç-dört günde bir, haftada iki. daha ne.

ben de ayda yılda bir kullanıcam diye araba almıyorum, lazım olunca araba kiralıyorum ancak yıl içindeki araba kiralama masrafım duran arabanın yıllık masrafına erişir oldu.

satarken zarar etmiyorum diyorsanız düşünülebilir ama zararlı çıkarsınız bence.
0
biseysorcaktim
(02.08.24)
(9)

Diyetteyken ayran, yoğurt vs neden tuketilmez.

dedeminhirkasi
S.b
S.b
0
dedeminhirkasi
(01.08.24)
yağlı olduğu için diye biliyorum.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Tüketilir ya. Bağırsak için iyidir
0
numlock
(01.08.24)
Öyle bir kural yok diyet yapacağım diye hayatı bu kadar zorlaştırmak saçma.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.08.24)
Candida mantarını besliyormuş bazı görüşlere (candida diyeti diye yeni çıkmış bir akıma) göre. Kesinlikle inanmıyorum.
0
muhayyer divan
(01.08.24)
Neden tüketilmesin? Yağsız yoğurt özellikle tüketiliyor hatta.
0
akhenaten
(01.08.24)
Su tutuyormus gobekte falan diye biliyorum
0
Zetnikov
(01.08.24)
Süt ürünlerinde laktoz olduğu düşünülerek tüketilmiyor ama süt ürünleri fermante olurken laktoz parçalanıp bakteri gıdası oluyor laktozu kalmıyor, bunların dışında süt ürünlerini asıl besleyici yapan makrosu yağdır, yağı azaltılmış süt ürünlerinin pek bir besin değeri olmuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.08.24)
Böyle şeyler biraz diyetisyenle alakalı galiba.
Bana süt ürünlerini tamamen yasaklayan diyetisyen de oldu,
Hemen hemen her öğünüme bunları veren de oldu (peynir, yoğurt).
Meyve mutlaka veren oldu ilk birkaç hafta asla tüketmeyelim diyen de oldu.

Bakıldığında hepsi testlerime bakıp ona göre bir yol aldılar ama sonuçta bütün diyetisyenlerin tekniği farklıdır, herkesin kendince inançları vardır.

Not: Yazılan programa harfiyen uyduğumda hepsinden verim aldım.
"Böyle diyenin tekniği işe yaramadı" gibi durumum olmadı mesela.
0
mutekebbir
(01.08.24)
6 aydır diyetteyim, neredeyse her gün ya yoğurt ya da ayran mutlaka tüketmişimdir. peynir de vazgeçilmezlerimden. 12 kg verdim, yağ oranım %25'den 19'a geriledi. beyaz ekmek 0, makarna minumumda. onun dışında protein ağırlık beslenmeye çalışıyorum. ki şu 6 ayda belki 25-30 gün diyet bozmuşumdur. pastalar, alkoller, pizzalar, dürümler, börekler. ki şu an yaptığıma da diyet demiyorum ben aslında. haftanın minumum 5 günü kalori sayıp, hedeflediğim kalori açığını yaratıyorum, 4 gün spor yapıyorum. onun dışında da haftada 1-2 gün istediğimi yiyorum. ideali budur demiyorum, biraz yavaş bir hızda kilo verdim ama ben bunu sürdürebiliyorum ve ömür boyu da sürdürebilirim şu anki düzenimi. çünkü hiçbir şeyi sıfırlamadım nerdeyse. belli başlı etmenlere dikkat ederseniz bu kadar da kasmaya gerek kalmıyor bence.
0
furry burns
(01.08.24)
(15)

Çocuk sahibi olmak

aykaranlık
Selamlar,Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki. Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememi
Selamlar,

Anonim bir ortamda daha rahat konuşulur diye düşündüm, tanıdığım insanlar bana ne kadar dürüst oluyorlar bilmiyorum. Soru bir süre sonra kendini imha edebilir belki.

Çok istemesine rağmen çocuk sahibi olup pişman olan (ya da pişman demeyelim de "olmasa da ok'muş" diyen) ya da çocuk istememiş ama sonrasında keşke olsaydı diyenleriniz var mı? Varsa nedenleriniz neler?
0
aykaranlık
(31.07.24)
Ben hayatım boyunca çocuklara hiç bayılmadım. Ay hamile olsam da bebeğim olsa şöyle yapsak böyle yapsak hiç demedim, hiç içimden gelmedi. Ailem ve çevrenim %70'i öğretmen olduğu için sürekli bir çocuk eğitimi ve sorumluluk vurgusu vardı, kendim de çok benimsediğini hissedememiş bir çocuğum, sürekli ikaz edilmek düzeltilmek eleştirilmek yüzünden.

Yaşım 42, evlilik bile olamadı (çok istediğim halde), bu saatten sonra evlilik dahi olacağını sanmıyorum ama olsa bile çocuk istemiyorum...

Ama bugünlerde tatlı güzel aileler, çocuklarıyla ilgilenen anneler babalar gördükçe gözlerim doluyor, içim acıyor. Elimde değil, yönetemiyorum da.

Bu biraz bünye meselesi, içgüdüsel bir şey sanırım.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Hic cocuk istemedim. Artik cocugum olmasi icin son demlerdeyim. Baba adayi da yok hayatimda. Biri olacak da, cocuk yapacagim da zor artik. Tik tak tik tak...

Muhayyer divan gibi bebekli, kucuk cocuklu yasitlarimi gorunce bi ic geciriyorum ama sonra dusunuyorum bi aile kurmus olmalarini begeniyorum. Evlenmek istiyorum cunku ama cocuk sorumlulugunu almak istemiyorum. Disaridan o ciftler tatli geliyor bana ama cocuk fikri o kadar tatli gelmiyor. Bazen hele sokakta olur olmadik bi seye aglayan, mizmizlanan cocuklar goruyorum ve ohh iyi ki cocugum yok diyorum. Benim gozumde buyur gibime geliyor. Bazilari cok sevdigin biri olunca cocuk istersin diyorlar acaba diyorum ve yasimin gectigini fark ediyorum yavastan bu sefer de uzuluyorum.

Sonra kuzenimi goruyorum. Ard arda iki cocuk dogurdu. Neymis birlikte buyurlermis. Cildiriyor su an. Psikologa gitmeye basladi cok bunaldigi icin.

Bi de sakat dogan cocuklar var. Hem onlara hem ailelerine uzuluyorum. Bende anaclik degil de, cocuga karsi gosterebilecegim bi tolerans yok. Arada kaliyorum yani ama o kadar da arada degilim galiba.
0
Kittie
(31.07.24)
Valla ben varım. Eski hayatımı özlüyorum. Ne para kalıyor ne vakit. Bi yandan da iki saat görmezsem özlüyorum. Heralde imkânım olsa zamanı geri alırdım.
0
mirty
(31.07.24)
Reddit kullanıyorsanız r/regretfulparents var, pişman ebeveyn hikayeleri ilginizi çekebilir. www.reddit.com

Çocuk istemeyen (ve 40 yaşında) biri olarak kendi tercihiyle çocuk yapmamış, benden büyük insanlarla konuştuğumda hiç pişman olan görmedim, biri bile "ben ettim sen etme, geç olmadan çocuk yap" demedi. On sene sonra keşke der miyim bilmiyorum ama evli ve çocuksuz hayattan çok memnunum.

Edit: r/childfree cidden toksik bir yer, aklı başında tartışmalar bulana kadar çabalamak gerekiyor. r/truechildfree daha az kalabalık ama daha makul insanlar bulunan bir subreddit.
0
kobuzchu kiz
(31.07.24)
Yine redditte childfree diye bir sub daha var
0
grimavi
(31.07.24)
cocuk evliligin dinamiklerini bastan asagi degistiriyor.

cocuk ile baglantili olarak ciddi problemler yasamis ve yasamaya devam eden birisi olarak olmasada OK'mis diyemem, bir gulumsemesi bana yetiyor. Butun bu cikacak problemleri bastan bilseydim de yinede cocuk yapmaktan kacinmazdim.

cocuk sahibi olmak benim aklimdaki ideal cocuk sayisini degistirdi. Ben hep aralari max. 2ser sene olan 3 cocuk sahibi olmak isterdim. Ama maddi manevi kulfetini gorunce, tek cocukta jubilemi yaptim. 3+ cocugu olup maddi manevi hakkini vererek buyutene helal derim.
0
cooperr
(01.08.24)
Sonunu düşünen kahraman olamaz.
hayat tercihlerden ibarettir. yaşadığımız her şey yaptığımız tercihlerin bir sonucudur.
bu sebeple keşkelerin, pişmanlıkların hiç bir anlamı olmadığını düşünüyorum.
çocuk sahibi biri olarak pişmanım demeyi bırakın bunu demeyi aklımın ucundan geçirmeyi bile hak görmüyorum kendimde.
zira bu benim ve tabii eşimin tercihiydi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(01.08.24)
çocuk aslında çoğu insanın bilmediği ve sorumluluğunu alamadığı bir konu. geç yaşta çocuk sahibi olan ebeveynler olarak biz halen zorlanıyoruz. benim yaşım 38 eşim 36 yaşında. çocuğu isteyerek yaptık. avantajları tatlı olması, zorunlu sosyalleştirme yönlendirmesi vb. dezavantajları zamanını ve kararlarını çocuk belirliyor. tamamen kendi adıma olan düşüncelerim şöyle ben çocuk doğana kadar özgür bir bireymişim hayatın ne olduğunu çocuk olunca anladım. ekstra sorumluluk,tedirginlik,zamansızlık vb.ayrıca yeni nesil ebeveynlik çok zor. çocuğun doğduğu anda itibaren onu yemesin, şunu izlemesin, aman şu kursa gitsin vs. ana baba yıpranıyor.
şöylede bir durum var, çocuğu görünce sana sarılınca o kızgınlıklarını ve pişmanlıklarını bir süre unutuyorsun. çocuk olmasın demedim ama çocuk olduktan sonra kendi ebevynlerimiz keşke daha yardımcı olabilselerdi diyorum halen.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Çocuk sahibi olup bundan pişman olanlar, pişmanlığını çocuk üzerinden belirtmezler. Bu, genelde evlilik üzerinden aynalanarak ifade edilir. Pişman olunan olunan şey çocuk sahibi olmak değil, kötü giden evliliktir onlara göre. Çünkü çocuk sahibi olmak son derece kutsal bir yere konulduğu, bazen evliliğin amacı olarak tanımlandığı için pişman olunsa bile bununla yüzleşilmez. Mevcut pişmanlığın getirdiği sorunlar hızla büyüyerek evliliğin birçok yerine metastas yapar ve finalde siz bunu kötü giden evlilik olarak duyarsınız.

Şu sözü pek çok kez duymuşsunuzdur; " ben yirmilerimin başındayken sabaha kadar festivallerde içip eğleniyor ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi okula/işe gidiyordum. Şimdi ne içebiliyorum ne de kafam o müzikleri kaldırıyor."

Çünkü evrimsel olarak o enerji sende çocuk büyütebil diye vardı güzel kardeşim ama sen onu festivalde, seyahatlerde, partilerde harcadın. Bunu eleştirmek için söylemiyorum asla. Sadece evrimsel süreçteki durumu açıklıyorum. Kadının en doğurgan ve sağlıklı olduğu, erkeğin sperm kalitesinin en yüksek olduğu dönem yirmilerinin başı. İnsanlık tarihi boyunca döngü bu şekilde gerçekleşmiş. Dolayısıyla o yaşlarda sahip olunan yüksek enerjinin bir sebebi de çocuk büyütebilmek.

35'lerden sonra çocuk sahibi olmak elbette biyolojik olarak mümkün ancak maalesef çocuk büyütmek için gerekli olan enerji, tolerans seviyesi de o yaşlarda düşmüş oluyor. Bu da bir başka biyolojik gerçek. Sanayi devriminden sonra insan hayatı ve gündelik yaşayışın önceki yüzyıllara göre farklı şekillenmeye başlaması ve insan ömrünün de uzamasıyla birlikte geç yaşta çocuk sahibi olmak da yaygınlaştı. Ancak 300 bin yılda şekillenen biyolojik saatimiz öyle 150-200 sene ile değişmez maalesef. Tüm bunlar da günümüzde var olan ama aslında pek de dillendirilemeyen çocuk sahibi olmaktan pişman olmayı ya da hiç çocuk sahibi olmak istememeyi tetikleyen şeyler.
0
thracia
(01.08.24)
Evlenmedim evlensemde cocuk dusunmem yuzde 99

Cevremde goruyorum muthis bir fedakarlik yapman gerek

Full masraf

Belki inanilmaz bir tatile gideceksin senelik stressin kalmayacak ama cocugun okulu bakimi yemegi kurslari bilgisayari vs para kalmayacak derken memlekete gidip dagda cay icicen sadece bi sure

Cok basit ornek verdim dedigim gibi full fedakarlik yaoman lazim grce uykusuzluk var yok cocugun basina bisi geldi faoan cekilmez cile bence
0
Zetnikov
(01.08.24)
Herkes pişman
0
numlock
(01.08.24)
kesinlikle dünyanın hem en güzel şeyi hem de en zor şeyi çocuk sahibi olmak :)
0
sweetoffice
(01.08.24)
bu çok öznel bir konu. ayrıca cinsiyete göre de değişir.
çocuk sahibi olup da pişman olan kadın nadirdir. malum hormonlar vb.
0
parka
(01.08.24)
bunun uzerine cok sey yazilir da gecen olani yaziyim sadece.
aksam yuruyuse cikmistim elinde scooter parka giden ebeveynler gordum, sonra dedim ki lan cocugum olsa her aksam alip parka falan goturmem lazim hava guzelse, degilse baska bir sey icin yine cikacagim edecegim. su an kendi kafama gore ciktim yuruyorum istemesem yurumezdim evde otururdum ne guzel diye dusundum icimden.

genel olarak da cocuklari sevmiyorum, hele ki erkek cocuklarini.
0
bay b
(01.08.24)
planlı yapılan bi çocuktan insan neden pişman olur anlamıyorum. sonuçta dünyadaki ilk bebek o olmayacak. bebek bakmanın ne denli zor olduğu, insanın hayatını çok değiştirdiği, eski hayatın neredeyse ortadan kalktığı, yeni sorumluluklar yükleyeceği, yeni masraflar çıkaracağı belli.

off ben bu çocuğu yaptım ama çok masraflıymış, bilememişim demez kimse. dememeli de zaten çünkü böyle olacağı belli bir şey. sorumluluk, zorluk, zamansızlık, uykusuzluk vs için de aynı şey geçerli.

ayrıca yeterli imkanlara sahip olur yeterli desteği alanlar da pişman olmaz. içten içe pişman olanlar b.ktan kocalarının b.ktan baba olacağını düşünmeden çocuk yapanlardır. ya da yeterli maddi gücü yoktur, sürekli kendisinden kısıp çocuğa veriyordur. o yüzden pişman olur.

mutlu bi evlilik varsa, baba gerçekten babalık yapıyorsa, eşlerin anne babası yardımcı oluyorsa insan çocuktan neden pişman olsun ki?

kendi adıma konuşuyorum. başlarda çoook zorlandığım zamanlar oldu. keşke yapmasaydık diye düşündüğüm zamanlar da oldu. ama kadınların hormonları şusu busu anca kendine geliyor. tabi ki gerçekte pişman değildim ama yenidoğan döneminde ne kadar destek olursa olsun insan biraz kafayı yiyor bebek anneye tam bağımlı olduğu için. ama o dönem harici asla pişman olmadım.

çoook geç evlenmiş bi kuzenim var. eşi de yaşlıydı. o söylemişti mesela pişmanlığını.

ha anne olup da keşke yapmasaydım diyen kadını toplumda taşlarlar. tabi ki fikrini samimiyetle dile getiremez. ama pişmanım diyebilmek için de insanın önce kendisine bakması lazım. yeterince şartlar uygun muymuş da bu işe kalkışmış.

bu çocuk mevzusu da bu ara duyurunun popüler konusu.
0
elorelia
(01.08.24)
(19)

Bazı insanların aşırı şanslı ve haketmedikleri hayatı yaşanması

Mcfly
Sizin de sinirinizi bozmuyor mu ? Nasıl başa çıkıyorsunuz ? Mesela tanıdığım biri hiç bir vasfı yok bu devirde İngilizce bile bilmiyor yazamıyor dahil. şansa bi is buldu brüt istediği maaşı karşı taraf net anlayıp kabul etmiş 3 haneli maaş alıp hiç çalışmıyor. Ben gotumu yırtıyorum onun kadar alamiy
Sizin de sinirinizi bozmuyor mu ? Nasıl başa çıkıyorsunuz ?

Mesela tanıdığım biri hiç bir vasfı yok bu devirde İngilizce bile bilmiyor yazamıyor dahil. şansa bi is buldu brüt istediği maaşı karşı taraf net anlayıp kabul etmiş 3 haneli maaş alıp hiç çalışmıyor.

Ben gotumu yırtıyorum onun kadar alamiyorum.
0
Mcfly
(31.07.24)
İstisnaları dikkate almıyorum. Genel olarak da kıyaslama yapmam. Benim hayatım da benzer şekilde. Eski işimde canım çıkardı, insomnia, anksiyete, depresyon gelişti. Şimdiki işim inanılmaz rahat, çok daha fazla kazanıyorum. O zamanki kendime göre şu anki kendim hak etmiyor mu? Hayır.
0
gabe h coud
(31.07.24)
Hiç kasmaz beni başkasının ekonomik durumu, kendi durumuma bakarım. Beyaz yakalı herhangi birini kıskanamam sanırım CEO vs dahil. Her gün işe geliyor bizim Türkiye’deki CEO neyini kıskanacağım :)
0
vedatchilipeppers
(31.07.24)
Yapmayın.
Sürekli kendimizi böyle başkalarıyla kıyaslarsak yaşayamayız.
Kendimize bakacağız, olabilecek en iyi seviyeye gelmek için uğraşacağız.
Evet bazı insanlar şanslıdır ama yapacak bir şey yok.
Çözümü olmayan şeyler için kendimizi üzmeyelim.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Kendini başkalarıyla değil kendi geçmişinle kıyasla.
O kendi payına düşeni alıyor sadece.
Başkalarının kazandığını/hayatını düşünmekle boşa zaman harcamamalısın.

Benim sinirimi daha çok liyakatsiz kişilerin çok maaş alması değil de iş bilmemezlikleri, bilgiye dayalı değil de hisse dayalı aldıkları ani kararlar yüzünden çalışma ortamında işlerin uzaması, sonuç almanın imkansızlaşması, üst üste hataların yapılması ve diğer 3. şahısların alınan bu yanlış kararlar yüzünden zaman kaybı yaşamaları ve zarar görmesi bozar.

Bir de bu tiplerin yakınlarında kendilerinin bu zaafiyetini bilen fırsatçı kişilerden akıl almaları işin tuzu biberi olur.

Alınan para, kağıt üstünde aslında çalışmanın karşılığı olarak bilinir.
Uygulamada ise o sadece makam/konumda olmanın karşılığı olmuş durumda.
0
diyecevaplandı
(31.07.24)
kişisel gelişim lafları ("takma kendine bak" gibi) çok da geçerli değil bence.

Maymunlar arasıda yapılan testlerde bile birine bişey verilip öbürüne verilmeyince verilmeyen sinirleniyor. İnsanlara yapılan anketlerde de "senin maaşını 2x yapıcaz ama hak etmeyen arkadaşınınki 3x olacak" veya "seni %50 artırıp ona hiç zam yapmayacağız" diyince insanlar %50 zammı seçmek gibi aslında mantıksız ama kendilerince hakkaniyetli olan tercihe gidiyorlar. İnsan sosyal bi varlık işte. Fakat yapacak bişey de yok, hayat böyle.
0
nhk ni youkosu
(31.07.24)
Bence onların başka alanlarda sınavları var bu dünyada. Kolayca zengin oluyorlarsa veya kolaycacık kazanıveriyorlarsa bence bunu ihtiyaçlılarla paylaşmayı öğrenmeleri gerekiyor, kazanç dengesi oluşturmaya katkı sağlamaları lazım. Bu örnek için böyle düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Türkiye'de kimseye özenmiyorum. Muhatap olduğun insan belli hangi pozisyonda olursan ol. Özellikle Türkiye özel sektörü leş gibi. Özelde çok kaymak işleri herkese yedirmezler. Git plazalara bir sürü taşra üniversiteli görürsün.

İlla birine özeneceksem odasının kapısını çekip pc'de oyun oynayan devlet memuruna özenirim.

Ayrıca 3 haneli rakam artık normal. Kamu'da öğretmenler 50binden fazla alıyor. Bunlar 3 ay yaz tatilinde çalışmıyorlar. Yıl içi tatillerle yılda 4 ayları full boş. Özel sektör beyaz yakası mülayim sert modunda
0
ferenc
(31.07.24)
kıskanç bir insan olmadıgım için sinirimi bozmuyor
0
abelardo
(31.07.24)
peşine düşersen sonu gelmeyecek bir düşünce bu, o yüzden en başta hiç üzerinde durmayıp kendime odaklanmaya çalışıyorum. hayat çocukken duyduğumuz masallardaki gibi değil. neredeyse her şey denk güçlerin kendi arasında "anlaşması" üzerine oluşur; güç dengesi bozulduğunda da güçlü olanın borusu öter. demek istediğim şu: sen bu akşam evinde rahat oturuyorsan, birisinin kapını kırıp seni öldürmek istemeyeceğini biliyorsan bunun sebebi toplumca yapılmış sessiz bir anlaşmadır, insanların ortak güvenlik ve sakinlik ihtiyacıdır. benzer şekilde adalet, hukuk, adliye vb. kavramların hayatımızda yer ediyor oluşunun başlıca sebebi biz "sıradan"ların yaşamlarının düzenlenmesi gerekliliğidir. gücü elinde bulunduranın, çok zenginin bunlara ihtiyacı olmaz; onlar bir sorun varsa kendi aralarında çözerler mesela, çağlayan'a gitmezler bunun için.

hayat çok fazla rastgelelikle dolu. dün belki bir alt sokaktan geçmiş olsaydın kafana kiremit düşecekti, felç geçirecektin. ne bileyim üç sene sonra belki bir karar alacaksın ve onunla hayatın tamamen değişecek.

haliyle "hak etmek" bence ucu çok açık bir kavram. kime göre, neye göre? hangi hayat iyidir, hangi hayat kötüdür? kim ne kadar şanslıdır? mesela oğlu 22 yaşında uyuşturucudan ölen bir holding sahibi senden daha şanslı birisi mi? adaleti, şansı sorgulamak çok spesifik olay ve örnekler dışında sana asla hiçbir şey kazandırmayacak ama seni üzecek, yere çalacak bir şey...

ben o yüzden olabildiğince uzak kalmaya çalışıyorum. bana bu el verilmiş, bunu en güzel nasıl oynarım sorusuna odaklanmaya çabalıyorum. "reva mı lan bu?" sorusu tabii ki çok doğal ve insani bir refleks ama bunu soran bazı adamlar devrim yaparken diğerleri (benim gibi) tımarhanelik olabilir. o yüzden insan kendi dengesini iyi ayarlamalı. ben bu işlerin bana fazla geldiğine kani oldum, kendime yönelmeye çalıştım o sebeple. söylemesi kolay elbet ama sana da onu tavsiye edeceğim. yoksa bu hesapların içinde boğulmak, moralini ve motivasyonunu tamamen yitirmek, amiyane tabirle kafayı yemek işten bile değil. peki bu dünyayı daha iyi, adil, şanslı mı yapacak senin için? hayır. o zaman ne ki?
0
mark greg sputnik
(31.07.24)
Peki aileden ev araba yazlik ve is yeri kalanlari izlemeside ayri bi zevk

Arkadasimin yazligi bodrumda mesela adam gitmiyor sıkıldim diyor agzina tekmeyi vurasim geliyor 40 derece sicaklikta

Hak veriyorum sana ve burada uyuz olmuyorum diyenler yalan konusuyor

Sirf amcasinin yaninda calisiyor diye mudur olup tek isi masada oturup beklemek olan 50bindennfazla maas alanlar var
0
Zetnikov
(31.07.24)
bu tarz hikaye duyduğum zaman hemen heyecanlanırım ve acaba ben nasıl girerim öyle bir işe diye yollar ararım. hiç sinir olmam çok mutlu olurum demek ki o yapıyor ben de yapabilirim.

baskasının başarısına mutsuz olan birinin bence bu hayatta başarıya kavuşması çok zor, bir kere enerjisi düşük. hemen kıskançlık ve yetersizlik duygularına çalışmaya başlaması lazım, hayat çok kısa.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
Ben de şeyi anlamıyorum, dünyada bakkal bile emanet etmeyeceğimiz adamlar milyar dolarları götürüyorlar resmen oyunda para hilesi yazmış gibi takılıyorlar gerçek dünyada. Onların çocukları torunları 7 sülalesi spor arabalarda koko partilerinde keyif yapıyorken

Onlar kimsenin umrumda değil, ama etrafınızdaki dötü poklu birkaç kişinin haksız bir şeyler kazanması zorunuza mı gidiyor gerçekten? Sana giren çıkan yoksa boşver kim nereye geliyorsa gelsin ne kazanıyorsa kazansın ama onlara kurulacağına insan kendi geleceğine etki edenlere kurulmalı bence.

Normalde eskiden en küçük haksızlığa bile sinirlenirdim. Ama haksızlık çıtasını o kadar yukarıya taşıdılar ki çoğu şey önemsiz geliyor artık.
0
ananiyimioguz
(01.08.24)
yaş ilerledikçe bu durum sinirimi bozmaya basladı.

onceden sanırım onlar boyle ama ben de emeğimle başarılı olucam diye saftiriklik vardı.

öyle olmadığını anlayınca insan daha zor hazmediyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.08.24)
o kadar çok var ki. ayrıca potansiyelli olup potansiyelini kullanamadan ortalama olarak yaşadıklarını da gördüğümde var. artık yeni dünya sindirme dünyası, kefir ve soda yardımcı oluyor.
0
mikahakkinen
(01.08.24)
Zenginliğin üst sınırı yok. Fakirliğin de alt sınırı yok. Hayatın size verdiklerine Şükretmek, memnuniyet duymak aradığınız huzuru verir. Kıskançlığa düşerseniz çok fazla insan bulabilirsiniz kıskanacak. Haset size can sıkıntısı kazandırır sadece. Elinizdeki ile de mutlu olabilirsiniz.
0
hasmetizm 2046
(01.08.24)
Çok güzel yorumlar var sağolun ancak bazıları “kıskançlık yapmam ben” sığlığında maalesef

Benim başarılı, donanımlı insanların başarısı ya da zenginliğiyle bi derdim yok aksine ilham veriyor. Buradaki kastım hiç bir vasfı olmadan şansa veya torpile dayalı bi yerlere gelen insanlara karşı öfke.
0
🌸Mcfly
(01.08.24)
Ben erkeğim çevremde bazı hemcinslerim var bazıları şerefsizin teki, kötü kalpli, yalancı, ikiyüzlü ama gel gelelim evlendikleri kadınlara bakıyorum dünya iyisi. hepsi kocalarına aşık, uyumlu, feminen, kötülük nedir bilmeyen hani derler her yönden dört dörtlük kadın diye işte onlardan.
bu adamlara nasıl aşık oldular bu adamlarla nasıl evlendiler anlayamıyorum
birde çok iyiler ticaret yapıyorlar. çalışanlarının paralarını vermez, sigortasını yatırmaz her türlü çakallığı yapıyorlar ona rağmen zenginler.

bunların bi eğitimide yok çoğu ilkokul mezunu konuşmasını bilmez.

Ben kıskanıyorum kardeşim yalan yok. hem zengin oldular hem de iyi kadınlarla evlendiler.

birde derler ya kalbin temiz olsun dünya ayağına gelir yalan amk.
0
komando kani var bende
(01.08.24)
Hissettin şey öfke ise eğer yaptığın şey kıskançlık olmasa da karşılaştırma yapmak oluyor. İsyan etmek oluyor dağlara taşlara. Bu öfkeyi adamın yüzüne vursan ne değişecek, o adam kumarda tüm parasını kaybedip hayatını mahvetse ne değişecek senin için? Eşit mi hissedeceksin? Adaletin sağlandığını mı düşüneceksin. Öfkelisin çünkü öfkelenmekte haklı görüyorsun kendini, çünkü tembel, çünkü şanslı çünkü vb. Başka insanlarla kendini karşılaştırmak kıskanmaktan çok da farklı değil senin üzerindeki etkisine baktığımızda. Tavsiye istersen eğer, hayatının sorumluluğunu eline almandır. Çok çalışıyorum ama hiç bir şeyim yok diyorsan neyi niye istediğini fark etme vaktin gelmiştir. Dinlemek mi istiyorsun? Tatil mi? Villa mı, spor araba mı? Bunlar hayatında ne değiştirecek sahip olsan? Başka insanlara öfke duymayı bırakıp kendine sorular sormaya başladığında netlik kazanır ve huzuru bulursun ancak.
0
hasmetizm 2046
(02.08.24)
o işlere girerseniz kendiniz için çok büyük kötülük yapmış olursunuz :) her zaman için sizden şanslılar da olacak şanssızlar da. ne taraftan bakmak istediğinize bağlı
0
sweetoffice
(02.08.24)
(1)

Türklerin İslamiyet öncesini anlatan kitap tavsiyesi verebilir misiniz?

komando kani var bende
Var mı böyle kitaplar. Hunların, Göktürklerin dönemini anlatan kitaplar var mı bildiğiniz?
Var mı böyle kitaplar. Hunların, Göktürklerin dönemini anlatan kitaplar var mı bildiğiniz?
0
komando kani var bende
(31.07.24)
Bahaeddin Ögel Türk Tarihine Giriş.

9 cilt.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
(3)

Gibi izlemek istiyorum

muhayyer divan
Ama sırf Gibi için üyelik açmak istemiyorum çünkü hiç işim olmuyor aslında. Az önce bir takım telegram grubu üyeliklerine geldiğim için orada yabancılaşmakmüzereyim, izleyeyim dedim. Acaba exxen üyeliğinden geçici bir süre için faydalandırmak isteyen çıkar mı? Nasıl oluyor bilmiyorum ama...
Ama sırf Gibi için üyelik açmak istemiyorum çünkü hiç işim olmuyor aslında.

Az önce bir takım telegram grubu üyeliklerine geldiğim için orada yabancılaşmakmüzereyim, izleyeyim dedim.

Acaba exxen üyeliğinden geçici bir süre için faydalandırmak isteyen çıkar mı? Nasıl oluyor bilmiyorum ama...
0
muhayyer divan
(31.07.24)
neden netten izlemiyorsun? başka sıkıntı varsa bilemem ama adres lazımsa mesaj atabilirsin
0
respect
(31.07.24)
Bilmiyordum izleyebileceğimi :))
0
🌸muhayyer divan
(31.07.24)
Seni dinlemedim ama bence haksızsın ilkkan.

Vereyim üyeliğimi :)
0
numlock
(31.07.24)
(15)

Ana babanın bedduası tutarmış diyolaa

respect
Bugün dayımlara gittim sohbet muhabbet derken oğluna beddua ettiğini öğrendim. çocuğun iki yakası bir araya gelmiyormuş falan bir de bugün arabayla kaza yapmasın mı? ben şok, ben iptal.Çünkü benim pederin de bana beddua etme ihtimali çok yüksek. son zamanlarda beni mutlu eden hiçbir şey yok. Ulan de
Bugün dayımlara gittim sohbet muhabbet derken oğluna beddua ettiğini öğrendim. çocuğun iki yakası bir araya gelmiyormuş falan bir de bugün arabayla kaza yapmasın mı? ben şok, ben iptal.

Çünkü benim pederin de bana beddua etme ihtimali çok yüksek. son zamanlarda beni mutlu eden hiçbir şey yok. Ulan dedim yoksa?

Ne diyorsunuz?

Not: ben böyle şeylere inanmam ama işte :/
0
respect
(31.07.24)
Ana baba haksız yere beddua ettiyse tutmaz, onlar Allah'ın kulu da evlat kişisi değil mi?

Ama o bedduayı almak için tırmaladıysa tutar tabi. Benim de öyle bildiğim çok insan var.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
baba bedduası tutsa ben yirmi yıl önce tahtalı köyü boylamıştım. adam hacı falan bi de lol bişey olmaz devamkeee
0
titanyum22
(31.07.24)
hurafe ayol
0
nolmus yani
(31.07.24)
Anne baba bir araya geldi sen dünyaya geldin.
Her türlü hakları var ve ödenmez.
Hakkında söylediklerini hafife alma.
Ve bedduaya inanmak için başa bir belanın gelmesini beklemek, acaba demek olmaz.

@titanyun22
20 yıldır bedduanın tutmamasıyla övünmek yerine, yarın gönüllerini alacak bir şey yapmalısın aslında. Dua veya beddua hemen anında tutar diye bir şey yok.
Kabul olmama veya kabul olma sebepleri, şartları var.

Hayat yaşıyoruz ve iyilik kötülükler bir arada bu dünyada.
Herkes kendince nasibini yaşıyor.

Yarınlar için kendimizce temenni ve umutlarımız var ama tehlike ve riskler hatta ölüm bizden çok uzak diyemeyiz.
0
diyecevaplandı
(31.07.24)
@diye dayı ne diyon allasen hemen hain evlat ökkeş yaptın beni. anne babanın zaten en başta kendi yetiştirip büyüttüğü evladına beddua etmemesi lazım. oradan pay biç benimkinin babalığını.

her evlat iyi olmadığı gibi her ana baba da melaike değil, oturup sana anlatacak değilim.
0
titanyum22
(31.07.24)
Yok öyle bir şey, dediğiniz şey "Ben Ford Focus almayı düşünmeye başladığımdan beri her yerde Ford Focus görüyorum" gibi bir şey, bir nevi seçici algı. Herkesin başına bir sürü iyi, kötü olay geliyor bedduadan bağımsız. Yaradanın işi yok insanların oturup konuşarak çözemedikleri sorunların fedaisi olup orada burada "Ölmesin ama sürünsün" şeklinde verilen reçetelerin peşinde koşacak, milletin hayatına müdahale edecek...
0
salihdt
(31.07.24)
Aile insan için önemli bir destek, bu kişinin ailesiyle arası bozuksa bu hem maddi hem psikolojik olarak kişiyi geri düşürür. Ailesiyle arası iyi olan insanlara göre az ya da çok daha fazla sorunla uğraşmasına sebep olur. Haliyle kötü bir durumla karşılaşma şansı da yükselir. İyi aile ilişkileri menfaat anlamında hiçbir şeye yaramasa bile en azından kişi bunaldığı zaman ailesinden manevi destek bulabilir.

Sizin karşılaştığınız durum da öyle mi bilmiyorum ancak bazı aileler çocukları kendi istedikleri gibi davranmayınca destek sağlamayı kesiyor, burnu sürtsün vs. istiyor. Yardımcı olabilecekleri konularda geri durmayı seçiyorlar. "yola getirmeye" çalışıyorlar. "Bak kafana göre hareket ettin ve içine ettin, ben demiştim" demek için fırsat kolluyorlar. Neticede hayatı kısıtlanıyor kişinin. Evlilikten tutun, okul, iş konusuna kadar böyle. Aileden ayrı yaşasanız bile bu insanlar hayatınızda etkili figürler sonuçta.

Yani bedduayla ilişkisi yok. Beddua sadece bu kişinin ailesiyle arasının kötü olduğunu gösteren bir detay.
0
akhenaten
(31.07.24)
Barajlarda su azalıyor, yağmur duasına çık diyorum.
0
prole
(31.07.24)
İnanma öyle şeylere
0
abuzer
(31.07.24)
ben inanırım öyle şeylere.

genel kanı anne/babanın değil, babanın bedduası tutar şeklinde.
ana'lar çocuklarını çok sever ve içten beddua edemezler, ne olursa olsun düzelmelerini isterler derler. babalar ise anneler kadar bağlanmazmış çocuklarına, o yüzden bedduaları tutarmış.

ben ana/baba bedduasından öte, biri bedduayı hakediyorsa kim derse desin bi noktada tutacağına inanıyorum.
0
biseysorcaktim
(31.07.24)
Hatta babaya kalkan el de taş olurmuş. Videoyu açarsanız gerçek olduğunu göreceksiniz. youtu.be
0
boray eris
(31.07.24)
Hocam sana kitleme buyusu yapmislar hemen sakalli bi hoca bul nefesi kuvvetli ver kurtul
0
Zetnikov
(31.07.24)
Anne baba bedduasını bilmem ama benim her bedduam tutuyor. Bir anda celallenip ağzıma geleni söylüyorum ve söylediğim gibi oluyor. Bu yüzden artık gerçekten dikkat ediyorum, kendimi böyle anlarda frenliyorum. İnanıp inanmamak kişiye kalmış ama durum bu )
0
koskoca kirpi
(31.07.24)
Kendi çocuğuna tecavüz eden babalar buna sesini çıkarmayan anneler var, böyle bir ortamda bu çok iddialı bir söylem olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.07.24)
haksız insanın bedduası tutmaz. ana baba olsun evlat olsun.
düzgün insan olmaya bakıp sonrasında da böyle şeyleri korkup çağırmamak lazım.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
(19)

Sokak hayvanlarına yönelik yasa

buff
Malesef süreci ve prosedürü net olarak bilmedigimden soruyorum, bu noktadan sonra geri dönebilir mi? Yoksa resmi gazetede yayınlanacak vw yürürlüğe girecek ve bitti mi?
Malesef süreci ve prosedürü net olarak bilmedigimden soruyorum, bu noktadan sonra geri dönebilir mi? Yoksa resmi gazetede yayınlanacak vw yürürlüğe girecek ve bitti mi?
0
buff
(30.07.24)
Onaylandı bitti. Geçmiş olsun.

Milletvekilleri tatlı yiyerek
kutladı, mutlu bir şekilde
tatile çıktı, meclis Ekim'e kadar kapandı.
0
alfired
(30.07.24)
Yürütmeyi durdurma kararı aldıramaz mıyız? Bu savcılarla hakimlerle çok zor ama...
0
muhayyer divan
(30.07.24)
durdurmaya kalkan olursa halkın gazabından korksun bu saatten sonra. derdi gerçekten köpek olanların bir an önce etrafındaki hayvanları sahiplendirmesi gerekiyor.
0
titanyum22
(30.07.24)
Titanyum artı1
Sokakta köpek istemiyorum. Meraklısı sahiplendirsin
0
Cezcez
(30.07.24)
CHP, AYM'ye başvuracaktı en son. Bir sonuç çıkmaz ama, bu ülkenin adaleti ne zaman gariban ve mazlumun yanında olmuş ki?

İktidar ve yandaşlarının ne olduğu belli de muhalefetin yetersizliği gözlerimi yaşarttı yine. İYİ Parti ve DEM Partili birçok isim günlerdir tweetti, açık oturumdu, söyleşiydi, yürüyüştü derken desteklerini açıkladı ve tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yasaya karşı çıkacaklarını belirtti. İbrahim Akın başta olmak üzere, gece oylamaya gitmemiş bile çoğu. Sayelerinde yasa geçti gitti. Basiretsiz, niteliksiz muhalefetten ne beklenir zaten? Bunlar anca tweet atsın. Türkiye'nin kocaman bir RTE ülkesine dönüşmesinin sebebi de bunlar. Çok öfkeliyim.

x.com
0
moonie
(30.07.24)
Geri dönülemez. Ancak bireysel çözümler mümkün.

Türkiye'de sokak hayvanı açısından çok hassas bireyler var. Bu kişiler 3-4 köpek sahiplenip evinde tutarak sorunun çözümüne bireysel katkıda bulunabilirler.

İş devlete kaldı mı herkes vergi ödüyor. Suriyeliye bedava sağlık-eğitim, sokak köpeğine bakım masrafı gibi harcamalara vergi ödeyen herkes karşı çıkabilir. Türkiye'de sokak köpeği, LGBT'clik, göçmen övücülüğü ile hayat süren bir kitle var malesef. Çalışan vergi ödeyen insanların emeklerini hunharca israf ediyorlar.

Çözüm devlette değil, bireyde. Evinize 5 köpek alarak kendinizce gerekeni yapmış olacaksınız..fazlasıyla
0
ferenc
(30.07.24)
Kurtulacağız resmi gazete kaldı.
0
pavlis
(30.07.24)
Yani kurtulmak için destekliyosanız da bu yöntem işe yaramayacak. Hayvanları öldürmek insani olup olmamasının ötesinde bilimsel bir çözüm değil. Popülasyon artışına ve hastalıkların yayılmasına da yol açabiliyor. Ama neyse bunu da deneyelim görelim çok istediniz belki mutlu olursunuz
0
nundu
(30.07.24)
Cevap veren herkese tik atıyorum düşüncelerini paylaştıkları için ama tabi ki desteklemiyorum, o sebeple geri dönüş olabilir mi diye sordum
0
🌸buff
(30.07.24)
olayın saldırı yönünden ziyade ekonomik yönü hatta ekonomik YÜKÜ var.

Örneği kuduz aşısı, ısırılanların tedavisi, çevre sorunları, barınak bakım masrafları... bunların hepsi bir yüktür. Bu paralar vatandaşın cebinden çıkıyor. Amerika'da Obama bedava sağlık sistemi getirmek istedi. ABD'liler biz asalak bakamayız, benim vergimle başkasının hizmet almasının istemem diye reddeddiler. Olay budur.

Türkiye niye fakir?? Niye ekonomik kriz var. Neden kronik fakirlik var. Cevap burada işte.

"Bir şey bedava gibi görünüyorsa onun parasını veren birileri muhakkak vardır" kapitalist ekonomilerin mottosudur
0
ferenc
(30.07.24)
sonuç değişmeyecek diyenler olmuş. hala birileri bağış toplama adı altında olmadık yerlere öbek öbek mama dökerse olmaz tabii. halka başka çare bırakmadıktan sonra hala aynı kafa devam ederlerse görecekleri de var. bezmiş halkın da eli armut toplamayacak bundan sonra. kadın oldukları için kimse bir şey yapamaz sanıp bağırıp çağırıyorlardı o devir bitti. gerekirse dinsizin hakkından imansız olarak geleceğiz.

gereksiz edit: ben de kadınım, sesim gür çıkar.
0
titanyum22
(30.07.24)
@titanyum22

yapmanız gereken şey köpekler için bireysel bir efor göstermek. sizin gibi 100 bin insan vardır bu ülkede. bir dernek kurun ve aylık 2000 TL bireysel bağışlarınızla köpeklere bir yaşam imkanı sağlayın. Buna hiç kimse karışamaz. Ama 80 yaşında emekli kişini vergisiyle bu işi yapamazsın
0
ferenc
(30.07.24)
ferenc kardeşim aynı şeyi söylüyoruz yanlış kişiye yazıyorsun bunu
0
titanyum22
(30.07.24)
Şikayetler köpekler özelinde var ama yasa kedileri de kapsıyor yanlış anlamadıysam. Kedilerden ne istiyorsunuz be putkalar?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.24)
breederlar yasaklanmamisken cozulecegine inanmak ya saflik, ya iki yuzluluk. burada karsi olanlarin da breederlara pet shoplara seslerinin cikmadigina eminim.
0
aguen
(30.07.24)
Kısırlaştırma para ayırmayan devlet uyutmaya para ayıracak yani, bu mu geçti?

Umarım buna da para ayırmazlar.
0
muhayyer divan
(31.07.24)
Ben engelliyim ve bazı sokaklarda akülü aracımla dolaşmaya korkuyorum. Çete halindeki köpekler agresif şekilde havlayıp peşimden koşuyor. Yanımda başka insan olmasa beni de hüpletebilirler.

Sokakta hayvan olmaz. Burası Hindistan değil.
0
boray eris
(31.07.24)
geri dönülmez. umarım ivedilikle uygulanır. vahşi hayvanların insanın yaşam alanında ne işi var. tam bir ilkellik. ayrıca bu popülasyona ulaşmasının sebebi de yine kontrolsüz besleme.
0
xrated
(31.07.24)
Bu bizim vergimizle buna para ayıramazsın insanları beni bitiriyor. İyi abi ben de benim vergimle sabah akşam benim gibi insanlara sapkın diyen diyanete para verilmesini istemiyorum. Bana faydası dokunmamayı bırak aktif olarak zarar veren bir kurumu finanse etmek istemiyorum. Benden tek kuruş diyanete gitmeyecek desinler iki katı vergi veririm. Gerçi burada LGBTci(!) olduğum için zaten beni ciddiye almayacak insanlara dert anlatmaya çalışmanın ne anlamı var. Hepimiz vergi veriyoruz. Hepimiz halkız, siz gerçek halksınız da ben dış kapının mandalı değilim.

Buna para ayırmayacaklar zaten. Ya barınakta birbirlerini parçalayacak hayvanlar, ya hastalık kapıp ölecekler, ya da işte döverek, silahla, damarına çamaşır suyu enjekte edecekler. O ilaca para verilmeyecek asla.
0
peki madem
(31.07.24)
(21)

Uzun ilişkilere inanıyor musunuz

sekizdokuzon
Bahsettiğim 10+ senelik ilişkiler. Bayağı insan üstü bir çaba gerektirmiyor mu sizce de? Belki aynı eve girmek, çocuk yapmak, ailelerin birbirini tanıması ilişkiyi sağlamlaştırır ama ne bileyim, bugünkü benle 5-10 sene sonraki ben bambaşka insanlar, keza eşiniz için de bu böyle. Bu nasıl bir toplums
Bahsettiğim 10+ senelik ilişkiler. Bayağı insan üstü bir çaba gerektirmiyor mu sizce de? Belki aynı eve girmek, çocuk yapmak, ailelerin birbirini tanıması ilişkiyi sağlamlaştırır ama ne bileyim, bugünkü benle 5-10 sene sonraki ben bambaşka insanlar, keza eşiniz için de bu böyle. Bu nasıl bir toplumsal sözleşme ya da ne tarz bir divaneliktir ki bir insanla hayatının uzun bir döneminde ayrı alanda hizalanip birlikte hareket etmeyi becerebiliyorsun? Hala seviyor, değer veriyorsun? İki sene önce beğendiğim insanların büyük çoğunluğunu şu an beğenmiyorum. Ya onlar benden ileri gitmiş oluyor ya ben onlardan. Çiftler bu senkronizasyonu nasıl sağlıyor? Aşırı zahmetli bir iş değil mi?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Uzun ilişkilere inanmak için önce sevgiyi ve saygıyı bilmek ve bunlara inanmak lazım. Biliyorsam da benim inancım kalmadı, menfaatperestlikten başka bir şey göremiyorum.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
inanırım. değer bilen insanla yapılır.
0
gabe h coud
(30.07.24)
Tamamen tahmin, o kadar zamanı beraber geçirip o kadar şeyi birlikte yaşayınca bir yatırım yapmış oluyorsun. İlişkiyi bitirmek, o sarf edilen zamanı gözden çıkarmak demek. Bu da etkili olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(30.07.24)
Bence bir ilişkiye uzun süre ikna olmak için bayağı diplomatik olmak gerekiyor. Ya da karşındaki insan o kadar büyük bir cevher olacak ki kaz kaz bitmeyecek yani. Bayağı zor bir mesele değil mi bakınca?
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
30-35ten sonra degismeyiz gibimsi.. o yaşlardan sonra evlenmek lazım. Tşk
0
abuzer
(30.07.24)
İnanıyorum.

Karakter, kişilik belli bir yaştan sonra zaten oturmuş oluyor. Ne istediğini ya da ne istemediğini biliyorsun. Karşındaki insanı tanıyorsun ve o da seni tanıyor yuvarlanıp gidiyorsunuz. Beklentiler, istekler çok değişmiyor olgunlaştıkça. Sadakat, aynı insana bağlı olmak güzel bir şey.
0
rock n roll
(30.07.24)
Diplomasi uygulayabilmek için sevmek lazım işte. Kendini ona ya da onu kendine ait hissedebilmek lazım, güvenmek lazım, güvenilir olması lazım. Bence bu biraz sevme kültürü olan, biz bilinci olan toplumlarda mümkün. Bizde eskiden mümkündü, şimdi gittikçe azalıyor bu ihtimal, hayvandan aşağı bir hale geliyoruz. Sevginin sorumluluğunu almak bu derece zor geliyorsa ortada çok ciddi sorunlar var demektir.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
Bence insan ölene kadar nonstop değişiyor:/
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
Herkes değişiyor, kimse buna engel olamaz ama değerlerini yaşamak ve yaşatmak ilkesi değişmez bence. Değerleri de değişebilir, bilinç ve niyet önemli. İlişkiler de buna göre değişebilir, yine de sevgi ve saygı, ortak değerler varsa gelişiyor ve devam ediyor.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
@sekizdokuzon; öyle aman aman bir değişim olmaz bence.

Ben mesela dizlerimizin üstüne battaniye örtüp balkonda ıhlamur içeceğim kadar uzun birliktelik isterim. Ölünce aynı mezara gömülmek isterim. Orada da rahat vermemem lazım çünkü :)
0
rock n roll
(30.07.24)
İşte kendindeki değişimleri zar zor takip edebiliyorken bir de başka bir insanın neler yaşadığı, sana ne kadar yakın ya da uzak bir noktada konuşlandigina kafa yormaya gönüllü oluyorsun. Bir noktada hiç doğal gelmiyor, ne yalan söyleyeyim. En basitinden işini değiştirdiğinde bile gündelik pratiklerin değişir, seni akşamdan akşama gören biri bunları nasıl takip etsin? Hâlbuki o an seninle aynı frekansta titresen, seni algılanmak istediğin gibi algılayan başka onlarca insanla karşılaşıyorsun. Tabii işin kötüsü mevcut eşini terkedip onlardan biriyle devam etsen onunla da uzun vadede farklı akıntılara sürüklenecegini biliyorsun. Tutunduğun kişiye neden tutunursun o zaman mesela? Yabancıların içinde en zararsızı, en laf anlayanı ya da zarar verme potansiyeli en az olanı mıdır?
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
Vallaha bizim 10 yil oldu. Ilk yıllardan daha güzel bence. Esimle gördüğümüz şeylere verdiğimiz tepkiler, bir şey görünce ikimizin de aklına gelenler falan aynı oluyor bazen, garip oluyor. Misal o bazi konularda torpulendi, daha orta yolcu. Ben de bazi konularda torpulendim. Örnek feminizm misal. O çok ilerideydi, ben de bazı konularda onun bakış açısını goremezdim. Şu an ikimiz de çok ortak bir noktadayiz misal.
Bu sebepten çok da efor gerekmiyor günlük hayatta.
Bence uzun ilişki çok güzel yani, hayatta yalnız olmak zor.
0
logisticsmanager
(30.07.24)
21’de başladık, 10+ yıldır devam eden şu an boşanma aşamasında bir ilişki. bence de 35’ten sonra evlenilmesi daha uygun, zaten ortalama yaşam süresi çok artmış eski zamanlardaki gibi değil ve erken evlenince erkeklerde “daha iyilerini mi kaçırdım” fikri oluyor BENCE sosyal medya etkisiyle vs/
0
deartheodosia
(30.07.24)
çok haklısın, zaten o 5- 10 sene sonraki bambaşka iki insanın değişimi sonrasında halen birbirlerine yakın olabiliyorsa ilişki yürüyor, yakın olamıyorsa boşanıyorlar.

buradaki anahtar kelime saygı. her canlı zaman içinde değişir, huyları değişir, düşünceleri değişir, duyguları değişir, tepkileri değişir. değişimi kabul etmelisin. ortak hedefler de ilişkiyi dengeler.
0
selam
(30.07.24)
İnanmak istiyorum.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
@Amaranta: ibb.co
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
Uzun ilişki romantik değil politik ve stratejik bir birliktelik gerektiriyor.
Elbet işin içinde sevgi var ama düzenli bir ilişkiyi sürdürebilmek için tarafların belirli konularda özveri ve fedakarlık göstermesi gerekiyor.

Sevdiğin insanla ölene kadar beraber olmak mı istiyorsun? Karşılığında vazgeçmen, sürdürmen, katlanman gereken ciddi meseleler var. Denklem basit aslında. Kimileri bu uyumluluğu aşk sevgi kılıfıyla süsleyip romantize ediyor ama günün sonunda insanlar yalnız kalmaktan ve yalnız ölmekten korkuyor; bunun için de seve seve asgari müşterekte kalmak için uğraşacaksın.
0
Bruce
(30.07.24)
O kadar caba harcanan bir sey olsa yurumesi zor gerçekten ama degisim kendiliginden oluyor birbirine gore şekil aliyorsun. Yalnizlik ya da surekli baska insanlar taniyip kafa dengi birilerini aramak daha zahmetli degil mi?
0
passive aggressive
(30.07.24)
güvenli baglanabilen insanlar icin güzel olmali.
0
robert bosch
(30.07.24)
İnsanlar sürekli değişir bazen bazı ilişkilerde yanındakine göre değişirsin onunla birlikte şekillenirsin. Maalesef bu bizim için daha çok kendinden taviz vermek yanındakine uyumlanmak oluyor.

İnanması çok güç benim için, ben bu tür durumlarda hep tembellikten, alışkanlıktan, çaresizlikten devam ettiğine inanırım.

Bu kadar uzun süreler aşk için sevgi için fazla çok çok fazla.
Yorulursun yıpranırsın bu yüzden tek eşliliğe inanmıyorum galiba bilmiyorum şimdi farklı iki soruyu birleştirmek istemiyorum kısa kesiyorum.
0
mutekebbir
(30.07.24)
10 yıldır tanışıyoruz
halen sevgili olmak devamının gelmesini istiyor
5,5 yıldır reddediyorum

devam etseydik fazla derdim
ne aşkı ne sevgisi bunca yıla
0
baldan kaymak
(30.07.24)
(12)

Dostoyevski'yi nasıl tanımlarsınız?

sekizdokuzon
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:

"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek, hiçbir olasılığa sabit kalmayıp olası olasılıklarla, seçmeye çalıştığı olasılıklar arasında net karar vermeyen, açık uçlu yapıtlar ortaya çıkaran en güçlü 19. yüzyıl yazarı."

Sizce neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük roman yazarı? Sizin onda gördüğünüz nedir?

Bir de "Dostoyevski'yi doğru anlamak için kırk yaşından sonra okumak lazım." diyorlar. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Ben çok depresif bulmuştum 1 kez okumaya kalkıştığım bir kitabından dolayı, hatta okuyamamıştım ve ben bunu hiç okuyamam diye karar vermiştim.

Kararsızlığın ve güvensizliğin zirvesi deniyor demek ki. Yani Rus edebiyatı için.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
çok bunaltıcı yazıcaktım, yazmışlar. okumuyorum ben zaten dünya fazlasıyla gerçek ve bunaltıcı, ekstra doza ihtiyacım yok.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Çehov haricinde söylediklerin gerçek batı kültürünü sindirmis yazarlar. Daha sistemli yazarlar, daha çok kitap yüzü görmüşlerdir. Dostoyevski arada, hiçbir şey anlatmazken çok şey anlatabiliyor. Yani bu dediğin yazarlar anadili olan bir dili çok iyi, düzenli konuşurken Dostoyevski dili sonradan öğrenmiş ama o sistem bilmezliginden dilin olanaklarını aşmış. O yüzden "en". Bu görüşüm beni dünyanın en sıkıntılı insanı yapabilir, napalim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
anlatamıyorum’un yazdıkları da bunaltıcı.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Benim için liseli olmakla özdeş. Lisede okuduğumuz iyi betimlemeler ve tahliller yapan bir yazar. @anlatamiyorum+1 mesele toplum, insan ve varlığı anlatmaksa daha iyi yazarlar var.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
Stefan Zweig’la Dostoyevsky’nin karşılaştırıldığını da gördüm ya tamamdır.

Bu duyuru zirveye yaklaştı benim için Dostoyevski ile karşılaştırılan isimlere bak :)
0
Mcfly
(30.07.24)
En sığ yorum geldi açılın bakalım :)

-Nasıl tanımlarım?
-Yorucu.

Şükürler olsun ki gençken okumuşuz bunları, belli bir yaştan sonra gerçekten kafa kaldırmıyor :/
0
mutekebbir
(30.07.24)
valla her kitabini okudum.

toplumsal konularla ve bireysel psikoloji ile ugrasarak en net ve guclu eserleri verebilen yazar. ecinniler ve karamazov kardeslerde toplumsal sorunlara (rusyanin hristiyanliktan uzaklasarak ateizme, nihilizme, komunizme suruklenmesine karsi) prens ile suc ve cezada ise insan psikolojisinin derinliklerine dalan bir adam.

cok ters, huysuz biri aslinda. yazarligi da bence tolstoy kadar iyi degil. ama yazdigi konular tolstoy'un konularindan daha onemli. yani dostoyevski'de edebiyat insan zihninin en verimli meyvelerinin verildigi bir arac olarak kullanilmisken, tolstoy'da dil ve roman estetik kaygilarla donaniyor. (tolstoy'u daha az okudum) edebiyatci ustaligi olarak tolstoy one cikarken, buyuk romanci dendiginde buyuk konulari islemesiyle dostoyevski one cikar.

edit: @anlatamiyorum'un verdigi isimlerle dostoyevski bambaska kulvarda. hikaye yazarligi ile roman yazarligi arasindaki farki gorebilmek lazim. sartre, cehov, zweig, proust ne alaka allah askina. dostoyevski karsilastirilacaksa tolstoy, hugo, joyce gibi adamlarla kiyaslamak lazim.
0
antikadimag
(31.07.24)
Ben çok severim. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Kumarbaz favorilerim. Bir kitabı okumaktan keyif almak için illa 'kolay' okunması gerekmiyor kanımca. Ben Proust ve Woolf'un hemen bütün eserlerini keyifle okudum. Ama çok zorlanmıştım bazı romanlarında. Ulysses, Bulantı ve Dorian Gray'in portresi kabir azabı gibiydi benim için. Mümkün olsa Niteliksiz Adam'ın yazarına "Niye Edebiyat? diye sormak isterdim. Zevk renk meselesi değil; bu kitapları okumaktan keyif alacak donanım yok bende.
0
auroraaurora
(31.07.24)
Dostoyevski'nin büyüklüğü gerçekçiliğinden gelir benim için. Nerede okuduğumu hatırlamadığım ama tamamen katıldığım şu minvalde bir yorum vardı;

Yarattığı karakterlerin içindeki "diğer" kişiyi ortaya çıkarmak için kendi bakış açısının dışına çıkarak onları tahlil edebilen biridir. Kendinden önceki dönemdeki yazarları okurken, karakterlerin sesi aslında yazarın sesini, fikrini görüşlerini konuşturur ya da tartıştırdığını görürüz. Ama Dostoyevski bundan farklı olarak karakterlinin derinliğine inerek onların içindeki farklı kişiyi bulmaya çalışır ve bunu yaparken de tamamen o karakteri konuşturur, karakterin kendi sesi ve düşüncesine izin verir.

Bence Dostoyevski'nin psikolog , insan ruhunun röntgenini çeken yazar olarak adlandırılmasında karakterlerindeki bu çok seslilik yatıyor.

Kendisi hakkında hayatın gri yanlarını görmek istemeyen gibi bir yorum yapılıp, yazarı sevenler hakkında da vizyonsuz ve edebiyat kültürü sıkıntılı denmesine bakarsak, Dostoyevski'yi anlamanın sadece yaşla ilintili olmadığını da anlamış oluyoruz.
0
thracia
(31.07.24)
dostoyevski, yerli ya da yabancı edebiyatta okuduğum yazarlar arasında BENCE en iyilerinden. en kısa eserinden en uzun eserlerine kadar okuyup da bana "yav bu ne anlatıyor?" veya "yav iyi de bunu niye anlatıyor şimdi?" diye bir kez bile sordurtmamıştır; hiçbir zaman da boş bir cümlesine dahi rastlamamışımdır, kendisiyle kıyaslanan tolstoy'da ise bunları sorduğum çok olmuştur.

değindiği her bir konuda, yarattığı her bir karakterde günümüz insanlarına dahi ayna tutabiliyor ki bu da insanlığın evrensel ve yalın yapısını çok da iyi çözümleyip çok başarılı şekilde anlattığını gösteriyor.

edebi yönden kendi toplumuna ayna tutuyor mu, bilemiyorum, rus halkına gerçek dünyada o kadar hakim değilim ya da "yazar burada şunun sancısını çekerek ikilemi, rus halkının arafta kalışını anlatıyor" diyecek kadar analiz/yorum gücüm yok. zaten dostoyevski bile mezarından kalksa bu tür abartılı atıflara "yoo, basit ama epey trajik bir olayı anlattım" der diye düşünüyorum.

dostoyevski'yi her bir kitabında beni resmen o döneme götürdüğü, bir kitabındaki o temel ve yoğun duyguyu yaşattığı için, realist ve iyi bir gözlemci olduğu için çok seviyorum.

keşke sabahattin ali, albert camus ve dostoyevski ile bir ortamda bulunup sohbetlerini dinleme imkanım olsaydı.
0
m e b
(31.07.24)
İnsan zihninin en karanlık noktalarına insanları rahatsız ederek dokunmasina rağmen dostoyevski ' nin bu kadar sevilmesi;

1- bu anlatımı muthis bir ustalıkla yapması -ki edebiyat/sanat tam da işte budur-

2- hepimizde az çok bu karanlık noktaların bulunması.

(Okuduğum kitapları; Karamazov kardeşler, ecinniler, suç ve ceza, yer altindan notlar)

Bu arada başlık altında bir eleştiri var, -dostoyevski hakkında düzgün bir eleştiri okumak çok isterdim- kusura bakmayın ama ziyadesiyle komik.

Hadi proust'u bir nebze anlarım da Sartre, Stefan Zweig, cehov ne alaka arkadas; edebiyat öyle ne okuduysan hepsini mukayese edebileceğin bir alan değil :))
0
makbur
(31.07.24)
(8)

İlgili makama

muhayyer divan
Çok sıkıldım. Kızartması bişey yedim midem yamuldu şimdi maden suyu içiyorum. Ama yine de çok sıkıldım, ne soru soracağımı da bilmiyorum.Samsung A52'de kendiliğinden Word Excel falan okuyordu ve hatta yazıp değiştirrbiliyorduk da. General Mobil'de bu yok, neden vardı neden yok bunu sorabilirim. Ama
Çok sıkıldım. Kızartması bişey yedim midem yamuldu şimdi maden suyu içiyorum. Ama yine de çok sıkıldım, ne soru soracağımı da bilmiyorum.

Samsung A52'de kendiliğinden Word Excel falan okuyordu ve hatta yazıp değiştirrbiliyorduk da. General Mobil'de bu yok, neden vardı neden yok bunu sorabilirim.

Ama hâlâ çok sıkılıyorum. numlock'tan da ses yok. Kimle uğraşıcam ben değil mi. Evet.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
kisa
(30.07.24)
@geveze

Kesinlikle bakarak olmalıyım, göz göre göre kendi başını yaktı çocuk. Kızın anası bağlamış işi. Peh.
0
🌸muhayyer divan
(30.07.24)
Ablam bakarak olacak adam mı kalmadı Allah'ını seversen.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
@kisa

Hiç şarkı paylaşabilecek biri gibi hissetmiyorum :) müzik söz konusu olunca kendimi 110 yaşında hissediyorum :)
0
🌸muhayyer divan
(30.07.24)
@8910 annem bana neler yazdı bi görsen... Gerçekten bakarak olmak lazım oğlan kendini sudan çıkmış balık gibi sağa sola çarpa çarpa yamulmasın bak ülkemizin bir değeri sonuçta.
0
🌸muhayyer divan
(30.07.24)
Şark kurnazinin teki, sen kendine bakarak ol.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
@8910 tamam bebişim tamam bidenem teşekkür ederim.

Sen de olmasan var ya kimse beni düşünmüyo bak görüyor musun <3
0
🌸muhayyer divan
(30.07.24)
Fazla empati yapıyorsun, yapma. Ben iyiyi de kötüyü de görürüm çok şükür.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
(11)

calisilan sirket aleyhine tanıklık

sparkle kiddle
Merhaba,İsten cikartilmayan fakat görev degisikligi yaptirtilan bir calisma arkadasim ise iade davasi acti. Arkadaşim beni tanik olarak gosterdi. Doğru bildiklerimi söyleyeceğim fakat iş aramaya başlamali miyim? (:Yardımcı olabilir misiniz?teşekkür ederim şimdiden.
Merhaba,

İsten cikartilmayan fakat görev degisikligi yaptirtilan bir calisma arkadasim ise iade davasi acti. Arkadaşim beni tanik olarak gosterdi.
Doğru bildiklerimi söyleyeceğim fakat iş aramaya başlamali miyim? (:
Yardımcı olabilir misiniz?

teşekkür ederim şimdiden.
0
sparkle kiddle
(30.07.24)
Kendini korumak ve güvence altına almak adına elbette aramalısın. Belki de sana bişey olmaz ama bilemeyiz, kendini korumalısın elbette.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
sen de işe iade davası açar, aradaşını tanık olarak gösterirsin.
0
phonex
(30.07.24)
Bildiğin her şeyi hakime doğru şekilde anlat, gerisini düşünme. Arkadaşın ve iş yerin yıllar sonra seni düzgün karakterin ile hatırlasın. Ahlak sahibi bir patron bildiklerini anlattığın için işten çıkarmaz, çıkarırlarsa zaten o işletme doğru bir yer değildir sonucu çıkar.


EK: Önemli nokta gözden kaçıyor. Sen zorunlu şekilde tanık gösterildin yani iş yerinin sana hesap sorma hakkı yok. Duruşmalara gitmezsen cezası var. Bunu da iş yeri biliyor. İçin rahat olsun.
0
HellKeePer
(30.07.24)
İşe iade davalarında hakim size şunları soracak:

-davacıyı tanıyor musun?
-ne kadar zamandır o işyerinde çalışıyor? (ne iş yapıyor?)
-kaç para maaş alıyor?
-maaşın tümünü banka yoluyla mı alıyor, elden para veriliyor mu?
-sen ne zamandır çalışıyorsun?

bunun dışında arkadaşınızın yaptığı işin verimliliğini, işten çıkartılma haklı mı haksız mı onları size sormayacak. neden işten çıkartıldı diye sorabilir, onun da cevabı belli zaten.

yani özetle siz yorum yapmayacaksınız, size yorumlatmayacaklar. kendinizi zor durumda hissetmeyin.

ben olsam ilk amirimle görüşür ve durumu açıklıkla anlatırım. bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum.
0
pispinti
(30.07.24)
@pispinti

Tanık olarak gösterilmiş, hakim detay sorabilir. Örneğin: arkadaşın eski pozisyonunda tam olarak ne iş yapıyordu, görev tanımına uymayan bir hareketini gördün mü (sence yetersiz miydi) vs.

Görev değişikliğinin sebebini davacı tanığını da yorumlatabilir. Kendi davamda karşılaştım.
0
HellKeePer
(30.07.24)
Kimsenin tarafını tutmadan çok rahat savuşturabilirsiniz bu tanıklık işini. Hakim size kim haklı diye bir soru sormayacak. Rahat olun.
0
pispinti
(30.07.24)
Arkadaşını biraz test et.
Sonra karar ver.
0
diyecevaplandı
(30.07.24)
Avukatım. Hem işçi hem de işveren vekili olarak çok sayıda iş davasını başından sonuna kadar takip ettim. Söyleyeceklerim şunlar:

1. Bu sitenin bir klasiği olarak, konudan zerre haberi olmayan çok sayıda kullanıcı zırva saçma cevaplar vermiş. Bence çoğunu dikkate almayın.
2. İşveren lehine tanıklık yaparsanız işyeriyle ilgili bir sorun yaşamazsınız.
3. İşçi lehine tanıklık yapacaksanız, çoğu zaman iki seçenek var: İşveren eğer size tazminat ödemek istemezse ayrımcılık yapacak ve işten istifa etmenize çabalayacaktır. Tazminat dert değil derse derhal işinize son verecektir. İşinize devam etme olasılığınız yok mu? Elbette var ama son derece düşük olduğunu unutmayın.

Anladığım kadarıyla işverenin haksız olduğu bir durum söz konusu. Siz de zor durumdasınız, kolay gelsin. Tanıklık yaparken, yalan tanıklığın suç olduğunu ve yalan söylememiz durumunda başınızın derde girmesi riskinin olduğunu unutmayın.

Dosyaya tanık listesi verildiyse, işveren de sizin tanık gösterildiğini öğrendi ya da öğrenmek üzere. Yakın zaman içinde, işyerinizin kurumsallığı ve büyüklüğü nispetinde muhasebeci, müdür, insan kaynakları ya da patronun odasına davet edilmeniz kuvvetle muhtemel.
0
10551037
(30.07.24)
Yukarıda avukat olan şahıs konuya teknik yaklaşmış ve özetle şunu diyor; yediğin kaba pislersen başın belaya bulaşabilir :)

İki farklı firmada iki farklı iş davam oldu, ikisinde de avukatlarımı ben yönlerdirdim. İçerde olup biteni sizden daha iyi kimse bilemez. Avukatları kötülemek veya küçümsemek haddime değil, teknik destek alın fakat kararı kendiniz verin. Vicdan sesinize göre hareket edin. Unutmayın Yanladığınız şirketle bir gün siz de davalık olabilirsiniz o zaman tanık bulmak için siz de kapılar çalacaksınız.

İşletmeler geçici, insanlık kalıcıdır.
0
HellKeePer
(30.07.24)
avukat olan ve haddini bilmeyen şahıs kimdir nedir bilmiyorum. sözlükten başlığına baktım, orada gereken cevabı gördüm. muhatabım değil.

ben de neredeyse 20 senedir kurumsal hayattayım. kocaman holdingte de çalıştım, en alasından patron şirketinde de. işe iade davasına taraf da oldum tanık da.

sizin yapmanız gereken, bu tanıklık işine bir şekilde bulaştığınızı ilk amirinize (kurumsal yapıya göre patronunuza) bir an önce söylemek. Bahsettiğiniz somut bir olay var, kişinin görev değişikliği rızası dışında yapılmaya çalışılmış. arkadaşınız (konuda aktarmadığınız anormal bir şey yoksa) davayı kazanacak. sizin davadaki fonksiyonunuz "evet bu insan burada çalışıyordu ve sonra bunlar bunlar oldu diye duydum" demek.

ha sonuçta ülkede her tipten patron var. sırf bu sebepten hedef haline gelme ihtimaliniz hiç mi yok, tabii ki var. burada da Hellkeeper'ın söylediği devreye giriyor. demek ki iğrenç bir yermiş onu öğrenmiş olursunuz.

sevgiler.
0
pispinti
(30.07.24)
Hukuki konularda haddini aşmak bir yana, çapından büyük cevap vermek adet olmuş burada. Sözde 20 senedir kurumsal hayatın içinde olan vatandaşın yaşından çok daha fazla iş davasını yürüten insanlar var burada. Biri de benim.

En başta dikkate alınmaması gereken cevaplardan birinin sahibi bu vatandaş. Mesajımı üzerine alınmış ama doğru alınmış. Bozuk saat misali.
0
10551037
(30.07.24)
(10)

Arkadaş grubuna gıcık olmakta haklı mıyım?

Mirabel
Arkadaşlar merhabaYazlıkta bizim arkadaş grubu var. Birbirimize arabayla maksimum 5 er dakika uzaklıktayız. Gittiğimiz bir akşam sahili var o da hepimize yürüyerek 20 dakika gibi. Bir arabalı arkadaş (a/erkek) gruptan mesaj attı ben biraz erken gideceğim diye. Diğeri yürüyecekmiş evden çıkmış. 5 dak
Arkadaşlar merhaba
Yazlıkta bizim arkadaş grubu var. Birbirimize arabayla maksimum 5 er dakika uzaklıktayız. Gittiğimiz bir akşam sahili var o da hepimize yürüyerek 20 dakika gibi.
Bir arabalı arkadaş (a/erkek) gruptan mesaj attı ben biraz erken gideceğim diye. Diğeri yürüyecekmiş evden çıkmış. 5 dakika sonra ben bu a kişisini aradım beni de alsın diye, telefonuna bakmadı. Ardından gruba yürüyerek geleceğimi ve gecikeceğimi yazdım.
Sonra b kişi (kız) gruba beni a alacak onu bekliyorum diye mesaj attı. Hiç seni de alalım falan yok. Ben de bi gıcık oldum. Çünkü b kişisiyle evimiz dip dibe. 9 ev falan var arada. Neyse dedim gıcık olma giy mayonu git, denize girip dönersin.

Aradan 10 dakika geçti a kişisi aradı işte aramışsın da duymamışım da şimdi b yi aldım da senin evi de geçtik de ama döneriz de vb…andersenden masallar. Ben de siz gidin ben gelirsem gelirim dedim. Siz olsanız gider miydiniz? Sinsi geldi.
Sonra c kişisi aradı kız. Sen yürüyeceksin diye ben sana göre sahile geldim lütfen gel gel deyip durdu ama tadım kaçtı. Ne yapayım? Hevesim kaçtı.
0
Mirabel
(29.07.24)
Hevesinin kaçtığını gösterme derim. Böyle şeylerle yıkılabildiğine kanaat getirirlerse seni uzaklaştırmak istedikler zaman bu tarz şeylere başvururlar, kolay olur yani. Önemseme derim, güçlü ol. Yürüyerek git yürüyerek dön.

Gerçi düzeniniz nedir bilmiyorum, belki dönüşlerde arabası olan bırakıyordur, bir de belki arabalı bey c hanıma abayı yakmaktadır vs. İmkan vermek de lazım bir yandan. Özgür ol özgür, güçlü ol. Hiç üzmesin seni böyle şeyler.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
belki özel bir muhabbetleri vardır bu ikisinin. yalnız kalmak istemişlerdir 5 dk. ben erken gidicem demiş belli ki bi iş dönüyor orada.

arabasız git nolcak.
0
art cat chocolate
(29.07.24)
bende sahildeyim gel beraber yürüyelim
0
baldan kaymak
(29.07.24)
muhayyer şiir gibi yazmış, onu dinle derim. hevesini kimsenin kaçırmasına izin verme, şurada yazın yarısı bitti bile zaten. tadını çıkar ne güzel yazlığınız varmış.
0
titanyum22
(29.07.24)
Geri dönüp alabileceklerini söylemişler daha ne yapsın görmemiş duymamış olabilir. Bu kadar tripli hayat sizi de çevrenizi de yorar. Daha sakin ve çok yönlü düşünün.
0
mutekebbir
(29.07.24)
Hakkaten yaaa ilk defa bu kadar tuzu kuru derdim oldu. En azından buna sevineyim.
Sağolun. Gitmemeye karar verdim zaten çıkasım da yok gibiydi.
Zaten bi tek c olan kızla eğleniyorum. Onunlar da tek görüşürüm.
0
🌸Mirabel
(30.07.24)
Sizin pencerenizden evet bi kötü hissettim ama gerçekte ne oldu bilmiyoruz.

O yüzden bu tarz şeylerde hemen bozulmak yerine bir süre gözlem yapmak daha iyi oluyor.

3-5 kere aynı tavrı görürseniz o zaman "ya bunlar beni istemiyor/sevmiyor/kıskanıyor/çekemiyor" vs. diye kurulursunuz. tek olaydan yola çıkıp alınganlık ediyorsanız çok saçma ve yorucu bir huy bu.

ama yok bu duygunuzu besleyen başka şeyler de yaşandıysa öncesinde, orasını bilmem.

hepsini geçtim, neden istenmeyeceğinizi/sevilmeyeceğinizi/telefonlarınıza bakılmayacağını/arabayla alınmayacağınızı düşünüyorsunuz? kendinize bunu da bir sorun. normalde sağlıklı bir egosu olan biri bunu düşünmez, özgüvensiz, eksik hisseden, farklı hisseden birisi bunu düşünür.

"zaten ben 3. kişiyle anlaşıyorum" diyerek zaten belli yargıları oluşturmuşsunuz. diğer 2 kişi espirinize gülmese de aynı şeyi düşüneceksiniz. veya başka x bir çok basit bir şey yaşansa da otomatikman kötü şeyler düşüneceksiniz.
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
A ve b kişisini diğer insanları etraflarına figüran olarak topladığını düşünüyorum. Öyle hissediyorum daha önceki tecrübelerimden de. Onları eğlendiresim gelmedi bugün.
A ve b ile ne zaman buluşsam sıkıntıdan peçete tiftikliyorum. Bi de böyle sinsilik çıkınca iyice soğudum.
C ve d ile hiç bi sorunum yok ama.
0
🌸Mirabel
(30.07.24)
haksizsiniz, derdiniz baska, ben degersiz miyim'e gitmis olay, mutekebbir+1
0
kassiopeia
(30.07.24)
Bence gayet haklısınız ama muhtemelen bu hareketin sebebi a kişisinin b'ye gönül işi mevzusunun olması.

B'nin durumdan haberdar olmaması bile mümkün çünkü muhtemelen b sizin yürüdüğünüzü gruptan görüp a'ya söyleyince onu da alalım ayıp olur demiştir. Olayda en net olarak sizi almamak üzerine plan yapan A kişisi.
0
Kediyi üzdün
(30.07.24)
(11)

Hiç check up yaptırdınız mı?

ferenc
Yaptırdıysanız fiziksel bir muayene yapıldı mı yoksa sadece tahlil miydi?
Yaptırdıysanız fiziksel bir muayene yapıldı mı yoksa sadece tahlil miydi?
0
ferenc
(29.07.24)
Çeşit çeşit check up var Abi.

Sadece kan tahlili yapan paket de var.
Kardiyolojik muayeneden kolonoskopiye kadar kapsayanı da var.
0
Mirket
(29.07.24)
Özel hastanelerin check-up çağrılarını değerlendirmeyi düşünüyorsan Yavuz Dizdar'ın bir videosu var onu koyayım buraya da dinle. Dur bi dakka.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
youtu.be

İyi dinle.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
@muhayyer divan'ın bugün alternatif tıp güzellemesi yapan ikinci cevabı.

Yavuz Hoca medyatik bir adam. Tavuk tüketimiyle ilgili ezber bozan bir açıklamasından sonra medya tarafından tespit edilip kanak kanal dolaştırılan bir fenomen haline getirildi. Fenomen olmanın yolu da herkesin söylediğinin tersini söylemekten geçiyor tabi.

Geçen yıl bir arkadaşım alakasız bir konuda çektirdiği bir görüntülemede bir de sizin böbreğinizde kitle var şeklinde bir raporla karşılaştı. Apar topar ve bir günde laparoskopiyle kitle alındı. Kanserli hücre olduğu tespit edildi. Erken teşhis olduğu için kemoterapiye gerek duyulmadı.

Bu elemana bu konuyu bir sormak isterdim nasıl açıklayacaksın diye.

Tuz lambası pazarlamacısı yaşlı bir kadın da kolesterol iyidir diyor. Son iki senede gittiğim ikisi profesör biri doçent biri uzman 4 kardiyolog da kötü dedi.

Hadi bakalım hangisine inanacağız. Bitkisel gıda desteği uzmanı da iyidir demiş de videosunda.
0
Mirket
(29.07.24)
Yılda 2 kere yaptırıyorum.
0
numlock
(29.07.24)
@Mirket

Onun dediklerini yap diye paylaşmadım zaten, kendi dinleyecek kendi düşünüp bir karara varacak, kendi uygulayacak veya uygulamayacak. Bir baskı uygulamışım gibi konuşmanın anlamını çözemedim.

Tıp dünyasında hiç kimse kötü niyetli iş yapamaz zannınızdan kurtulmanızı diliyorum, biraz gözünüzü açarsanız koskoca ülke halkının resmen ilaç ve tedavi kobayı olarak kullanıldığını anlarsınız. Ben insanların farklı şeyleri de öğrenmelerini ve seçimlerni bilinçli olarak kendi iradeleriyle yapmalarını sağlıyorum. Suç mu?
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Kardeş, yerden göğe haklısın, okuyalım, izleyelim, araştıralım, bu güzel bir şey. Ancak burada sağlık konusunda söylediklerimizi tartıp söylemeliyim. Herkes araştırmacı değil ve söylediklerimiz insanlara dokunuyor. Karşılık buluyor. Diğer konular hata kaldırır ama sağlık hata kaldırmaz.

Alternatif tıp, sadece tıbba destek olarak muteberdir. Çeliştiği yerde muteber değildir.

İlaç firmaları bizi suistimal ediyor olabilir ama yapabileceğimiz bir şey yok. İlaca karşı olunmaz. Bugün kolera, veba, insanlığın yarını on yılda bir öldürmüyorsa bu ilaçlar sayesinde.

Bitkisel ilaç kimyasal ilaç diye bir şey yoktur. Hepsi kimyasaldır. İnsanın bile çoğu sudur yani H2O dur. Hidrojeniz ve oksijeniz. Kimyasala düşman mı olacağız. Yoğurt yersin kalsiyumdur. Kayısı yersin potasyumdur. Bitkisel ilaç diyenin ağzına kürekle vurmak lazım. Hepsi kimyasal onların.

Asıl para tuzağı asıl şaklabanlık o bitkisel çözümlerde.
0
Mirket
(29.07.24)
Mirket +999

@muhayyer
Sabah da Ümit Aktaş adlı şarlatanı övmüştün, üstüne de bu konu. Check up modern tıp camiasında tartışmalı bir konu ama buna karşı çıkmak için medyatik ve insanları kandırarak para kazanan "doktorları" paylaşmak, modern tıbbı "bizi kobay olarak kullanıyolar!!!!" diye bir cümlede yerin dibine sokmak çok yanlış tavırlar. Kimyasal/doğal diye bir ayrım yok. Organik her şey de kimyasal ki ilaçların çoğu organik madde zaten. Bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanımının zararlarını kendi kısa hekimlik kariyerimde bile defaatle gördüm.

İlaç firmaları ayrıca kimseyi kobay olarak kullanmıyor. Bir ilacın piyasaya çıkana kadar geçmesi gereken aşamalar çok net ve tüm dünyada uygulanan şekilde belli. Ülkemizde de gayet iyi denetlenen nadir konulardan biri bu. Asıl bitkisel ürünlerin denetimi hiç yok yani kobay olarak kullanıldığımız bir konu varsa bitkisel ürünler adıyla satılan takviyeler diyebiliriz.
0
nundu
(29.07.24)
özel sağlık sigortamda anlaşma olduğu için her sene yaptırıyorum, içinde tahliller, mamografi, ekg, ciger için röntgen, alt batın, üst batın görüntülemesi var. sonuçlar çıkınca doktor çağırıp, anormal sonuçlar var ise bilgi veriyor, henüz bir sorunla karşılaşmadım.
0
hypathia
(29.07.24)
En geç 2 senede 1 yaptırıyorum. Kan ve idrar testi + ekg + ultrason + röntgen + aynı gün içinde check-up sonunda doktor muayenesi oluyor benim yaptırdığımda. Sırtımı dinliyor, el muayenesi yapıyor, rahatsızlık yaşıyor muyum onu soruyor bi de sonuçları değerlendiriyor.

Check up önemli normalde senede 2 en uygunu ama senede 1 bile en kötü ihtimal yaptırılmalı. Ben imkanlardan dolayı daha az yaptırıyorum ama ihmal etmemeye çalışıyorum.

ayrıca mirket +1milyon
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(30.07.24)
Özel hastanelerin check up'larında 40 (bazı yerlerde 45) yaş üstü erkeklere prostat muayenesi yapıyorlar (isteğe bağlı). Epey bir fiziksel.

Ben yaptırmadım. Valla bak.
0
pispinti
(30.07.24)
(4)

Diyet yapanlar, beslenmesine dikkat edenler

kibritsuyu
Çocuğunuzla AVM'ye falan gittiğinizde, yemek katında bir şeyler yemek zorunda kaldığınızda nereden yiyorsunuz, ne yiyorsunuz?
Çocuğunuzla AVM'ye falan gittiğinizde, yemek katında bir şeyler yemek zorunda kaldığınızda nereden yiyorsunuz, ne yiyorsunuz?
0
kibritsuyu
(29.07.24)
Tavuk yerim, gözüme en sağlıklı görünen neyse onu yerim, hiç olmuyorsa Popeyes tarzı şeyleri dışındaki kabuğu ayırıp yerim.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Köfte salata
Döner salata
Sulu yemek varsa yine ona göre
0
jülsezar
(29.07.24)
Haftada bir olan bir şeyse özellikle dikkat etmem ne yesem diye ama özellikle dikkat ediyorsam ızgara tavuktan adana dürüme kadar oluşan skalada her şeyi yerim ama dikkat edeceğim en temel nokta "yağsızlık" olurdu benim için zira dışarıda protein/karb. hesabını yapmak mümkün ama yağ makrosunu hesaplamak zor dengeyi en çok o bozuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.07.24)
En sık gıda zehirlenmesi salatadan oluyormuş. Acillik olunca öğrendim. Dışarıda mümkün olduğunca salatalardan uzak duruyorum. Ben de genelde et yiyorum, burger king'den wrap aldığım da oluyor.
0
gnosis
(29.07.24)
(2)

Böbreklerde sorun olup olmadığı kan tahlili ile anlaşılır mı?

ferenc
Bir görüntüleme yöntemi kullanılmadan sadece kan tahlili ile anlaşılır mı?
Bir görüntüleme yöntemi kullanılmadan sadece kan tahlili ile anlaşılır mı?
0
ferenc
(29.07.24)
Kandan da bakılır idrardan da bakılır.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Babamin böbrek kanseri lökositin yüksek çıkması sonucu baktırmasi ile çıktı.
Sadece kan tahlili ile benim bildiğim net sonuç olmuyor (misal su anda da yüksek ama ameliyat sonrası zaten yüksek olurmus) ama "bir sıkıntı var, görüntüleme lazim" sonucu doğuruyor.
Yanlış ogrenmediysem son günlerde lökosit ve crp önemli galiba.
0
logisticsmanager
(29.07.24)
(14)

Çocuğun dışarıda oynadığı topu eve sokması

screwedup2
Merhaba, İnsanların ev temizliği ile alakalı ne hissettiğini merak ettiğim bir şey sormak istiyorum. Çocuk dışarıda topla oynayıp eve topu soksa ne hissedersiniz? Bil silip yılayalım der misiniz yoksa umurunuzda olmaz mı?
Merhaba,

İnsanların ev temizliği ile alakalı ne hissettiğini merak ettiğim bir şey sormak istiyorum. Çocuk dışarıda topla oynayıp eve topu soksa ne hissedersiniz? Bil silip yılayalım der misiniz yoksa umurunuzda olmaz mı?
0
screwedup2
(29.07.24)
Topu yıkarım öyle alırım içeri.
0
rock n roll
(29.07.24)
yıkarım.
0
deartheodosia
(29.07.24)
Ben de aynısından alırım, alamıyorsam yıkarım.
0
asteriks
(29.07.24)
Çocuk olarak eve girerken musluk altında yıkardım, çocuğum olsa bunu ona bir sorumluluk olarak verirdim
0
grimavi
(29.07.24)
Eskiden umursamıyordum ama eskiden bu kadar çok yapay kimyasal vs bişey yoktu. Şimdi kıllanırım herhalde, çocuğum da yok, bilemiyorum.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
abi siz ciddi misiniz? topu yıkamak mı?
annemin hiçbir zmana top yıkadığını falan hatırlamıyorum. aklınızı mı kaçırdınız cidden?
0
tchuck
(29.07.24)
Bu topla evde oynanıyor mu getirildikten sonra?

Evetse siler/yıkarım, bir sonrakinde yine sokakta oynanacaksa hiçbir şey yapmam.
0
chicha_v2
(29.07.24)
aynen yıkarım sonra da bir güzel masaj yaparım ki dışarının yorguluğunu atsın.

ya iyi misiniz arkadaşlar dışarı topu ayrı ev topu ayrı olur. dışarıdan top geliyorsa da yukarılara bir yerlere kaldırılır, balkona falan koyulur sonra yine dışarı çıkarken oradan alınır.

kedi köpek patisi siler gibi çocuğun her dışarı çıkarıp getirdiği şeyleri yıkayacak mısınız? 3-5 mecburu şey vardır yaparsın da top yıkamak nedir yahu?

soruya cevap: dışarıdan gelen topu yıkamam. evde başka temiz ev topunu kullansın. aynısını istiyorsa da aynısından 2 tane alınır.

ha diyelim ki evde olan topu biz fark etmeden dışarı çıkarmış ve tekrar gelmiş top. e o zaman temizlerim tabi ve bu bidaha dışarı çıkmayacak derim. çıkacaksa da evde oynanmayacak derim.
0
ananiyimioguz
(29.07.24)
Benim yeğenler okul çantalarını bile halıya koymuyorlar, dışarıdaki topun eve girme ihtimalini düşünemiyorum. Topu poşete koyar kaldırırsınız, en temizi budur. Bir de apartmanda yaşıyorsak temiz bile olsa evde top oynanmamalı.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.24)
ben küçükken evdeki top dışarıdaki top ayrıydı. dışarıdan gelen topu balkona koyar ertesi gün oradan alıp çıkardık. içerideki koridora koyacaksam yıkadığımı hatırlıyorum ama. hala aynı şekilde yapardım çocuğum olsa.
0
black holes in the sky
(29.07.24)
Evde her yerde oynanacak o topla,mutfak tezgahına masaya zıplayacak, uğraşamam o kirle mikropla.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Yalayarak temizlerim
0
mirty
(29.07.24)
o an enerjim varsa yıkarım. ama böyle şeylere çok takılmıyorum. çocuğum da var, 2 yaşında.

parktan gelince el yüz yıkarım, yeter.

onun dışında ev ve dışarısı konusunda temizlik açısından aşırı bi ayrım yapmıyorum. yapmak da imkansız zaten. parkta ayakkabıyla basılan yere elini koyuyor, o elini ağzına sokuyor. hasta olsa o şekilde de olur.

bi noktada bi mikrop kapıp hasta olacak illaki. bunu engellemenin yolu yok.

burda soru bence top özelinde değil sanki. yani bu başka bi oyuncak da olabilir.

çocuğun gündüz bakıldığı ev müstakil. kapıyı açıyor, dışarı çıkıyor, o ayaklarla içeri giriyor, içeri/dışarı terliğini karıştırarak giyiyor. müdahale etmeye, öğretmeye çalışıyoruz tabi ki ama sürekli kuyruk gibi peşinde gezemeyiz ki.

yani tabi ki bazı şeylere dikkat edilir ama dışarıdan gelen topu yıkasan da iş bitmiyor ki.
0
elorelia
(30.07.24)
mirty +1 ahahah hic boyle bir seyi dusunmemistim ya herhalde 2 top almak mantikli ama annemin de hic top mop yikadigini hatirlamiyorum yahu.
0
kassiopeia
(30.07.24)
(25)

Yerde 200 lira bulsanız naparsınız ?

grimavi
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
0
grimavi
(29.07.24)
İyi etmişler. Belki marketten çıkan birinden düşmemişti, belki tamamen alakasız bir yerden gelmişti.

Almasaydın iyiydi.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Hiç dokunmam.
0
yenibirgüzelnick
(29.07.24)
Muhtemelen almam, biri görürse diye çekinirim.
Alırsam da döner markete kedi maması alır mahallenin kedilerine ziyafet çekerim.
0
pianeta
(29.07.24)
Aç olanı doyururum.
0
numlock
(29.07.24)
Dokunmam.
Anca cüzdan falansa bakarım içinde bilgi var mı diye o kadar.
0
mutekebbir
(29.07.24)
kaybeden yürüdüğü güzergahı kontrol etmek için geri dönüp arayabilir diye düşünerek almam. isterse 200 dolar olsun.
0
tabudeviren
(29.07.24)
almam da aramak maksadıyla geri dönecek kişi için görünür bir yere koyarım
0
Hallegadola
(29.07.24)
Dokunmam
0
gabe h coud
(29.07.24)
cuzdan bulursam icinde cok daha fazlasi da olsa dokunmam sahibine ulasmaya calisirim, en kotu karakola birakirim.

basibos para bulursam cebime atar devam ederim..
0
cooperr
(29.07.24)
20 liradan az para bulursam hemen cebime atarım.
50 lira ve fazlası para bulursam alırım, ihtiyacı olduğu belli olan (dilenci olmayan) birine veririm.
0
michael_knight
(29.07.24)
Markette sorardım sahibi yoksa cebe atardım. Salaklığın lüzümü yok
0
respect
(29.07.24)
herkes dokunmam demiş kgjhgjhkgh direkt alırım ne alaka
0
veritaslibertas
(29.07.24)
alırım ve kendime bir şey ısmarlarım.
0
elorelia
(29.07.24)
Asla dokunmam.
0
rock n roll
(29.07.24)
Eskiden olsa ihtiyacı olduğunu düşündüğüm birine verirdim. Şimdiki aklımla oralı bile olmam. Üzerime vazife olmayan işleri dert etmemeye karar verdim. Cebime mi atayım, birine mi vereyim, sahibine mi arayayım? Bana ne "amk"!
0
auroraaurora
(29.07.24)
geçenlerde marketin önünde gördüm, markete gidip verdim arayan olursa diye. kabul edemeyiz dediler onlar da. bende bir gün bekleyin alan olmaz ise kedi maması alıp dağıtın dedim o zaman kabul ettiler.
0
delidir yakalayin
(29.07.24)
Geçen sene 50 lira mı 100 lira mı ne bulmuştum attım cebe öğrenci kardeşime o tutarı havale yaptım anında.

Bulduğum yerde ne insan vardı ne dükkan. Biri düşürmüş işte bi şekilde.
0
chicha_v2
(29.07.24)
alir cebe atar yoluma devam ederim. ne yapacagima sonra karar veririm.
0
bay b
(29.07.24)
ben almıyorum gördüğümde.
0
enteg
(29.07.24)
ben yerde görünce alıyorum çantamın ayrı bir yerine koyup yaşlı bir dilenci görünce ona veriyorum.
ben almasam başkası alacak diye düşünüyorum bari ihtiyacı olan biri sevinsin.
geçende 100 lira bulmuştum alıp çöplerden kağıt toplayan yaşlı bir amcaya zorla verdim almak istemedi birkaç defa ısrar edince sevindi aldı.
0
devilone
(29.07.24)
ben losev kutusu varsa ona atiyorum ya da mehmetcik vakfina falan.
0
spherical
(29.07.24)
Mahallede kağıt toplayıcılığı yaparak geçinen adama verdim
0
🌸grimavi
(29.07.24)
alır cebe atarım. ancak çok merkezi bir yerde çanta dolusu para bulursan düşünürüm, belki onu polise veririm. yoksa atar cebe devam ederim.
0
my fault
(29.07.24)
200 lirayda cebe atarım. Yüklü bir meblağ ise ellemem. Bkz. No country for old men
0
mirty
(29.07.24)
alırım.

kedilere, köepklere yaş mama alırım o parayla ama.
0
janderzel zartanyan
(29.07.24)
(3)

Dua.com mobil

strawberry first
Uygulamasını bilen var mı? Nedir ne değildir?Telefona indirmişim ama farkında değilim, ne zaman? Ne olduğunu bilmeyince açamadım.Not:dua eden biri değilim.
Uygulamasını bilen var mı? Nedir ne değildir?
Telefona indirmişim ama farkında değilim, ne zaman? Ne olduğunu bilmeyince açamadım.
Not:dua eden biri değilim.
0
strawberry first
(28.07.24)
Çok yüksek ihtimalle haberin olmadan indirildi reklam veya casus yazılım.
0
muhayyer divan
(28.07.24)
Programi sil ve bunun icin dua et
0
Zetnikov
(28.07.24)
dating uygulamasına benziyor. kadrosundan anladığım kadarıyla da bildiğimiz "dua" anlamında kullanılmış.
www.dua.com
0
kesmekes laleler
(28.07.24)
(8)

Sabit fikirli ve inatçı sevgili

Jux
Çok detaya girmiycem, sabit fikirli ve kendi doğruları haricindeki fikirlere ön yargılı yaklaşan bir kadına aşığım. Doğru düzgün tartışamıyoruz bile; ya benim fikirlerimi baştan yanlış olarak değerlendirip ciddiye almıyor ya da mantık ışığında yaptığım üst üste açıklamaları "saldırı" gibi görüp çirk
Çok detaya girmiycem, sabit fikirli ve kendi doğruları haricindeki fikirlere ön yargılı yaklaşan bir kadına aşığım. Doğru düzgün tartışamıyoruz bile; ya benim fikirlerimi baştan yanlış olarak değerlendirip ciddiye almıyor ya da mantık ışığında yaptığım üst üste açıklamaları "saldırı" gibi görüp çirkefleşiyor.

Mesela dişlerini yemekten önce fırçalamanın daha faydalı olduğunu düşünüyor, dişlere koruma kalkanı oluyormuş. Öyle olmadığını anlatıyorum kibarca, hatta bilimsel makalemsi şeyler de okutuyorum; ikna olmuyor. En fazla hmm olabilir diyor ama yine kendi bildiğini yapmaya devam ediyor.

Bunun gibi sokağa çıkıp herkesin çoğunluğun yanlış düşünüyormuş diyeceği örnekler de var, yüzde yüz doğruya ulaşılamayacak şeyler de. Ne olduğundan bağımsız, ama peki şöyle de olamaz mı diye kendi fikrimi temellendirmeye çalışıyorum, agresifleşiyor.

Okumuş etmiş mesleği elinde bir kadın, 30 yaşında. Anksiyete ve majör depresyon öyküsü var. Geçmişinde dini muhafazakarlık var ama onu aşmış mesela, şu anda dinsiz. bu bile aslında açık fikirli olabildiğinin göstergesi. Ama fikri olarak bildiği doğrulara muhafazakar biçimde yaklaşıyor.

Ben yapı gereği kendi bildiklerini sorgulayan, biri o öyle değil böyle dediğinde dur bakayım diyen biriyim. Fikirlerine önem veriyorum ve entelektüel tartışmalardan da zevk alıyorum ama bu sebepten ciddi-fikri sohbetlere giremez oldum.

Yöneticisi de bu minvalde eleştirmiş kendisini geçen, bana sordu. Evet inatçısın biraz gibilerinden yüzeysel geçiştirmeye çalıştım ama bozuldu. İnatçı olduğunu da kabul etmiyor, sen de öylesin diye ad hominem yapıyor. Evet ben de öyleyim ve bunun farkındayım, bunun insanları rahatsız edebileceğinin de farkındayım; o yüzden törpülemeye çalışıyorum dedim. Ama ben bunu kabul ediyorum, sen kabul bile edemiyorsun dedim. İnatçı ve sabit fikirli olmadığını düşünüyor.
Sonunda tatlıya bağladık ama bu konu üzerine konuşamayacağımızı anladım.


1 seneye yaklaştık, ciddi de düşünüyorum ama bu konu kafamı kurcalıyor. Aslında Günlük hayatta beni çok etkilemiyor, bazı konularda he diyip geçmeye de başladım ama bu da hoşuma gitmiyor. Evet insanlar birbirlerini idare etmeli ama daha ciddi mevzularda sıkıntı yaratabilir gibi geliyor bu huyu.

Gelelim soruya: sizce bu değişrbilecek bir huy mu? Törpülenir mi, olursa nasıl olur, nasıl yaklaşmalıyım? Sabit fikirli bir insan nasıl daha açık görüşlü hale gelir?
Değişmeyecekse, idare etmek nereye kadar sürer. Ne yapmamı önerirsiniz?
0
Jux
(28.07.24)
Hocam yat kalk şükret. Keşke benim de hayatıma giren insanlar inatçı olsa.
0
numlock
(28.07.24)
inatçı ve sabit kafalı biriyle yaşamak istiyorsan ana babanın evine dön, en azından boşa kira vermezsin. kadın olsun erkek olsun inatçı insanlar yorucusunuz. ben olsam tutmam yani ama sen de inatçıymışsın. bırakıp da başkasının başını yakma :)
0
titanyum22
(28.07.24)
Bu durum seni rahatsız etmiş ki duyuru açmışsın. Bence onunla ömür geçiremezsin, ya da çok zorlanırsın. Sen bilirsin ama görebildiğim şu, bu hatun kendini son derece güvenliksiz hissediyor, kendi aklı ve muhakemesi hariç hiç kimseye ve hiçbir şeye güvenemiyor. Farklı önermeler karşısındaki hırçınlığı ve huysuzluğu tamamen anksiyetesinden, kötü bir şey olma korkusundan ya da başarısızlık, kaybetme gibi ayrıca yaşadığı başka korkular da olabilir. Yanlış anlaşılmak bile olabilir. Müthiş endişeli.

Eğer onunla gerçekten ciddi düşünüyorsan onun psikolojik destek almasını sağlamak ve ona destek olmak en iyi çözüm olur. Travma terapileri çok iyi gelecektir. Biraz yol aldıktan sonra tekrar değerlendir derim.
0
muhayyer divan
(28.07.24)
Bence bu değişmeyecek bir özellik. Olsa olsa bir miktar azalır.
Böyle bir insanla ilişkiyi ciddi aşamaya taşımak mesela çocuk yapmak beni çok korkuturdu. Kendi dişini yemekten önce fırçalaması belki beni sadece gıcık eder ama çocuğumuza da buna benzer, hiçbir temeli olmayan ve yanlış hareketleri yapacak/yaptıracak olması çok korkutucu.

Bana söylemesi kolay ama ben olsam ayrılırdım. O biraz daha olgunlaşıp bu özelliğini törpülediği zaman daha mutlu bir ilişki kurabilir belki ama sizin ilişkiniz içinde bunun değişeceğini hiç sanmıyorum.
0
michael_knight
(28.07.24)
Sorunum tamamını okumadım ama bana siz de en az onun kadar inatçı geldiniz. İnsan dişini istediği zaman fırçalayabilir. Neden illa sizin haklı olmanız lazım ki? Bir de yemeğin hemen sonrasında fırçalamak da iyi değil dişler hemen aşınmaya daha meyilli oluyor.
0
playing star again
(28.07.24)
@playing star again, konu benim haklı olmam değil ki; haklı haksızdan bağımsız herhangi bir konu üzerine karşıt fikir belirtemediğimden bahsediyorum. Dişlerini sonra fırçalamalısın demedim ona mesela. Öyle yapma böyle yap demiyorum.
0
🌸Jux
(28.07.24)
Bence sizi rahatsız eden şey sizin göstermeye çalıştığınız “bilgili, araştıran insan” imajının ona geçmemesi.

Çünkü normalde çiftler böyle bilgi yarıştırmazlar. Münazara takımı değil bu.

Ayrıca dişler yemekten sonra fırçalanmaz. İlk 1 saat yediklerinizin içtiklerinizin asiti diş minenizi yumuşattığı için diş fırçası uzun vadede dişleri aşındırır.
Bu konuyu buraya bile taşıyan bir insan olduğunuza göre siz de en az onun kadar inatçısınız ve hatta bilmediğiniz konularda bilmişlik yapıyorsunuz.
0
zimbirik
(28.07.24)
bu anlattığınız benim çocukluğumdan beri tanıdığım biri, şu an bu huyları dahada arttı herkes he diyip geçiştirdiği için, mesela gökyüzü mavi ise yeşil diyip tutturuyor kimse birşey demese bile saaatlerce konuşuyor, ben baya azalttım görüşmemi ama kocası sıyırmış durumda. yani o kadar anlamsız yerlere manipule ediyor ki konuyu insan dönüp bakınca şaşırıyor bu neydi diye. bahsettiğim kişi ciddili anti depresanlar kullanıyor ilk başta piyasanın klasik anti depresanları ile başlamıştı.

her konu her konuşma buraya evriliyor huydan ziyade konuşma biçimi olduğu için çekilmiyor. canım su istiyorsa neden kola almalıyım şeklinde gelişiyor.
0
eja
(29.07.24)
(10)

Kaldirimda insanlarin yol vermek icin caba sarfetmemesi ne dusunuyorsunuz

Zetnikov
Sizce bu neden kaynaklaniyorBana pek egitimle alakali gibi gelmiyorBildigin yol vermeden ustune yuruyorlarKadinlar bunu daha cok yapiyorElele kol kola tum kaldirimi isgal ediyorlarDumduz yuruyorlar robot gibiSizin yasadiginiz yerdede boyle tipler var mi
Sizce bu neden kaynaklaniyor
Bana pek egitimle alakali gibi gelmiyor
Bildigin yol vermeden ustune yuruyorlar
Kadinlar bunu daha cok yapiyor
Elele kol kola tum kaldirimi isgal ediyorlar
Dumduz yuruyorlar robot gibi


Sizin yasadiginiz yerdede boyle tipler var mi
0
Zetnikov
(27.07.24)
42 yaşındayım, hep vardı bu.

SAYGI anlayışı çok eksik. Bir de kültür "biz" odağından saptı "ben" odağına gelip saplandı. Her şey egoların yönetiminde yaşanıyor. Böylece en basitinden bu dediğin tarzda sorunlar yaşanıyor.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Bunlari düşünme. Kendini kurtar. Bu mahallelerden, insanlardan...
0
halk
(27.07.24)
Bence esas sorun kaldırımda o kadar çok insan olması. Dümdüz yolda yürüyemiyorsun, mutlaka birine medeni davranman gerekiyor. On kere yol versen, on birinci de dikkatin dağılsa ya da acelen olsa "Vay, yol vermedi, üstüme yürüdü." diyolar. Herkes zaten tuhaf bir güç istenci içinde, bunu da muhatabının en ufak bir gayri medeni davranışı üzerinden sağlamaya uğraşıyor. Herkes bizim gibi düz insan yani, kimse öyle egosantrik deluzyonlar içinde toplum sözleşmesini bozmaya can atmıyor. Ama işte çok insan var, çok.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
@sekizdokuzon

Zorlanması mı zorlanmaması mı, anlayamadım
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Ablacim bir sal beni ya.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Benim yaşadığım yerde de böyle tipler var tabii ki çok kalabalık bir ilde çok kalabalık bir ilçede çalışıyorum. Normal kaldırımı geçtim koca istiklal caddesinde her gün yaşıyorum bunu. Caddeye çıkmadan arkalardan gidiyorum olabildiğince gideceğim yere.

Öncelikli sorun kaç kişi olurlarsa olsunlar illa yan yana yürüyen tipler bunlar çok alan işgal ediyor.
Bir de birazcık kayıp karşıdan gelene yol vermek bu kadar zor bir şey değil bunu bile büyük bir olay haline getirenler var. Çok sinir bozucu gerçekten.
0
mutekebbir
(27.07.24)
"egosantrik delüzyon" kelimelerini kullanabilen bir insan hayvan mıdır ki "salayım" onu? Estağfurullah. Ayıp ediyosun 8910.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
İlkokul 1'den beri ben de bu soruya cevap arıyorum ama hala bulamadım. Hayat bilgisi dersinde merdivenlerden ve kaldırımlarda sağdan inip/yürüyüp sağdan çıkılacagi/yürünecegi anlatiliyordu. Kimsenin buna uymaması bana tuhaf gelir o gün bu gündür.

Oturup kafa yoracak bir şey var mı emin değilim artık, çünkü daha kompleks alanlarda da toplumsal yasam böyle işliyor. Sanki kurallar birilerini keriz gibi hissettirmek için koyulmuş gibi. İlginç.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Empati yoksunu bizim millet. Aç gözlü.

@muhayyer boşver sen onu, ergen o.
0
numlock
(27.07.24)
Benzer örnekler hayatın her alanında görülüyor. Empati yok, başkalarının durumu kimsenin umurunda değil. Trafikte de benzer durumlar sıkça yaşanıyor. Kültürel mi desem bilemedim. Şehre adapte olamamak diyenler var, kulağa mantıklı geliyor. Bir yandan da yurtdışına bakıyorum, yaşlı, sonradan gelen kişiler de bir şekilde uyum sağlamış. Hiç böyle şeyler yapmıyorlar.

Biraz alakasız ama aklıma BIM'de sık sık görünen bir durum geldi. Adamın önünde, çok fazla ürünü olmayan, sadece bir kişi var, ve kasa bölgesine gelir gelmez, başka kasa yok mu diyor. Sanki kasadan hemen geçip holding yönetecek.
0
mbond
(28.07.24)
(11)

miras sorusu

antheros
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekli
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekliyle bölünmesinde ısrar mı etmeliler?

edit: Bu arsayı bırakma mevzusunu babasından duyan kardeşler var. Daha ayrıntıya girersek bu arsanın üzerinde bir dükkan var ve bu dükkan senelerce bu arsa bırakılan kişi tarafından kardeşlerine herhangi bir bedel ödemeden kullanılıyor. Dükkan yıkılma aşamasında ve müteahhite verilmesi düşünülüyor. Kardeşlerden bu duruma razı olanlar da var olmayanlar da var.
0
antheros
(27.07.24)
Arsa bırakılan evlat olsam kabul etmez, kardeşlerimle paylaşırdım. Kardeşlerden biri olsam laf etmezdim muhtemelen. Öyle bir enayiyim. Bir kişi bile itiraz etse eşit dağıtılmalı. Çok vermek istiyorduysa sağken vermeliydi ki o bile geri döndürülebiliyor dava yolu ile.
0
Godless
(27.07.24)
babanın "şu arsa senin olsun" sözünün o kardeşten başka tanığı var mı yok mu o önemli. tanığı varsa ben isteğe uyulmalı derim.
0
beatbox yapan metalci
(27.07.24)
birincisi kanit var mi diye bakilir. yazili bir metin yoksa hukuken zaten esit dagitilacak.

eger baska sahitler de varsa, yani baba herkesin yaninda bunu demisse arsanin diger mallar icinde ne kadar %'lik degere sahip oldugu onemli.

yani toplam yekunun %5'i falansa cok dert degil. ama %30'unu kapliyorsa o zaman sorun. kimse yedirmez onu.
0
antikadimag
(27.07.24)
Aile içi iletişime, yaşananlara bağlı.
Kendi ailemde olsa bu söze uyardım ama benim ailemde böyle bir söz söylenmez. Söylense bile o zaman babamla bu durumu neden kabul edemediğimi anlatırım, o da bana neden böyle bir karar verdiğini anlatır ve sonuca bağlarız.

Böyle bir durumda bu söze uyan veya uymayan kardeşleri de ayıplamam. Her ailenin kendi içinde bambaşka olaylar yaşanmıştır, bambaşka dengeler vardır.
0
michael_knight
(27.07.24)
istediği kadar tanığı olsun yazılı, resmi bir belge yoksa sonuna kadar itiraz ederdim.
eğer bana bırakıldıysa zaten en başında yazılı bir belge almaya çalışırdım.
0
my fault
(27.07.24)
Yazılı resmî belgeye, eğer tanık varsa gerek yok. Adam ciddi ciddi vermiş işte hür iradesiyle. Bu o demek.

Herkes vicdanlı davranmalı tabii. Vicdanından şüphelenilen kardeş varsa hukuki yola başvurmak lazım.

Vicdan sorunu yoksa babanın vermesi önemli, onun dışında o kişiye mirastan başka pay kalıyorsa onu da vermek lazım âdil bir şekilde. Kalmıyorsa da kalanı diğer dört kardeş paylaşmalı, dükkanın kârından kardeşlere oay verilmeli, en azından şimdiye kadarki kullanım için.

Bence.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
kolaylıkla çözülsün.

bizim dayı da aynı şeyi iddia ediyor. annem de biliyormuş ama annem mevta.
vermiyoruz iki kardeş. biri verdi çoktan.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
bu tarafların kendi hür iradeleri ile almaları gereken bir karar. yazılı bir bağış olmaması bu durumu çetrefilli bir duruma getirmiş. ayrıca belirtilen arsanın tüm malvarlığına oranı nedir? örn; toplam servetin 200 milyon edeceğini varsayarsak, sadece o arsanın 50 milyon ve üzeri gibi rakam etmesi durumunda arsanın bağışlandığı varsayılan kardeşin toplam malvarlığı bir anda 80 milyona varır ki bu çok adil bir paylaşım olarak görünmez.

resmi olarak tüm işlemler yapılıp vergisi ödenerek tapuda da bağışlansa da saklı pay hakkının aşılmasından dolayı muvazalı bir duruma gelecektir ki bu da miras muvazaası talebiyle mahkeme tarafından bozulabilecektir.
0
phonex
(27.07.24)
O kardeşi diğerlerinden ayıran nedir? Hiçbir şey. Haklarını arasınlar.

Arsa bırakılan evlat ben olsam önce ben itiraz ederdim haksızlık bu diye.
0
pispinti
(27.07.24)
@phonex açıkçası tüm malvarlığına oranını tam olarak bilmiyorum ama öyle cüzi bir miktarı da değil.
0
🌸antheros
(28.07.24)
@antheros, dediğim gibi tarafların oturup konuşarak bir karar alması önemli. rahmetli babam bana tüm gayrimenkullerini devretmeyi teklif ettiğinde (öyle ahım şahım bir şey değildi. ata toprağında 10 kadar dedesinden kalma 50de 1 pay tarla hisseleri vardı.) kabul etmedim. çünkü medeni kanun bu konularda gayet net. babamın vefatından sonra kardeşimle anlaşıp (ikimizde bekarız) ikimizde annemizin üzerine devrettik. hâlâ olduğu gibi hisseler annemin üzerinde duruyor. durduğu yerde kıymeti arttı. kardeşimle pek anlaşıp görüşmesek de mirasçıların anlaşamadığı durumlarda ortak mal yok pahasına satılıyor. vazgeçilecek pay meblağ yüksekse bu çok adilane olacak bir durum olmaz. annem ve kızkardeşleri, küçük erkek kardeşleri yetim olarak doğduğu için ona, gerek dedeleri gerekse kendileri oldukça kıyak geçmişti. kendisi de ciddi yatırımlarla malını arttırsa da genç denilecek yaşta yıllar evvel vefat etti. şuna inanan biriyim miras mala, beddua ya da başkaca birinin hakkı giriyorsa kalan kişiye pek hayır etmiyor.

özetle; tarafların hür iradesine bağlı bir durum.
0
phonex
(28.07.24)
(18)

Hangi Osmanlı padişahısınız?

sekizdokuzon
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi,
Ben sanırım 1. Mustafa'yım. Osmanlı hanedanının sonu gelmesin diye kardeşi tarafından öldürülmeyip sarayda bir kafese kapatılmış, gün yüzü görmemiş. Orada delirmiş, ilk kez tahta çıktığında 96 gün saltanat sürmüş. O esnada ne bir cariyeye bakmış ne bir reform ya da çıkartma yapmış. "Lan bu deli mi, ermiş mi?" diye milletin kafasını karıştırmış. Tahttan indirip Genç Osman'ı geçirmişler, bunu tekrar kafese yollamışlar. Genç Osman dört sene sonra çok afedersiniz hayaları sıkılmak suretiyle feci şekilde öldürülünce kimseyi bulamayıp yine bunu çıkarmışlar tahta, bir yıl sonra tekrar indirmisler. Çok yazık bir karakter.

Siz kim olurdunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
3. Selim'im, çok güzel bestelerim var ama bir o kadar da Fatih Sultan Mehmet'im, saçma sapan gevşekliğe gelemem.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Fatih gevşekliğe gelirdi aslında.
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Gevşekliğe gelmeyen yönü çoktu, ki kendisi de gayet ciddi ve müthiş eğitimlerle yetiştirilmiştir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Eğitim şart tabii. Ama akşama kadar hokkabazlarla takılan, zamanının ötesinde bir zihne sahip insandan ben el şakası beklerim. Gemileri karadan yürütmek başlı başına büyük bir trollük değilse nedir?
0
🌸sekizdokuzon
(27.07.24)
Hokkabazlarla takılan Fatih değil, yanlışın var
0
muhayyer divan
(27.07.24)
cem sultan yazacaktım :,)
0
deartheodosia
(27.07.24)
Sultan 3. Murat
Hem derviş hem padişah hem de müzisyen (bestesi var.

Gerçi padişahların hepsi seyri süluk görüyorlar ama 3. Murat’ı seviyorum
0
füt
(27.07.24)
@muhayyer divan,’ı okumamıştım:) şimdi gördüm selam ederim
0
füt
(27.07.24)
@füt

Selamlar sevgiler efendim :)
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Powerlifting yaptığı için 4. Murat olabilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.07.24)
Fatih oldugunu dusunmek istiyor insan tabi.

Biraz Koca Murad (dunya islerinden elini etegini cekip maneviyata yonelme istegi) ve 1. Mahmut (istanbul'u kutuphanelerle donatan kambur, aslinda cok is yapmasina ragmen degeri bilinmeyen padisah) var.
0
antikadimag
(27.07.24)
Pek padişahlık karakterim yok, ben padişah olsam yeniçeri beni devirirdi.
0
akhenaten
(27.07.24)
akhenaten +1
illa birini seçmem gerekiyorsa saraydan hiç çıkmayan bir padişah vardı kesin o olurum ben.

Üçüncü Osmanmış.
0
mutekebbir
(27.07.24)
II. Mahmut
Yavuz
0
gabe h coud
(27.07.24)
Şu zamanda ahtiyacımız olan temel şeylerden biri adalet.
O nedenle aklıma 4. Murat geliyor.

Kendisine bakıyorum da dönemine çok uygun düşmüş ve devlet için zorla da olsa gerekenleri yapmış.
Anadolu'dan İran'a sefere giderken bile halkın huzurunu kaçıranların anında cezasını vermiş.

Meselede haksız olduğu halde kasten birini öldürmek bu zamanda normal bir hal almış maalesef.
Böyle olmamalı.
0
diyecevaplandı
(28.07.24)
ii. mahmut.

arapların çok olduğu bir yerde yaşıyorum. anladınız siz onu.
ama mora katliamında hiçbir şey yapmadığı için çok kızgınım kendisine.
0
titanyum22
(28.07.24)
üçüncü osman
zaytung.com
0
abelardo
(28.07.24)
bi soruya daha böyle bir cevap vermiştim, padişah değilim bence ama ben tam bir pargalıyım. en tepede kelle koltukta geziyorum.
0
Hallegadola
(29.07.24)
(12)

Nelere Özlem Duyuyorsunuz?

rock n roll
Sözlükte " özlenen hissiyatlar" diye bir başlık görünce aklıma geldi. Sizinkiler ne?
Sözlükte " özlenen hissiyatlar" diye bir başlık görünce aklıma geldi. Sizinkiler ne?
0
rock n roll
(27.07.24)
Paraya. Para aseriyorum.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
3 ay yaz tatili. denizli bir sehirde oturdugum icin yaz demek deniz demekti.
ilkokulda arkadaslarla semsiyemizle deniz kenarina gider otururduk. öyle havlumuzun üzerine yatardik. beach'te oturmak falan aklimiza gelmeyi birak, özenmezdik bile.

bunu özlüyorum. ama sen sorunca :D yoksa aklima gelmiyor.
0
sonsuz
(27.07.24)
Geçmişte insanlar birbirlerinden taciz tecavüz dolandırma gibi büyük suçları bu kadar çok beklemezdi, güven ortamı şimdikine göre çok daha sağlamdı. O güven atmosferini özlüyorum.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Huzura.
Sakinliğe.
Gençliğe.
Hesap kitap yapmadan canımın istediği kadar içebilmeye.
Menüyü kontrol etmeden biramızın yanına aperatif söyleyebilmeye.
0
mutekebbir
(27.07.24)
Plansızlığı özledim
0
mirty
(27.07.24)
İnönü stadına.
0
numlock
(27.07.24)
sonbahar aksam ustu, hafif bi soba kokusu. sokakta top oynayan cocuklar
0
foster
(27.07.24)
Annemi özlüyorum. Tek özlemim kendisi.
0
füt
(27.07.24)
Çocukluğumdaki kış aylarını özlüyorum. Farklı olan neydi bilmiyorum ama o zamanlar giydiğim giysinin kumaşı bile farklı kokuyordu. Her şeyden çok daha farklı bir tat alıyordum. Hayatım dolu dolu hissettiriyordu. Şimdi o hissi bir anlık yaşıyorum bazen, baya özletiyor o günleri.
0
akhenaten
(27.07.24)
Lisedeki bir şeyler yapmak zorunda olmama halimi özlüyorum. Sonrası hep ders çalış, evde çalış, işte çalış, bir yerden para bulmaya çalış, şunu bunu mutlu etmeye çalış gibi mecburi meşguliyetlerle geçti.
0
morca
(27.07.24)
termal otel ve hamam. haziranda gittim çünkü im a hammam enthusiast. yine gitmek istiyorum tansiyonum düşer bayılır kalırım diye korkuyorum gidemiyorum.
0
titanyum22
(28.07.24)
top oynamaya, bisiklet sürmeye, saklambaç oynamaya.
çocukken günde minimum 6 saat bisiklet üstünde geçerdi, her gün mahallede maç yapardık.
şimdi en son ne zaman ayağıma top değdi hatırlamıyorum, en son bisiklete 5 sene önce falan bindim.
0
rentts
(28.07.24)
(7)

Strauss nasıl okunur?

Mirabel
Çok önemli bir mesele değil ama geçen gün okuduğum bir kitapla ilgili bişey anlatıyordum. Claude levi strauss un adı geçiyordu. Ve levi stros dedim. Kulağımda öyle kalmış geçmişte. Akademisyen arkadaş durdurup yalnız o stros değil şıtraus dedi. Ben de ok dedim.Doğrusu nedir?Ek: 5 kişilik ortamda 2 a
Çok önemli bir mesele değil ama geçen gün okuduğum bir kitapla ilgili bişey anlatıyordum.
Claude levi strauss un adı geçiyordu. Ve levi stros dedim. Kulağımda öyle kalmış geçmişte. Akademisyen arkadaş durdurup yalnız o stros değil şıtraus dedi. Ben de ok dedim.
Doğrusu nedir?
Ek: 5 kişilik ortamda 2 akademisyen vardı. Diğeri bişey demedi.
0
Mirabel
(27.07.24)
bu jung’a yang / yung deme meselesi gibi. ikisi de doğru :p

youglish.com burada videolarda görülebilir. isteyen istediği gibi söylesin, düzeltenlere ok diyorum ben de.
0
deartheodosia
(27.07.24)
kobuzchu kiz
(27.07.24)
Jung'un Yung, strauss'un da ştraus okunduğunu biliyorum, yani benim kulağım hem bu telaffuzlarla dolu.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
valla ben de eskiden şıtraus diyordum cunku almanca bir kelime aslinda ama adam fransiz ve orada stros diyorlar. o yuzden ben artik stros diyorum.

insanlarin ismini ana dillerinde soylememiz gerek diye dusunuyorum.
0
antikadimag
(27.07.24)
@antikadimag

Stros şeklinde hiç duymadım mesela, en yakınlarımızdan biri anadlili gibi Fransızca bilir üstelik.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Şthaus okunuyormuş Almanca çevirisinde. Fransızca filan da değilmiş. Trollük yapınca galiba ruhsal doyum yaşıyorsun @antikadimag
0
muhayyer divan
(27.07.24)
@muhayyer divan; adam fransiz dostum.
www.youtube.com

videodaki arkadas anadili gibi fransizca bilen yakininizla konusmak istedigini soyledi.
0
antikadimag
(27.07.24)
(11)

Android chrome'a adblock nasıl ekleyeceğiz

muhayyer divan
SelamDuyuru'yu telefondan takip etmek bir suç ise evet suçluyum ve bu suçumu kafama her estiği şekilde devam ettiricem. Bunun için de bana çok sağlam reklam engelleyici lazım. Nasıl yapılıyor bu??
Selam

Duyuru'yu telefondan takip etmek bir suç ise evet suçluyum ve bu suçumu kafama her estiği şekilde devam ettiricem. Bunun için de bana çok sağlam reklam engelleyici lazım. Nasıl yapılıyor bu??
0
muhayyer divan
(27.07.24)
En rahatı telefon ayarlarından dns i aratıp
dns.adguard.com
Yazmak
0
kisa
(27.07.24)
Anlayamadım, biraz daha ayrıntılı anlatır mısınız
0
🌸muhayyer divan
(27.07.24)
Tabi
Chrome ile hiç işimiz yok.
Telefonun ayarlar menüsü var ya
Orada arama kısmına dns yazın
Ya da
Ayarlar bağlantılar diğer ayarlar kısmından dns i bulun
Orada özel dns i seçip adrese
dns.adguard.com
Yazin
0
kisa
(27.07.24)
Olmazsa telefonun marka modeli nedir söylerseniz On göre baklım
0
kisa
(27.07.24)
Galiba oldu :) teşekkürler
0
🌸muhayyer divan
(27.07.24)
Olmadı, yine taciz ediyor reklam çıkışları
0
🌸muhayyer divan
(27.07.24)
Chrome yerine Firefox kullanırsanız ublock origin gayet güzel çalışıyor. Menüden extensions>extensions manager'da arayıp ekleyince oluyor.
0
kobuzchu kiz
(27.07.24)
ben huzuru firefox da buldum, ublock bebek gibi çalışıyor.
0
kimlanbu
(27.07.24)
DNS girdikten sonra Chrome uygulamasının önbelleğini temizleyin yoksa halihazirda yüklenen reklamlar görünmeye devam ediyor.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(27.07.24)
brave kullan, uğraşma hiç bunlarla.
0
adivar
(27.07.24)
Yandex alpha
0
lapaz
(27.07.24)
(11)

doğum günü kutlama paradoksu

semaforo de medianoche
doğum günü için beklentilere giren biri değilimdir normalde. şimdi yaklaşık 10 aydır falan yakınlaştığım bir arkadaş grubum var iş yerinden. önden şunu da belirteyim gruptaki tek erkek benim 3 de kız arkadaş var. bu gruptan biri için 3-4 ay önce doğum günü yemeği düzenlendi yenildi içildi eğlenildi.
doğum günü için beklentilere giren biri değilimdir normalde. şimdi yaklaşık 10 aydır falan yakınlaştığım bir arkadaş grubum var iş yerinden. önden şunu da belirteyim gruptaki tek erkek benim 3 de kız arkadaş var. bu gruptan biri için 3-4 ay önce doğum günü yemeği düzenlendi yenildi içildi eğlenildi. benim doğum günüm de 23 temmuz, grupta başka bir arkadaşın da 27 temmuz x diyelim bu arkadaşa. böyle olunca ben herhalde ikimize ortak bir organizasyon ayarlanır zamanı gelince diye düşünmüştüm o zamandan. özel bir beklenti değil bu da yani madem böyle bir şey yapılıyor grupta aynısı herkese yapılır herhalde. hem de 2 doğum günü üst üste olduğundan 1 taşla 2 kuş vurulur daha rahat olur millete de dedim. neyse iş yerinde görüştük kutladılar doğum günümü, ofise pasta masta söylendi ama bir organizasyondan bahseden olmadı. bu arada 3 ay önce kutladık dediğim arkadaşın da dışarda yemeği ayrıydı ofiste pastası ayrıydı (bence ikisine birlikte hiç gerek yok o ayrı). ben de x'le konuştum onun bildiği bir şey var mı diye, bir de zaten grupta en yakın olduğum kişi x ayrı bir samimiyetim var onunla. o da baya şaşırmıştı duruma, üzgündü. olmadı biz ayrıca bir şey yapalım falan dedi garip geldi diğerlerinin tavırları ikimize de.

şimdi bunların üstüne birkaç saat önce yani cuma akşamı haftaya x için doğum günü yemeği yapalım diye bir mesaj geldi bana. 3 ay önce doğana yemek ayarlanıp şu an o topa girilmemesini de aklamıştım ben aslında kendi içimde. demek ki o zaman öyle bir moddaydı millet bu sıra değiller falan dedim kendi kendime. bir de o zamanlar iş dışında da sık görüşüyorduk gecelere kadar oturuyorduk son 3 aydır ofis dışında çok nadir görüşüyoruz. o da gruptaki bizi organize eden arkadaşın ilişkiye başlamasından kaynaklı aslında. ama şimdi ben bu duruma acayip fitil oldum yani aralarında 4 gün olan 2 kişiden 1'i için yemek verilip diğerine kutlayıp geçmek hakaret gibi bir şey. en başta dediğim gibi doğum günü hiç önemli değil benim için gerçekten de bu hareketin beni pek sallamamak gibi bir karşılığı olması canımı sıkan şey. bana sürpriz mi yapılmaya çalışılıyor diycem ama sürpriz niyeti olsa hiç söylenmezdi x'e doğum günü yemeği yapalım diye. ayrıca zaten bir yerde yemeğe gidilecek nihayetinde en geç 1 gün öncesinde söylemen lazım durumu, sürprizlik bir şey olmuyor bir yere gitmeli organizasyonda. öğlen atılan mesaja cevap veresim gelmedi hala mevzuyu anlamlandıramadğım için.

benim aslında napacağım belli ama sizin yorumunuz ne bu duruma ve siz somut bir karşılık verir miydiniz onu merak ettim? benim tepkim ve davranışlarım çoğunluktan çok mu farklı kaçıyor onu merak ediyorum aslında. ben gene 27'sini beklerim diye düşünüyorum tepki vermek için. saçma da olsa bir sürpriz ihtimali var hala ama ondan sonra duruma göre bakarım. bakarımdan kastım şöyle normalde insanlara küsen veya trip atan biri değilim normalde. sadece kırıldığım, canımı sıkan davranışları olursa birinin o kişinin o özelliğini not alır ona göre davranırım ben de. mesela yalanını mı yakaladım güvenmem bir daha ya da beni ekmeye mi çalıştı hiçbir yere çağırmam bir daha ama grupça görüşünce o kişiyle eskisi gibi goygoyumu yapmaya devam ederim aynı şekil. burada da arkadaşların 27'sindeki tavırlarına göre ilişkimi şekillendiririm. yüzlerine gülmeye devam ederim ama bende pek değerleri kalmaz.
0
semaforo de medianoche
(27.07.24)
1. "Ağaca dayanma kurur, duvara dayanma çöker, insana dayanma ölür, Tanrıya dayan O ne kurur ne çöker ne de ölür" derler. Keşke sıfır beklentiye yaşayabilen insanlar olabilsek... Ama adalet de olsa illa ki bir beklentimiz oluyor işte, olmak da zorunda çünkü burası dünya, burada hayat Cennet hayatı değil. Onun için adalet beklentisini, kendimiz âdil insanlarsak gayet de olağan ve makul buluyorum.

27'sinde olup bitenlere göre değerlendiririm ben de. Ama beklediğim adaleti görememişsem gülerek ve daannn diye "eee benim için doğum günü yemeğini ne zaman organize edeceksiniz bakalım, hediyelerinizi merak ediyorum" diyebilirim. Aslında hediyeleri hiç katmam işin içine, benim doğum günümü kutlamayı ne zaman düşünüyorsunuz diye sorarım ama.

Şahsen benim adalet duygum vardır, içgüdüsel bir adalet titizliğim vardır. Bunu sağlamayan insanlar gözümde değerlerinden epey kaybederler. Seni haklı buluyorum ve diğer arkadaşlarını da gevşek buluyorum, özür dilerim. Hepsini gevşek buluyorum, x dahil.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
Arada kaynamış olabilir bir şekilde. Büyük tepkiler vermeye gerek yok ama şakayla karışık hatırlatılır sebebi öğrenilebilir. Bilinçli şekilde bunu yapmaları için senden nefret ediyo olmaları lazım çünkü
0
abuzer
(27.07.24)
Unutmuş olabilirler ya çok takılmayın bence.
Bende de eskiden vardı böyle şeyler benim doğum günümü kutlamayan insanınkini ben de kutlamazdım. Bir yıl o kadar yoğundum ki kendi doğum günümü unuttum :)
O günden sonra bıraktım artık bunları.

Bilmiyorlardır belki direkt bir tepki olsa ne bileyim davet edilmezdin en basiti.
Ben olsam söylerdim tripli değil de şaka yaparak araya beni de sıkıştırın derdim:):)
0
mutekebbir
(27.07.24)
"Takılmayın olur öyle" vs. diyenlere katılmıyorum. Ortada bir çifte standart var, o yüzden de böyle hissetmekte haklısınız.
0
crinix
(27.07.24)
Beklentiye girmeniz normal. Eğer doğum gününe bu denli önem verilen bir ekipseniz size ne yapacakları turnüsol görevi görür. Hafif sitemle sebebini sorardım ben. Bundan sonra sizin hayatınızda gerçekleşecek önemli şeylere de benzer kayıtsızlık ve ayıp olmasın yaa tarzı tepkilerle karşılık verebilirler.
0
black holes in the sky
(27.07.24)
3 kadın 1 erkek demişsiniz. Benim de iş yerimde 2 kadın 1 erkek böyle bir grubumuz var ve bazen erkek olanı sallamıyoruz. Çünkü böyle şeylerden sıkılır, istemez gibi geliyor. Erkeklerin kadınlardan daha az duygusal/beklentisiz olduğu kalıbı hepimizin davranışlarına işlemiş, toplumsal cinsiyet rollerini kanıksamışız hepimiz. En güzeli açık açık sorup rahatsızlığınızı dile getirmek. Zihin okuyamıyoruz maalesef.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
yanıtları okumadım ama erkek olduğunuz içindir. kadınlar böyle şeylere daha çok önem veriyor, erkeklerinki sallanmıyor. söyleyin benimkini niye atladınız diye, bunda bi şey yok.
0
deartheodosia
(27.07.24)
toplu cevap: kızların arasında daha farklı bir iletişim var tabi ve evet ben her şeyi onlar kadar takmıyorum bu tarz konularda ama bu kızı erkeği olan bir şey değil bence. yani x'e, y'ye, z'ye yemek verelim semaforo'yu salla gitsin durumuna takılmayacak bir insan var mı cinsiyetten bağımsız olarak sanmıyorum. hani başka planlarım olduğundan bahsederim dg için o zaman olabilir ama öyle bir şey de yok hatta onlarla takılıcaz nasıl olsa diye başkalarını geçiştirdim tam tersi. bir de dediğim gibi x'le birlikte kutlanabilecekken sadece onunkini kutlayıp benimkini es geçmek garip olucak biraz. unutulacak bir şey de değil çünkü kutladılar zaten ofiste. konuşucam tabi bu konuyu en kötü şakayla karışık falan söylerim bir şeyler muhakkak ama x dışındakilerin çok da rahatsız olacağını sanmıyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.07.24)
Xle bu durum hakkında dertleşmişsiniz. O yüzden sanırım ona yemek yiyelim dediklerinde, sadece benim değil semaforonunki de kutlayalım der, demeli. Yerinizde olsam ben de bozulurdum.
0
asteriks
(27.07.24)
geçmiş yaş günün kutlu olsun!!!

insan insanın kurdudur. ilk yapıldığı için ücret fazla gelmiştir. ayrıca 3 ay önceki fiyatlar arasında da fark arttı. susmayı tercih etmişlerdir.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
kızlarıınn arasındaaa kıvırcııık lahanaaa.
abi ne işin var üç kadının arasında, öyle arkadaş grubu mu olur allasen. drag falan değilsen sal gitsin, muhtemelen onlar da senin salmanı bekliyorlar ondan böyle göz göre göre öküzlük yapmışlar. 27si geçti naptın merak ettim bu arada :))
0
titanyum22
(28.07.24)
(24)

"Anı yaşayalım"cı erkekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

morca
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.- Akışta kalalım, günü yakalayalım.Ve benzeri cümleler kuran erkekler...Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sev
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.
- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.
- Akışta kalalım, günü yakalayalım.

Ve benzeri cümleler kuran erkekler...

Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sevişelim ama sonra yokum ben. Tekrar seninle anda kalasım gelirse yine bir yoklarım seni, sonra yine kaybolurum."?

Bunların ekseriyetle kaşı gözü da ayrı oynar, hep bir aşırı elli kollu konuşurlar. Genelde keten ve salaş giyinirler. Şarap severler. Ağızları iyi laf yapar, çok konuşurlar. Yatmaya çalıştıkları kadınlara bile sıklıkla ağğbiee, brocum diye hitap ederler. Her zaman bakımlı, çekici erkeklerdir. Neredeyse tamamı beyaz yakalıdır veya eğlence sektöründendir.

Ben bunları gördüm mü kaçıyorum doğrusu.

Hep mi bu kadar çoktu bunların sayıları ya da bana mı son dönemde bu denli çok denk gelmeye başladılar bilmiyorum.

Sizin düşünceleriniz ve tespitleriniz nedir bu erkek türü hakkında?
0
morca
(27.07.24)
olsa da yesek.
0
sonsuz
(27.07.24)
Issız Adam'ı izleyip tribe giriyorlar.
0
rock n roll
(27.07.24)
Sanki “al beni allll” diye yakasına yapışmışız gibi önyargılı insanlardan hoşlanmıyorum. Belki ben seni tek gecelik görüyorum hemen soyadına ortak olacakmışız gibi tavırlar çok itici. Bu tür erkekleri filtrelemek için üstsüz fotoğraf koymuş mu diye bakarım hep. Bedenini teşhir ediyorsa selamını almam. Ayrıca keten modası bitmeli artık.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
özel bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. genele yayacak bir vaka yok. münferit. uzak durmak bir tercih. insan olduklarını geri plana atmadan. kendi hayatlarını kendi tercihlerini yaşıyorlar. bize düşmez madem uzak da duruyoruz.
0
gabe h coud
(27.07.24)
Böyle biri karşıma çıksa sıkılana kadar takılırım aslında nolcak. Daha iyi bir alternatif olursa da tekmelerdim.
0
rock n roll
(27.07.24)
evlenebilecek birini bulana kadar veya abayı çok fena yakana kadar öyle söylenir evet ne diye başa bela alsınlar ki? zaten işinde gücündesin, arkadaş çevren var. geriye cinsel ihtiyaçlar kalıyor. onun için de neden tek bir kadını uzunca hayatına alıp kendi sıkıntılarını dedikodularını aile meselelerini, mesajlarını, hesap sormalarını falan lanetlenmiş gibi sürekli dinleyesin ki? ihtiyacını görene kadar idare et sonra güle güle.

eskiden kadınlar bu kadar kolay ulaşılabilir değildi kıymetliydi. ama artık çok zor değil. o yüzden ciddi bişey olmadıktan sonra kimse sorumluluk almak istemiyor.

Edit: o adamların gözünden işin mantığını anlattım, ben hayatımda hiç böyle takılmadım, savunmuyorum da. mesajlarda sövmeyin :D hep uzun ilişki insanı oldum daha huzurlu geliyor. ama bunu istemeyenleri de anlayabiliyorum.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
bence bunlarda aşiri iletişim sorunu ve asiri imla hatasi oluyo mi mi bile ayirmayabilir eglence sektorundeki :d bana hpvli geldikleri icin topukluyorum
0
ala09
(27.07.24)
Slutshaming varyasyonu dönüyor yalnız.
Anı yaşamaya çalışan ama "*mcı" olmayan bir erkek olarak soruyu ve cevapları ofansif buldum. Bahsettiğin profilin üst kümesi bu *mcılık. Aşık taklidi yapmaya çalışmadığı için tebrik etmek lazım halbuki. Açıkça söylüyor ne istemediğini, uymuyorsa tercih meselesi diyip geçmek lazım.
0
Bruce
(27.07.24)
Sizin bahsettiğiniz kişiler aynı olmayabilir de, saydığınız maddelerdeki şeyleri ben söylüyorum.

Ama farklı ve tüm olayı değiştiren bir ayrıntı var ki, ilk maddeye o yazılmalı, o da şu: "evlenme garantisi verecek birini arıyorum ama bunu da kendime itiraf edemiyorum, bu durum da daha "özgür" kişileri kendi ilişki plan ve beklentime uydurma çabasına dönüşüyor. Açıkça ilişki anlayışı ve beklentilerini dile getirenleri de sırf bana uymadığı için yaftaliyorum."

Belki sizin orneklediginiz durum farklıdır bilemiyorum, ama böyle de bir şey var. Sanırım bu da, yatamadigi ya da reddeden kadının arkasından "kötü kadin" lafı dolastirmanin kadın versiyonu.

Genellememek gerek bence. Hep aynı kişiler denk geliyorsa ya siz de aynı şeyleri yapıyorsunuzdur da bu sonuca variyorsunuzdur, ya da böyle kişilerle denk gelme ihtimalinin daha çok olduğu yerlerde takiliyorsunuzdur.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Hepsi aağğğbieee brocum demez, kibar olanları da var. Bir de nerdeyse hepsi her şeyi keyifle yapar, her dakika keyif peşindedir. Hepsi eğlence sektöründen değildir çok acayip tipler de gördüm ben, fakat yavşak oldukları kesin.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
@ananiyimioguz tam seni çok fena haşlamaya geliyordum ki notunu gördüm. Yırttın :)

@rock n roll lütfen o tekmeyi çivili botlarla koyar mısın rica ediyorum, çok canım çekti :)

@encokbenisevinnolur

Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
anı yaşamanın erkeğe bir zararı yok ama kadın için -eger kendi de anı yaşayalımcı değilse- zaman kaybı. ruhunu ve bedenini boşuna yıpratma durumu.
0
tabudeviren
(27.07.24)
Her fırsatta cinsellik konuşmayı özgürlük sanırlar. Cinselliğini alsan geriye pek bir şeyleri kalmaz, sohbet konusu bulamazlar.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Genelde dövüyorum onları.
0
numlock
(27.07.24)
bunu iki taraf da yapiyor da erkeklerin bir kismi biraz saf oldugu icin direkt soyluyor ki aslinda bu bu isin en durustcesi. meali ben iyisini bulana kadar kenarda kal.

kadinlarin bunu yargilamasi cok komik cunku onlarin da bir kismi kismi birebir aynisini yapip asiri sogukkanli oluyor bu konularda ve sonucta "yapmamis" oluyorlar. belli seviyede iliski yasamis herkes bunu bilir.

yine ignorance is bliss deyip gecmek lazim.
0
bohr atom modeli
(27.07.24)
Dürüst buluyorum, aşık taklidi yapmıyor, ileriye dönük sahte vaatlerde bulunmuyor, ne istiyorsa onu söylüyor kadın/erkek istediği gibi cinsellik yaşamak isteyen insanlara bir karakter çizerek gizli bir ahlakçılık yapmak daha kötü kokuyor bence

@muhayyer
Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir."

Bu kesinlikle doğru, herkes istediği bir ilişki şeklini açıkça arayabilir talep edebilir, beğendiğimiz kişilerin ilişki istekleri bizimkiyle örtüşmüyorsa kendi beklentilerini ahlaki olarak daha üste konumlandırıp genellemelerde bulunmak doğru değil

Yapılacak tek şey - seni beğendim ama beklentilerimiz örtüşmüyor kendine iyi bak deyip başka yollara gitmek
0
grimavi
(27.07.24)
@muhayyer: Ben açıkça soylemeyeni kastederek yazdım onları, başlığın diliyle "anı yasayalim"ci bir ilişki kurup, arkaplanda "ben bunu evlenmeye ikna ederim" oyunu oynanması. Oylesi, sonra mağdura yatıp erkekleri kötülüyor. İşte önceki cevapta dediğim gibi, erkeklerin ilişki beklentisine uymayan kadınların arkasından pis laflar etmesinin; kadın versiyonu da bu.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
kırmızı kart.

potansitel std aktarımcıları.
"ben kondom takmam canım" da diyor bunlar. gecenin 2'sinde markete gönderirsin terli terli. gelince de istemez, yatar uyursun. yapmazsan küserim.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
Bazi psikologlar gore erkekler cok esli. O yuzden dogalarini yansitiyolar. Dogal adamlar
0
lapaz
(27.07.24)
1 dakika harcamaya değmez bence. tek derdin sevişip atmaksa ve hastalık kapma korkun yoksa mükemmel tercihler (bakımlı, çekici, rahat, ağzı iyi laf yapar vb dediğiniz gibi). gerçi sevişip atmak için de mükemmel tercih değiller ya sevişirken insanın aklının ucundan zerre umursanmadığının geçmesi de hoş değil, ben icraatime bakar gram umursamam denilirse mükemmel tercihler. geriye kalan tüm kadınlar ruh sağlığı ve bütünlüğü için uzak durmalı.
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
dümenden aşık numaraları ayağı

hpvliler +1
0
Hallegadola
(29.07.24)
ikinci bulusmada evlilik muhabbeti acan kadinlara karsi bir savunma mekanizmasi bu. ki dogrusu ve daha dogali bu.
0
baldur2
(29.07.24)
ben burada ciddi ciddi bunlarin cinsel hastalik tasidiklarini iddia edenlere hayranim bir de. uzaktan hastalik tanisi koyuyor adamlar helal olsun.

soruna cevap: onlarin seviyesinde degilsindir belki. onlarin seviyesinde olsan ciddi dusunebilirlerdi. bu da bir ihtimal.

soruna bir diger cevap: you are what you attract. hep bu kisiler sana denk geliyorsa artik kendini sorgulama vakti gelmistir.
0
baldur2
(29.07.24)
@grimavi +1

Televizyonda hoşuna gitmeyen bir şey gördüğünde cimere şikayet etmek ya da twitter'da ahlak bekçiliği yapıp ahlakımız edebimiz bozulüyür diye yaygara yapmaktan bir farkı yok şunun. Beğenmiyorsan izleme kardeşim, kanalı değiştir gitsin?

Adam ya da duruma göre kadın ilişki anlayışını, niyetini açıkça ortaya koymuş, saklamamış. Bu sana uymuyorsa bu filmi izleme? Asıl yavşaklık, niyetini gizleyerek rol yapmak ve olmadığı biri gibi davranmak. Bu yüzden bize göre olmayan, beğenmediğimiz şeylere hakaret edip aşağılamak, onları niye bizim istediğimiz gibi davranmıyorlar diye suçlamak yerine kendimize göre olanın, içimize sinenin peşinden gitmek, enerji harcamak sizce de daha anlamlı değil mi?
0
thracia
(29.07.24)
(9)

Dini bir soru (Adem ve şeytan)

dedeminhirkasi
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. (Araf, 19)”Şimdi hz adem ve Havva cennetteyken böyle bir yasak geliyor fakat şeytanın vesvesesiyle elmadan yiyor ve cennetten kovuluyorlar..Benim kafama takılan cennette şeytanın
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. (Araf, 19)”

Şimdi hz adem ve Havva cennetteyken böyle bir yasak geliyor fakat şeytanın vesvesesiyle elmadan yiyor ve cennetten kovuluyorlar..
Benim kafama takılan cennette şeytanın ne işi var. Şeytan cennetteki birisine nasıl telkinde bulunuyor ve yasak olan şey cennette nasıl gerçekleşiyor.

Hani cennette ebedi duruluyordu, fakat burada bir cikartilmadi var. Nedir bunun aslı astarı. Teşekkürler.
0
dedeminhirkasi
(26.07.24)
Hz. Adem'e cennette ebedi kalınacağına dair herhangi bir söz verilmiş değil. O söz Müslümanlara öldükten sonra veriliyor.
0
hukan
(26.07.24)
Cennet hiçbir zaman "dünya hayatı"nın öncesinde ebedî kalınacak yer olarak söylenmiyor. Ancak dünya hayatından sonra, hak edildi ise ebedî kalınacak deniyor.

Kuran'da cennettekilerle cehennemdeklerin konuşmaları da var ayrıca. Öldükten sonra cehennemden çıkıp cennete giriş var ama hak edildi ise cennetten çıkış yok. Ama yaşamdan öncesi için böyle bir vaat yok.
0
muhayyer divan
(26.07.24)
Dini metinler anakroniktir, daha doğrusu böyle ele alınıyor. Tarihsel siralama yapmaya çalışmak hem beyhude hem de ne denildiğini temas etmeyi zorlaştırır.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Bu kısım Eski Ahit'te biraz daha farklı işleniyor; öncelikle yanlış hatırlamıyorusam Eski Ahit'te direkt Cennet diye bir şey yok, hatta sanırım ölümden sonra hayata dair bile pek atıf yok. Adem ile Havva'nın ilk bulundukları yer, Garden of Eden, Dünya'da.

Burada tanrı, Adem ile Havva'ya "Bilgelik Ağacı" hariç her şeyin meyvesini yiyebileceklerini, ondan yerlerde öleceklerini söylüyor. Yılan (serpent) Havva ile konuşup o ağaçtan yerlerse ölmeyeceklerini, tam tersine tanrı gibi olup iyiyi ve kötüyü anlayacaklarını söylüyor. Bu noktada Adem ile Havva meyveyi yiyip kendi çıplaklıklarının farkına varıyorlar (Bir nevi yılan doğruyu söylüyor aslında ve meşhur incir yaprağı hikayesi buradan çıkıyor sanırım), utançlarından tanrıdan saklanırken tanrı gelip meyveyi yediklerini anlayıp kızıyor ve yılan da dahil hepsine cezalar veriyor ve bahçesinden kovuyor.
0
salihdt
(27.07.24)
Bana da elmanin orada yasak olup dünyada caiz olmasi tuhaf geliyor.Domuz ve içki gibi haram edilebilirdi bu hikayenin devami olarak
0
essoist
(27.07.24)
şeytan da bir melek zaten en başta. sorun adem ve havva’nın yaratılmasından sonra başlıyor, tüm melekler secde ederken şeytan etmiyor ve adem ve havva’yı da yoldan çıkartmaya çalışıyor. islam inancına göre böyle.
0
deartheodosia
(27.07.24)
"cennette şeytanın ne işi var."
Şeytan içimizdedir hocam.
Mücadelemiz kendi nefsimizle, elma, armut bunlar metafor, hikaye.
Uzak durulması gereken şey şehvetti ve durulamadı.
0
mutekebbir
(27.07.24)
Soruya cevap değil ama oradaki elma veya hurma işte ne ise o bir metafor değil miydi yani aslında yasak olan şey seks değil miydi? Öyle bir şey kalmış aklımda.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
[Nebe 33] en sevdigim ayettir. Bir kafir olarak.
0
Zetnikov
(27.07.24)
(3)

Tatilde yeme içme

sanguine
3 hafta tatile cikicam, sadece deniz tatili. Vücudumdan genel olarak memnunum ama üzerine düşmedikce belirginleşen bir göbeğim var. Spor yapıyorum, tabi tatilde yuzmek dışında bir şey yapmayacağım. Şöyle de bir durum var daha iri olmak istediğim için kilo vermek de istemiyorum biliyorum çok çelişkil
3 hafta tatile cikicam, sadece deniz tatili. Vücudumdan genel olarak memnunum ama üzerine düşmedikce belirginleşen bir göbeğim var. Spor yapıyorum, tabi tatilde yuzmek dışında bir şey yapmayacağım. Şöyle de bir durum var daha iri olmak istediğim için kilo vermek de istemiyorum biliyorum çok çelişkili. Yani benim pek zayıflamadan göbeği kucultmem lazım. Bunun için tatilde nasıl beslenmeliyim?

-Alkolden uzak durucam, özellikle hiç bira içmemeyi düşünüyorum.
-ekmek normalde de yemiyorum, kahveyle tatliyla aram yok özellikle yazın hiç.
-meyve olarak bı karpuz yerim diye düşünüyorum. Kahvaltıda Nutella, reçel vb uzak duracagim
-oglen ve akşam da ev yemeği yapan yerlerde sebze agirlikli beslenmeyi düşünüyorum.

Işe yarar mı, spesifik olarak yap dediğiniz bir şey var mı. Günde 8-10 saat uyurum herhalde. 5-6 saat kumsalda geçer. Kalan zamanda da yemek, oraya oraya gitme, evde dinlenme. Her gün yarım saat ip atlayayim diyorum yanımda götürücem yıllar önce çok faydasını görmüştüm.
0
sanguine
(26.07.24)
Göbeğe kilo almayı Prof. Dr. Ayşegül Çoruhlu'dan dinlemek lazım, bir de Prof. Dr. Canan Karatay da bahsederdi. Onların tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmek lazım.

Göbeği eritmenin yolu sanırım insülin direncini dürtmeden beslenmekten geçiyor. Kahve zaten stres verir ve stres yağ toplar, gerek yok.

Meyvetle birlikte peynir yoğurt kefir türü bişeyler ye/iç. Meyve ile süt ürünü birbirini çok çok iyi dengeler, fakat meyveyi de ölçülü ye ki vücuda şeker yükü olmasın. Süt ürünü desteği de bir yere kadar çünkü.

3 öğün yeme 2 öğün ye ve acıktıkça ye. Her gün bir proteinin bir sağlıklı yağın mutlaka olsun, basit karbonhidratı da nispeten daha az tutarsan göbek gider bence.
0
muhayyer divan
(26.07.24)
Abi bak belki beklediğin cevap olmayacak ama olsun;
Senede tahminen 47-48 hafta calisiyorsun, geriye 4 haftan falan tatil.
Gerçekten rahatlaman gereken, keyfini cikarman gereken dönemi böyle mi gecirmek istiyorsun?
Bazen vücudun da biraz salmaya ihtiyaci var.
Keyfini çıkar yani, dikkat etmek istediğin şey varsa et ama tatilini de diyet yapıcam spor yapicam diye kendine işkence etme. Bugün herhangi bir insan sırf kalori sayarak rahatça haftada 0.75-1 kg verir.

Bolca uyu. Kitap oku, yüz, keyfini çıkar, rahatla. Döndüğünün ilk günü tekrar başla ne yapmak istersen.

Benim 13 yıllık spor hayatımda artık öğrendiğim budur, emin ol bunlari ben de düşündüm hep. Gerek yok.
0
logisticsmanager
(26.07.24)
Düşündüğün gibi bir sistem yok, göbeği küçültmek için atacağın her adım kolunun ya da kalçanın küçülmesine de neden olabilir, ayrıca 3 hafta yetersiz bir süre ama bahsettiğin şekilde beslenirsen bu kadar az kalori/karbonhidrat ve protein yokluğunda muhtemelen önce kaslardaki suyu atar bir miktar da kas kaybnı yaşarsın diye tahmin ediyorum, bu durumda göbeğin biraz daha belirgin olur ayrıca böyle işler tatilde olmaz tatilde her zaman aksama yaşarsın, ben bunu öğrendikten sonra tatilde %100 salmaya başladım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.07.24)
(18)

Kisinin memleketini sorup etiketi yapistirmak sizce dogru bisey mi?

Zetnikov
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlaraSimdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyorMisa A sehrinden gelenler genelde yalanciB sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldumCok az da belki h
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlara
Simdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyor
Misa A sehrinden gelenler genelde yalanci
B sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.

Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldum
Cok az da belki hemseri cikmak icin soruyordur belki

Memlekete gore etiketi yapistirir misiniz yorumlariniz nedir
0
Zetnikov
(25.07.24)
yapıştırmam. çünkü bolca istisnalar oluyor
0
jelly bear
(25.07.24)
Memleket çok sorarım ama etiket yapıştırmak için değil. Hatta insanların bu amaçla memleket sorduğunu çok yeni öğrendim ve üzüldüm ben de böyle mi anlaşılıyorum diye :')

Ben muhabbet olsun, gidip gördüğüm bi yerse muhabbetini yapmak; görmediğim bi yerse de orayla ilgili bi şeyler öğrenmek için soruyorum çünkü coğrafya, şehirler vs ilgi alanım yani severim bu muhabbetleri.

Ha bi de yüz hafızam çok kötü olduğu için tanıştığım insanları memleketine göre pinliyip kafamda tutuyorum :d


edit: mesela ilkokul/lisede öğretmeninin meslek sormasının altında yatan amaçları da yıllaaar sonra, üniversite okurken falan öğrenmiştim ve şok olmuştum. Benim için gayet masum bir soruydu ve her okul döneminde severdim yani yeni gelen öğretmenin tanışmak için sıradan sorduğu soruları. Çok saf bi çocuktum, bundan rahatsız olabilecek arkadaşlarım olduğunu da fark etmemiştim ki sosyoekonomik olarak kötü bir sınıfta okudum ilkokulda :(
0
nundu
(25.07.24)
Farklı bölgelerin farklı kültürleri var bu doğru, sonuçta bir yerde yetişen insan "büyük oranda" oranın hayata bakışını farkında olarak ya da olmayarak ediniyor. Ancak aynı şehirde bile bir mahalle diğerini tutmayabiliyor. Sosyal statü, kişisel değerler vs. gibi şeylerin de etkisi var kuşkusuz. O kadar istisna var ki "memleket fikir edinmek için etkilidir" demek yanlış geliyor bana.

Ancak bazı meslekler bazı şehirlerde yaygın, şehirlerin ötesinde o şehrin belli bir köyünde yaygın hatta; bu kadar daralabiliyor kapsam. Onun için bu tip mesleklerde böyle bir yanılgı oluşuyor bence. Adam "X'liler" şöyledir diyor ama halbuki X'liler diye tanıdığı herkes birbirinin köylüsü. Haliyle çok benziyorlar ve o meslek içerisinde X'li birisi denildiğinde az çok fikir oluşuyor.

Ben sormuyorum, özel bir hissasiyetim de yok :D sadece merak etmiyorum.
0
akhenaten
(25.07.24)
Aklıma 'Var Bunlar' dizisindeki şu diyalog geldi:

- arkadaşım, kardeşim bak uzatmayalım olur mu? tamam mı? yani ben adanalıyım sinirlenince çok iyi bir insan olamıyorum
- ben de izmitliyim, sanayileşiyorum. ne ki şimdi bu!?


Dünyanın her yerinde vardır bu indirgemecilik. Tabii ki sağlıklı değil ama yapıyoruz.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Etiket değil de az çok fikir sahibi olmak için öğrenmek isterim ama nerelisin diye sormam.

Örneğin çok belirgin bir olumsuzluk görmüyorsam üç şehrin insanına güvenirim.
0
hebanon
(25.07.24)
Bir de hayatımız boyunca onlarca kişiyle tanışıyoruz, çoğunu çok ayrıntılı tanımamıza, anlamamıza gerek yok. Öyle olunca da kaba bir sınıflandırma yapmak gerekiyor; cinsiyeti, memleketi, tuttuğu takım, burcu, boyu poşu vs. Genellikle insanla alakası olmayan izlenimler edinip sınıflandırıyoruz ama işte hayatımızı kolaylaştırıyor. Herkesi tanıyamaz, anlayamayız. İslevselse devam.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Olumlu anlamda yapıştırırım :)
0
gabe h coud
(25.07.24)
Yapıştırmıyorum ama nereli olduğunu sorarım, bir fikir edinmeyi severim. Bu insanları kafamda sınıflandırmak için değil içinde büyüdüğü kültür üzerinden karakter yapısını az çok anlamak için yaptığım bir şey. Ben de dahil istisnalar çok çıkıyor. Artık eskisi gibi kendi içine kapalı kültür nerdeyse kalmadı.
0
muhayyer divan
(25.07.24)
Ünivetsiteye kadar saçma bulurdum, üniversiteden sonra anladım ki haklılık ve doğruluk payı var maalesef. Tabi ki istisnalar var ve memleket insanı kötü de yapmaz ama belli tipik özelliklere sahip olunuyor.
0
black holes in the sky
(25.07.24)
Eğer mikro milliyetçilik yapıyorsa ya da anne-babası o memleketten ilgili kişi doğmadan yaklaşık 10 yıl önce ayrılmadıysa memleket üzerinden ön yargılı yaklaşmak çok büyük oranda tutuyor. Aksi halde doğru tespit ihtimali çok düşük. Her halükarda burç sorup genellemekten çok daha akıllıca bir hareket.

Ek bilgi: kimseye memleketini sormam.
0
nawar
(25.07.24)
Ben hiç bilmem ki nerenin insanı nasıldır.
Bir etiket yapıştıramayacağım için de sormam ve önemsemem.

Kafamda bazı cümleler var mesela;
Konya insanı çok kapalı dindardır.
Kayserili kesin pintidir...

Bunlar bana çok garip geliyor, bir karakter yapısını bir ille bağdaştırmak çok saçma bilmiyorum.
Kimseye nereli olduğunu sormam.
Bana sorulunca da garip karşılıyorum ne bileyim ben İstanbul'da doğdum ve burada yaşadım, ailemin kütüğü bir yerde diye oralı mı oluyorum saçma. Bunu kabul etmiyorlar illa soruyorlar baban nereli, annen nereli o zaman diye. Bu ısrar ne.

Ben bir de il milliyetçiliği sevmem, bunlar övünülecek gururlanılacak ya da tersi utanılacak şeyler değil. Anlamıyorum bu konuyu kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(25.07.24)
çok saçma bence de. ben de afyonluyum ama önünden geçmişliğim yok. kütük orada yani.
yalnız nedense erkekler pek bir meraklı ve hakim memleket konularına. işte atıyorum "sivaslı mı aaa onunla çalışılmaz" veya "antepli mi aman onlar hırsız oluyor" şehirleri attım da böyle muhabbetler çok duyuyorum.
0
neira
(25.07.24)
ben yapıştırırım. memleket karakter ve yaşam tarzı konusunda ipucu veriyor
0
abelardo
(25.07.24)
Taksiciler cok yapiyor tam lafi sokucaklar memleket soruyorlar once bakiyorlar arkan saglam mi ondan sonra boşalmaya başliyorlar sana
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
ben yapıştırırım ve genelde de tutar
0
mantarliborekk
(26.07.24)
Ben çorumluyum :D ve yeterince naif, düzgün bir insanım, küfür dahi etmem. Muhafazakar da değilim. Babam da öyle.

Ama memleketi söyleyince bi garip oluyor.
0
ananiyimioguz
(26.07.24)
@ananiyimioguz

bizim burada "senin yaptıgını corumlu yapmaz" diye bi söz var. nedenini bilmiyorum. aydınlatabilir misin?
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
@ Zetnikov, bir sürü varyasyonu olsa da aslında kayserilere sallayacakken çorumlulara da denk gelmesi olayıdır.

Genelde hikayede biri birine ufak da olsa ihanet ediyor, aldatıyor, hırsızlık veya düzenbazlık yapıyor. Sonra aynı adam kayseriliye denk geliyor. kayserili daha beterini yapıyor ve diyor ki "pü senin ben anon senin yaptığını çorumlu yapmadı be!"

çorum olarak biraz kırıldım açıkçası www.youtube.com

yani "çorumdan zaten adam çıkmaz onu anladık da senden de bu kadarını beklemiyordum" gibi bir anlam çıkıyor.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
(1)

Izmir de psikolog ya da psikiyatr onerisi

oscar
Annem 72 yasinda ve yalniz yasiyor. Son 3 4 yildir hastalik hastasi durumu bas gosterdi. Surekli bir sorun ariyor doktora gidiyor o sorun elenip yenisini kafaya takiyor. Bu durum icin psikolog mu psikiyatr mi uygun olur ? Isim onerir misiniz acaba ?
Annem 72 yasinda ve yalniz yasiyor. Son 3 4 yildir hastalik hastasi durumu bas gosterdi. Surekli bir sorun ariyor doktora gidiyor o sorun elenip yenisini kafaya takiyor.

Bu durum icin psikolog mu psikiyatr mi uygun olur ? Isim onerir misiniz acaba ?
0
oscar
(25.07.24)
Psikolog, ama eşzamanlı olarak insanlarla birlikte yaşayacağı imkanlar, ortamlar lazım ona. Yalnızlık insanı bu hale kolayca getirir, hele ki kadınları. Lütfen yalnız kalmayacağı imkanlar oluşturun.
0
muhayyer divan
(25.07.24)
(7)

Bulaşık makinesi temiz yıkamıyor

kibritsuyu
Ne söylediyse yaptım. Filtre temizlendi, pervaneler temizlendi, komple makine temizleyici ile makine temizlendi çıkış hortumu kat yaparsa olur denmiş, hortum kontrol edildi. Tuz koyuldu, parlatıcı koyuldu. Makine su ısıtıyor, deterjan alıyor, pervaneler dönüyor, su fışkırtıyor, bulaşıkları seyrek ko
Ne söylediyse yaptım. Filtre temizlendi, pervaneler temizlendi, komple makine temizleyici ile makine temizlendi çıkış hortumu kat yaparsa olur denmiş, hortum kontrol edildi. Tuz koyuldu, parlatıcı koyuldu. Makine su ısıtıyor, deterjan alıyor, pervaneler dönüyor, su fışkırtıyor, bulaşıkları seyrek koydum. Hala kirli çıkarıyor. Hem kirli, hem böyle buğulu gibi.

Nedir sıkıntısı, daha ne yapayım? Servis çağırdım 31 temmuz'a gün verdi. 1 hafta kullanmak zorundayım, daha ne yapayım? Var mı aklıma gelmeyen, sizin söyleyeceğiniz mucize bir çözüm?
0
kibritsuyu
(24.07.24)
su pompasının basıncı düşükse pervaneler döner ama dönen suyun basıncı bulaşıklar üstündeki kirleri sökmeye yetmeyebilir. yıkama esnasında kapağı açınca en üstlerden makinanın tavanından bol miktarda su damlıyor mu ?
0
orpheus
(24.07.24)
Servisi beklemekten başka çaren yok gibi. Bir kullanıcının yapacağı max her şeyi yapmışsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(24.07.24)
Deterjan ve tuz (tuz veya parlatıcı) fazla gelmiş olabilir. Bizde de böyle bir şey olmuştu fazla koymuşuz, az koyunca düzeldi.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
deterjanla da alakali olabilir. pril ve finish'ten asla memnun kalmadim, fairy disinda hicbir marka iyi yikamiyor bence. fairy'de hic kalinti olmuyor, ucuz denk gelince baska marka denedigime pisman oldum, fairy'den sasmam (reklam gibi oldu ama diil :)
0
in vino veritas
(24.07.24)
Just green tablet deterjan almistim kirli ve buğulu cikariyordu, finish quantum ultimate aldim duzeldi bulasiklar.
0
passive aggressive
(24.07.24)
Tuz uyarısı yanmıyordu, kirli çıkardı. Servis telefonda tuz koy dedi, tuz koydum yine kirli.

Deterjanım fairy. Ama renk renk olanı değil, jel kısmı sarı yeşil olanı.

Bu arada daha önce böyle bir sıkıntı yoktu, yeni başladı.
0
🌸kibritsuyu
(24.07.24)
pervaneler dönüyor ama bazen pervane içine bişeyler kaçıyor buda o küçük gözenekleri kapatıyor pervaneyi çıkartıp içini süpürge ile çekmek lazım bu aşamayıda yaptınız mı?

birde daha önceden yine aynı şekilde mi kullanıyordunuz kimisi bulaşığı hiç akıtmadan full makarnalı veya salçalı falan koyuyor, akıtmak lazım bulaşığı makinaya koymadan yoksa pis su ile yıkanıyor bulaşık ve kirli çıkıyor
0
eja
(25.07.24)
(13)

Gelecektekileri kıskanmak

ananiyimioguz
Normalde kıskançlık duygum pek yoktur ama nedense benden sonraki olaylara ben olmadan şahit olacak olanları kıskandığımı fark ettim.Mesela geçmişteki olaylara şahit olanları kıskanmıyorum. Çünkü aşağı yukarı neler olmuş biliyoruz tarihten. Tabi o zamanda orada olmanın verdiği deneyim başkadır belki
Normalde kıskançlık duygum pek yoktur ama nedense benden sonraki olaylara ben olmadan şahit olacak olanları kıskandığımı fark ettim.

Mesela geçmişteki olaylara şahit olanları kıskanmıyorum. Çünkü aşağı yukarı neler olmuş biliyoruz tarihten. Tabi o zamanda orada olmanın verdiği deneyim başkadır belki onu da kıskanan/imrenen vardır fakat sonuç olarak geçmişimize dair az çok bir bilgi var elimizde. Dünyanın oluşumu, evrim, insanlık tarihi, savaşlar vs.

Şimdiden geçmişe bakınca kendimi şanslı hissediyorum nedense. Çünkü diğerlerine göre daha fazlasını bilmek değişik bir haz veriyor. Mesela milattan önce 5000 yılında ölen var.

Kıyamam, yazık. Dünyadan haberi yok.

E ama belki bizim de yoktur ileriyi düşününce? Birinin 1000 yıl sonra, 10bin belki 100bin sonra bize tarihi eser gibi bakıp "kıyamam şu zamanlarda daha internetin ve yapay zekanın temelleri yeni atılmış. atalarımız ilk gezegeninden henüz çıkamamışlar bile" diyecek olması sinirlerimi bozuluyor, haksızlık değil mi ya?

Herkesin 1 tane ölümlü bir ömrü var, ben veya başkaları neden daha azına şahit oluyor da diğerleri daha fazlasını biliyor?

İmkanım olsa kıyamet olur mu olmaz mı bilmiyorum da, olacaksa onun son zamanlarında doğmak isterdim. Yani tüm insanlık bilgi birikiminin en fazla olduğu zamanda. O zaman daha mı sağlıklı bir yaşam olur, kaos mu vardır bilemiyorum tabi ama en azından dediğim gibi 0 dan 100 e bir sayı doğrusunda yaşayacaksa insanlık, şuan 5te miyiz 20de mi 50 de mi bilmiyorum ama en sonda olmak isterdim. Hatta mümkünse kapanışı ben yapayım :3

Bu size kötü hissettirmiyor mu?
0
ananiyimioguz
(24.07.24)
Bunları bazen ben de düşünüyorum ve 1 milyon yıl sonra yaşanacak gelişmeleri uçan arabaları falan düşündükçe bunlara şahit olamayacağım ve o zevki yaşayamayacağım için kendimi kötü hissediyorum. Umarım 450 yıl sonra Dünya'ya 17 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı çarpar da medeniyet 1500 yıl geriler diye umut etmek beni kötü biri yapmaz :(
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.07.24)
Tam bir akademisyensin bence. Bilgiyi kıskanmak var onu biliyorum ama bu derecesi aklıma gelmezdi. Bilgiyi bu derece kovalamak, bu kadar fazla ciddiye almak ilk defa gördüğüm bir şey ve bu anca akademisyen kafasında olur.

Hayır kötü hissettirmiyor, benim yapım daha insana topluma yönelik şeyleri önemsiyor. Mesela dünyanın yuvarlak ya da düz olduğu tartışmalarını aşırı derecede saçma buluyorum, bunu araştırana kadar dünyanın iyiliğine, doğanın ve insanın iyiliğine çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum.

Herkes bir şeylere meraklanacak, bir şeyleri sevecek. İlerleme böyle oluyor.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
@arbre'nin bahsettiği şey kıskançlıktan çok imrenmeye girer bence. Ölmüş kadın örneği hariç. Kıskançlık başka bir şeyi görüp beğenip edinmek tecrübe etmek istemek başka. Önce kıskançlık mı duyuyorsun yoksa imreniyor musun bunu anlamak isterdim. Benim bildiğim kıskançlıkta "onun olmasın benim olsun" düşüncesi var. İmrenmekte "benim de olsun" var. Hangisi?
0
muhayyer divan
(24.07.24)
Bende de var bu his. Hem teknolojik hem de tarihsel olaylar açısından gelecekte yaşanacak ve şahit olamayacağım olayları düşündükçe sinirim bozuluyor. Hatta hayata devam etme içgüdümdeki en büyük etken ölürsem kaçıracağım şeyler :D

Bunu yaşamayan insanı garipserim ben hatta, herkes yaşıyor diye düşünüyordum :)

Son dediğine istinaden de, yıllaaar önce bir soru görmüştüm, kırmızı butona basarsanız tüm evren yok olacak, basar mıydınız diye. O zaman niye basayım ya çok saçma diyordum ama şimdi olsa basardım sanırım :') kapanışı yapıp gidelim hissim baskın gelebilir :d
0
nundu
(24.07.24)
zaten olmus olacagim neyine kotu hissedeyim. kotu hissedebilmek icin hayaletimin ortalikta takilip hayiflanmasi lazim "ah ne guzel teknoloji ah ben bunlari kacirdim" falan diye. oyle bir sey olacagini sanmiyorum.
0
hot potato
(24.07.24)
Yaşamları daha da zor olacak.

-Artan nufus artışı tarım alanlarını azaltacak. Bu da herkesin yiyeceğe erişemeyeceği ya da hayat pahalılığı demek
-Konut sorunu olacak
-İklim değişikliği kaçınılmaz
-Su kaynaklarının yetersizliği

bir sürü sorun da beraberinde gelecek
0
ferenc
(24.07.24)
bunu kestirmek mümkün değil önümüzdeki 40-50 senede büyük bir dünya savaşı çıkıp ortalık toz duman olabilir. terör örgütleri nükleer silah üretecek seviyeye gelebilir. nufus artışı ve global ısınma nedeniyle büyük kuraklıklar buna bağlı büyük sorunlar çıkabilir ve medeniyetin ilerleme hızı hayal ettiğimiz gibi olmayabilir. bana kalsa insan ömrü şöyle 150-200 yıl olmalı. doğdun, okudun, iş meslek para kazandın derken emekli olduğunda zaten ömür bitiyor yaşamaya vakit kalmıyor. ömür 150+ sene olsa 60-70den sonra iş güç derdi olmadan yaşanacak 70 sene daha kalır.
0
orpheus
(24.07.24)
bana gelecek daha korkunc geliyor teknoloji, farkindalik vs ilerlese de. su anki super teknolojilerden ucak bile tatsiz bir ton prosedur derken hic de gorundugu gibi heyecan vermiyor. nufus, gida, enerji krizleri derken ucan arabadan zevk almam beklenemez:( 1 pessimist
0
ala09
(24.07.24)
Yahu tamam da ben her şey çok güzel olacak da onu göremeyeceğim demiyorum ki.

Sonuçta iyi de olsa kötü de olsa yaşanacakları göremeyeceğim. Taşa mızrağa da dönsek, kuraklıkla da boğuşsak, beyinlerimizi bilgisayara da aktarsak veya başka gezegen ve galaksileri de görsek, bilemeyeceğim.

Ona bakarsanız hiç elektriğin bile olmadığı zamanda köyde doğup ölen için hayat çok güzeldi belki. Belki elektrik geldi makinalaşma başladı mertlik bozuldu. Bunun sonu yok ki. Her kuşak bir sonrakini kötü görebilir. İnsanını da, gidişatı da.

Derdim o değil, derdim, ben şu ana ve geçmişe az çok hakimim ama geleceğe hakim değilim. 1000 sene sonra ortam wall-e deki dünyaya bile dönmüş olsa, oradaki adam bu geçen 1000 senede neler olduğunu bilecek, ben bilemeyeceğim. (tabi büyük bir felaket, savaş, dünya dışı müdahale olmadığını varsayıyorum) Bizim ne eksiğimiz var gelecekteki adamdan ya bak yine sinirim bozuldu. Veya bizden öncekilerin ne suçu var adam belki medeniyet görmedi, ev görmedi, araba görmedi, elektrik veya teknoloji görmedi. Uçmadı belki hiç hayatında.

Yani evren veya canlı yaşamı diye bir film var diyelim, hepimiz başında ortasında bir yerinde çıkıyoruz.

En sonu görenler, aynı zamanda baştan sona her şeyi "biliyor" olacak. O bilme eylemi ile benimkinin aynı olmayacağı kesin. O işte sinirimi bozuyor.

En sonunda bu dünya boş önemli olan öbür dünya deyip tasavvufa yönelicem, ben de afyonumu alıcam az kaldı sdfjsg

Derdim ölümsüzlük de değil bu arada. Ölüm bence yaşamı anlamlı kılıyor. Ama işte ileriyi bilmemek rahatsız ediyor.

Keşke ölünce kenarda izleme yeri olsa. Gerçi öldükten sonra bir şey olacağını sanmıyorum boşuna kendimizi eğlemeyelim de bari şu vücudu dondurup çözme işlemi başarılı olsa da 50 yılda bir 1-2 gün uyandırılıp tekrar dondurulsam. O arada ne olmuş ne bitmiş araştırmış olurum. Gerçi kişisel tatminlik dışında bu bilgiyi ne yapıcam? Ona yaşamak mı denir? Sanırım içimizdeki ego ve tanrı olma iç güdüsünün bir parçası bu her şeyi bilme isteği.
0
🌸ananiyimioguz
(24.07.24)
gelecekte dünyayı korkunc şeylerin beklediğini düşünüyorum. kıskanmak değil üzülüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.07.24)
herkes böyle hissediyor sanıyordum +7

Kıyamet diye bişi yok ama olsaydı onu görmek istemezdim, oeh gerek yok o kadar
0
abuzer
(25.07.24)
abi pardon da daha günümüzdeki tüm olanakları, teknolojilerin hepsini kullanamıyorsun ki 300-500 sene sonrasına göz diktin :)
0
kumandanim
(25.07.24)
aksine gelecekteki insanlara zavallı, bahtsız insanlar gözüyle bakıyorum. x ve y kuşağının muhtemelen hayatın en güzel zamanlarını yaşadığını düşünüyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.07.24)
(3)

ayağın dış üst noktasında aniden beliren kramp atakları

yanlishayvan
sol ayağımın en dış kısmında kramp atakları oluşmaya başladıçok sık olmamakla beraber gün içinde belki 5-10 kez yaşıyorumkasılmalar ağrı verici ve takriben 5-6 saniye sürüyordaha evvel bu tarz bir şeyden mustarip ola var mıdıralakalı alakasız bilgi: iş masa başı, ayakkabı da nike air max, rahat bi m
sol ayağımın en dış kısmında kramp atakları oluşmaya başladı
çok sık olmamakla beraber gün içinde belki 5-10 kez yaşıyorum
kasılmalar ağrı verici ve takriben 5-6 saniye sürüyor

daha evvel bu tarz bir şeyden mustarip ola var mıdır

alakalı alakasız bilgi: iş masa başı, ayakkabı da nike air max, rahat bi model
0
yanlishayvan
(24.07.24)
magnezyum eksikliği yapabilir. fazla kahve içiyorsan magnezyumu azaltıyor.
0
ferenc
(24.07.24)
Ne kadardır devam ediyor bilmiyorum ama günde 5-10 kez yaşamak tuhaf geldi, fizik tedavi veya nöroloji bakabilir, önce fizik tedaviye git, ağrıyla önce onlar ilgileniyor sanırım.

Somut bir şey çıkmazsa magnezyum eksikliğidir. ferenc +1
0
muhayyer divan
(24.07.24)
Kas kasılma mekanizmasında rol alan başlıca etkenler kalsiyum sodyum ve potasyumdur, magnezyum eksikliği de krampa neden olabilir ama 47 bin derecelik hava sıcaklığı aşırı terleme ve su kaybı nedeniyle oluşabilecek su-elelktrolit dengesizliğini düşününce bence asıl problem sodyum kaybı olabilir. Günlük 1 adet maden suyu tavsiye ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.07.24)
(9)

Kiracılara sorum var...

magni
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver ma
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;

1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?

2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver mahkemeye." mealinde bir tavırda mı olursunuz?
0
magni
(24.07.24)
Kesinlikle 2, sadece daha kibarca paylaşırdım. Kira bir ticarettir, sözleşme yapılır, bunları başta düşünmeliydi. Kentsel dönüşüm için kira yardımı alacak, kendisi de çıksın kiraya sizi zor durumda bırakacağına. Mahkeme kararı olmadan kesinlikle çıkmayın, ev sahibi dürüst olmayabilir.
0
ZZ
(24.07.24)
eğer amacının beni evden çıkartıp, daha pahalıya yeni kiracı bulmak olduğunu düşünürsem hayatta çıkmam. ama gerçekliğinden eminsem ve evi kentsel dönüşüme girecekse, 3-5 ay ister yoluma bakarım.
0
gitdaddy
(24.07.24)
@ZZ @gitdaddy Evin yıkılacağı kesin. Ortada bir blöf durumu yok yani.
0
🌸magni
(24.07.24)
1.5

ortasını bulup 1-2 ay zaman isteyip taşınma masrafları ile ilgili pazarlık ederdim.
0
biravekahve
(24.07.24)
Blöf olmadığına eminsek madem ne sen madur ol ne ben madur olayım der güzel bir pazarlıkla yeni ev bakarım
0
cilekli pasta
(24.07.24)
Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım olacaksa size imzalı bir şeyler gösterebilir. Bu durumda ben boşaltırdım. Eğer göstermezse aptal yerine koyuyordur besbelli, böyle yapanla da ben uğraşırım.
0
akhenaten
(24.07.24)
Kiracısı ne zaman taşınmış kaç aydır oturuyor o önemli.

Eğer çıkmama hakkım varsa 2'yi yaparım ama doğru söyleme ihtimali vardır, iç işlerini bilemem, sert davranmam.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
İyi niyetle yaklaşır ama hakkımı da yedirmemeye çalışırdım.
Aklıma ilk gelen taşınmanız karşılığında ev sahibinden para istemeniz. Bunu bir "şantaj parası" gibi düşünenler var, öyle düşünmeyin.

Bu ev değişikliğinin size olacak maliyetinin %70'ini ondan talep ederdim (bir yıllık kiranın da farkı. Mesela 10 bine oturuyorsanız ve yeni evler 20 bin liraysa ayda 10 bin lira fark var)
10 binden 20 bine kira için;
15 bin lira nakliye parası + 20 bin lira emlakçı parası + 120 bin lira bir yıllık kira farkının %70'i olan 108 bin lirayı talep ederdim. Ona da bu parayı nasıl hesapladığımı anlatırdım.

Sonuçta kentsel dönüşüm denen şey birkaç haftada olmuyor. Aylardır böyle bir şey olacağının farkında. Ayrıca kentsel dönüşüm yapılsın diye büyük ihtimalle oy verdi, evi yeniden yapılınca müthiş değer kazanacak. Yani bu işten karlı çıkacak kişi o. Zaten (yanlış bilmiyorsam) 60 bin lira kira yardımı alacak devletten, bunun üzerine 50 bin lira daha ekleyip size ödeme yapsın ve evine geçsin.

Buna yanaşmazsa, bu konuda ters konuşursa "kusura bakmayın, taşınabilecek maddi gücüm yok" deyin. Sohbeti uzatmayın.

Not: Bütün bu dediklerim eğer siz 2-3 yıllık kiracıysanız geçerli. Eğer daha evi bu yıl tuttuysanız kesinlikle çıkmayın. Siz masraf edip karar verip kendinize orada bir hayat kurdunuz. Değiştirmeyin. İlle o evde oturmak istiyorsa az önce dediğimden daha fazla para versin size.
0
michael_knight
(24.07.24)
tek evi oysa zaten ihtiyaçtan tahliye davası açabilir. boşuna ayak diretmenin manası yok. benzer durum için 1den devam ettik.
0
elorelia
(25.07.24)
(4)

Sokak hayvanları kanununu uygulamamak?

norules
Yeni sokak hayvanları kanununu bazı belediyeler uygulamazsa bu durumun bir karşılığı olacak mıdır acaba? "Biz uygulamayacağız" deyince bu mümkün olabilecek mi?
Yeni sokak hayvanları kanununu bazı belediyeler uygulamazsa bu durumun bir karşılığı olacak mıdır acaba? "Biz uygulamayacağız" deyince bu mümkün olabilecek mi?
0
norules
(24.07.24)
Ben bizzat savciliga suç duyurusunda bulunmayi düsünüyorum bu kanunun verdigi yetkiye dayanan bir yurttas olarak.

Büyük sehirlerdeki bu tarz bireysel sikayetler muhalif belediyelere ciddi yük getirecektir, getirsin de.
0
Yourcousinmarvinberry
(24.07.24)
Köpeklerin "uyutulması" hekimlerin insafına bırakılmış deniyor ama ben öyle olduğunu sanmıyorum. Alttan alta hekimlere baskı uygulanacaktır ve bunu çok yüksek ihtimalle para ödülü vererek yapacaklardır diye düşünüyorum, hani "ayda şu kadar köpek uyutan şu kadar ödenek alacak" gibi bir şeyler yapacaklar gibime geliyor.

Belediyelerin kaçı bugüne kadar sokak hayvanları kanununa harfiyen riayet etmiş, kaç on yıldır uygulanması gereken "her binanın altında mutlaka daire sayısınca otopark yapılması" kuralını bile rüşvet yiyerek uygulamadılar. Bilmiyorum çok karışık iş. Uyanık olmak lazım.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
Topu tamamen yerel yönetimlere attıkar.

Sokaktan toplamayan belediye ve yetkiliye ceza öngörülmüş. Ama uyutulması kararı belediyede oluşturulacak kurula bırakılmış.

Örnek olayda A partisinden olan belediye toplanan köpekleri uyutmaz. Çok sayıda köpeğin bakımını üstlenirken B partisinin yandaşları gidip barınaklardaki olası "korkunç" şartları çekip medyaya servis eder.

B partisinin belediyesinde kurul kararıyla birçok köpek gerekli ortam hazırlanıp özel şartlarda uyutulacağından görüntülenmesi mümkün olmayacak.
0
hebanon
(24.07.24)
Referandum yapılsa halkın %80'i sokak köpeklerinden şikayetçiyim der. Chp seçmeni olarak sokak köpeklerini toplamayan belediyeyi bizzat ben şikayet ederim. Sabahları evden dışarı çıkamıyorum sokakta ordu gibi dolaşıyorlar, yeter artık.
0
HellKeePer
(24.07.24)
(5)

Birtakım soru işaretleri

the man with no name
arkadaşlar bir süredir kafam çok karışık.bu ay kirama zam gelecek ve maaşımın yarısından fazlasını kiraya vermek durumunda kalacağım. 37 yaşındayım, istanbul'da tek yaşıyorum. maaşıma ara zam da almıyorum. aile evinde de kirayı ben ödüyordum ve yaklaşık 15 senedir kira ödüyorum. ekonominin gittikçe
arkadaşlar bir süredir kafam çok karışık.

bu ay kirama zam gelecek ve maaşımın yarısından fazlasını kiraya vermek durumunda kalacağım. 37 yaşındayım, istanbul'da tek yaşıyorum. maaşıma ara zam da almıyorum. aile evinde de kirayı ben ödüyordum ve yaklaşık 15 senedir kira ödüyorum. ekonominin gittikçe kötü olmasıyla birlikte her şeyden kısmaya başladım. çok bunaldım artık. kaç senedir bir tatil bile yapamadım. şu anda tüm borçlarımı ödedim. ancak herhangi bir birikimim de yok. çok şükür kimseye minnet etmeden bu zamana geldim.

hiç evlenmedim, evlenmeyi düşünmüyorum. tek başıma zor geçinirken evlilik sorumluluklarının maddi anlamda altından kalkamayacağımı düşünüyorum. ama kime soru işaretlerimden bahsetsem, evlenmen lazım deyip duruyorlar. ailem ve kardeşim kendi evimize taşındı bu sene ancak onlarla birlikte olduğumda geçmiş travmalarım tetikleniyor ve asla huzurlu olamıyorum. babamla da aram iyi değil.

köyde yeni yaptırdığımız bir ev var, uzaktan çalışıyorum ve oraya taşınmayı ciddi ciddi düşünmeye başladım. ancak köyde insan sayısı az ve kış şartları çok zorlu oluyor. ben taşınınca kesin annem ve babam da yanıma gelmek ister. bir yol arkadaşı olmadan tek başıma köyde kafayı yemekten de çekiniyorum. şehirde de yalnızım ancak aynı şey değil elbette.

iş değiştirmeyi düşünmüyorum, beş sene olacak. iş konusunda potansiyelimi kullanamamaktan ötürü epeyce köreldim de. gittiği yere kadar kafasına girdim.

sonuç olarak sizce ne yapmalıyım?

1- köye taşınmalıyım.
2- aile evine dönmeliyim.
3- ev arkadaşı almalıyım. (37 yaşından sonra buna adapte olmak konusunda şüpheliyim.)
4- ek işlerle gelirimi artırmayı deneyerek kira ödemeye ve bir başına nispeten mutlu olduğum hayatı sürdürmeye devam etmeliyim.
0
the man with no name
(24.07.24)
hocam yalnızlık insanda bağımlılık yapıyor. bu yüzden ne aile ile ne de bir ev arkadaşı ile rahat edemezsiniz bu yaştan sonra. daha düşük kiralı bir ev bulamayacaksanız tek çözüm ek iş vs. ile gelirinizi artırmak olacak. ya da 6 ay (maaşa zam alana kadar) kredi kartına abanıp sadece asgarisini ödeyeceksiniz. ama sonrasında bunun sarmalından çıkmak da zor olur.
0
shadowfollower
(24.07.24)
Bu iste calismaya devam edin. Koye gecici olarak gidin bakalim nasil oluyor, 15-20 gun kalin. Internet iyi olabiliyor mu? Simdilik telefondan idare edersiniz. Bunun disinda nasil bir is gecmisiniz var, neye, nasil deger katabilirsiniz bilemiyorum ama bu durumdan cikis plani yapsaniz iyi olur diye dusunuyorum. Ekonomik durumlara, gundeme cok odaklanmayin, can sikmaktan baska birseye yaramiyor. Istanbul'da ortalama bir kiranin iki katindan cok fazla kazanan insanlar var. Yanlis anlasilmasin bunlarin bir kismi tabii onemli isler yapsa da, cok siradan sayilabilecek islerde de gorece yuksek paralar kazanilabiliyor.
0
mbond
(24.07.24)
kiralarin nispeten daha ucuz oldugu ama köy gibi kirsalda da olmayan bi yere tasinabilirsiniz. hem köydeki gibi ailenizin yaniniza gelme ihtimali olmaz hem de sosyal anlamda izole bir yerde de olmazsiniz.
0
mamu
(24.07.24)
mamu +1

Bir de bence kendine uygun biri olduğu takdirde evliliğe niyet etmek, amacının çocuk sahibi olmak değil hem duygusal hem sosyal hem de maddî anlamda birbirini beslemek olduğu bir evlilik yapmayı gündeme almak uygun olabilir diye düşünüyorum.

Herkes ekonomiden o kadar etkilendi ki artık nerdeyse herkes tek başına kirada yaşayamaz oldu, birine ekonomik anlamda ihtiyaç duyuyor. Bu faydayı duygusal alana da taşımak mümkün, madem yaş da kemale eriyor bence gecikmemek bile lazım, ama bunu "hemen birilerini bulmalıyım" kafasıyla değil de, "ben niyetimi ettim, doğru düzgün sohbet edebildiğim, değerli bulduğum ve beni değerli gören biri olursa ne âlâ" kafasıyla yapmak şartıyla. Çünkü birdenbire arayışa girince insanın gözü körleşebilir, bazı kadınların anasının gözü olması sebebiyle niyetinin evlilik olduğunu çaktırmak bile yanlış olabilir, kendini korumaya almak açısından.

Bence @mamu'nun dediği güzel, ek iş tamam ama o da nereye kadar, ev arkadaşına da çok sıcak bakmıyor gibisin ki haklısın da... taşınmak maliyetli bir iş olmasa küçük yer fikrine katılıyorum.

Anafikir: Yalnızlığa alışma demeye çalışıyorum. Alışma, sonra birileriyle bir arada olmak gerektiğinde çıldırma noktasına gelirsin, son derece ciddiyim.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
evlen diyenler çıldırmış olmalı, bu ancak bir insanı daha da dibe sürükler. lütfen kale alma. aynı yaşlardayız, bizim nesil için evlilik sosyal ölüm demek artık. etrafında eminim boşanan çok vardır, onları örnek göster gerekirse. şahsen tüm boşananlara minnettarım, biz bekarlar üzerindeki baskıyı hafifletiyorlar bir nebze.

onun dışında mamu +1 ya da köy evi ama ailene gelmemelerini söylemek. o da nasıl olur bilmiyorum ama.
0
titanyum22
(24.07.24)
(5)

Yumurta / sperm donduran var mı?

nhk ni youkosu
Aşağıdaki şu başlığı görünce aklıma geldi. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1587311/aileden-ve-etraftan-gelen-cocuk-yapin-baskilari-uzerineBizde çocuk baskısı yok ama bir noktada istiyoruz gibi, ama henüz hayatımız oturmuş değil. Yani Türkiye'de olsak oturmuştu ama onu bozup İngiltereye geldik ve b
Aşağıdaki şu başlığı görünce aklıma geldi. www.eksiduyuru.com

Bizde çocuk baskısı yok ama bir noktada istiyoruz gibi, ama henüz hayatımız oturmuş değil. Yani Türkiye'de olsak oturmuştu ama onu bozup İngiltereye geldik ve birkaç yıl durumu toparlayıp alışma veya dönme ile geçer.

34(e) 32(k) yaşlarındayız. Eşimin bazı arkadaşları 35'e doğru yumurtalarını dondurmuş(onlar evli değil), ileride çocuk yapmak isterse gençken saklanmış şeylerden yapılıyormuş sağlık açısından daha iyi sanırım. Bu nedir yaptıran var mı? Tüp bebek tarzı bişey mi oluyor bu?

Bayağı da masraflı bir şey gibi ama eksi bilmemkaç yüz derecede saklanıyor tabii.

edit: hani bunu yapınca ileri yaşların getirdiği genetik bozuklukları falan bypass mı etmiş oluyoruz?
0
nhk ni youkosu
(24.07.24)
Ben yumurtalarımı dondurdum. Sanırım 25 yaşındaydım dondurduğumda. O zaman bazı şartlar vardı sağlanması gereken, onlar sağlanmazsa “ben dondurmak istiyorum” dediğinizde dondurmuyorlardı. Belki değişmiştir şimdi, kaç sene geçti.
İşte yumurtalar dolapta saklı, ben de yıllık kirasını ödüyorum.

Evlenirsem bir gün direkt oradan alıp tüp bebek deneyebilirim, doğal yollardan deneyip hamile kalamazsam.

Genetik bozukluğu bypass etmek konusunu hatırlayamıyorum ama zaten kadınlar her yaşta sağlıklı ve yeterli sayıda yumurta üretemiyor. Rezerv gitgide azalıyor. Bunu bypass etmiş oluyorsunuz.
0
irene
(24.07.24)
arkadaşım dondurdu hatta yakın zamanda konuştuk detayları. hatırladıklarımı yazayım. evli olanlar hem yumurta hem sperm veriyor, embriyo şeklinde saklanıyor. 5 yıla kadar süresi deniyor ama sonra uzatılabiliyor. yeterince yumurta alınamayabiliyor ilk seferde, o durumda birkaç ay gitmek gerekiyor. tek seferde hallolacağı senaryoda bir regl döngüsü sürüyor işlemler. önce hormon veriliyor 2 3 hafta, sonra anesteziyle yumurta alınıyor. tek seferde çok yumurta alınabilmişse yan etki olarak ödem yaşanıyormuş yumurta alınma işleminden 2 3 gün sonra. regl ödeminden çok daha yoğun ve rahatsız ediciymiş. kendi kendine geçiyormuş ama bazen hastanede yatılması gerekebiliyormuş bu durumda.

embriyolar 2li olarak tüpler içinde saklanıyor. çözdürme işleminde 2. embriyo da çözülüyor haliyle, bazen bozulma oluyor testle bakılıyor bozulma olmazsa geri konuyor dondurucuya.

embriyo yerleştirmede her zaman tutmayabiliyor tabii, her yerleştirme işleminde ekstra ücret veriliyor.
0
pide
(24.07.24)
yumurta dondurma söyle oluyor. ilac tedavisine basliyorsunuz ve size bir ay boyunca birden fazla yumurta olgunlasacak kadar hormon veriyorlar. bir ay sonunda bu yumurtalar toplaniyor ve donduruluyor. bazi kadinlar bir ayda 10 yumurta olgunlastirirken bazisi 28-30 tane olgunlastirabiliyor. bunda doktorlarin etkisi olamiyor.

toplanan yumurtalar da iki sekilde dondurulabiliyor. döllendirilmeden ya da döllendirilerek.
aradaki fark su, döllendirilen yumurtalarin daha sonra rahimde tutunma sanslari cok dah a yüksek. yanlis hatirlamiyorsam, döllenmeden dondurulan yumurtalarin daha sonra döllendirilince rahme tutunma ihtimali her yumurta icin sadece %20 iken, döllendirilip dondurulmus yumurtada bu oran %50 civari.

yumurtayi döllendirmek de kendi icinde sorunlarla geliyor. eger seneler sonra esinizden ayrilirsaniz döllenmis yumurtayi kher ülke kullanmaniza izin vermiyor. mesela avusturya izin vermiyor ama ab icinde bunu egale etmenin yollari var. mesela avusturya'dan danimarka'ya yumurtalarin transferini isteyip, islemi danimarka'da gerceklestirebiliyorsunuz. türkiye icin böyle bir imkan oldugunu zannetmiyorum.

sizden 15 yumurta toplandiysa bu 15 tane cocugunuz olabilecegi anlamina gelmiyor yani. genelde 15-16 yumurta toplanan kadinlarin anca 1 ya da 2 tanesi olgunlasabiliyormus rahimde.
bir arkadasim bir ay boyunca ilac aldi. sadece 9 yumurta toplayabildiler. hepsini döllendirmeyi denediler.sadece ikisi döllenmis, o ikisi de ama rahme tutunamadi. yani elde var 0/9.


bu yöntem genetik taramayi kapsamadigi icin dogacak cocugun genetik bozuklugu olmayacagini size garanti etmez. sadece genc yasta yumurta ve sperm daha kaliteli oldugu icin o riski birazcik azaltir.
üstelik kadinin yasi da döllenmis yumurtadan basari alinip alinmayacagini etkiliyor. yani, yumurtayi dondurduk nasilsa oh 45 yasimi bekleyeyim, gibi düsünceler varsa o is yas, diyeyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.07.24)
Şimdi işin şu tarafları da var:

Tamam dondurursun ve kafana göre bir zamanda çocuk sahibi olma yoluna girersin ama, bebek doğduğunda anne baba olarak kaç yaşında olacaksınız, ekonomik ve biyolojik olarak hâlâ yeterli imkanlara sahip olacak mısınız bunlar var. Ayrıca bebeğin İngiltere'deyken doğması ona ayrıca bir vatandaşlık kazandıracaktır diye tahmin ediyorum, bu avantajı bozmamak daha doğru olur gibi geliyor bana.

Bir de, ağır stres altında olmayacağımızın garantisi hiçbir zaman yok, olmaz da. Mutlaka çocuk istiyorsanız bence daha fazla durmayın, hemen niyetlenin çünkü ne zaman tutacak ne zaman doğacak, zaman içinde kim bilir neler olacak, dünya rahat durmuyor artık...

(Bunlar kesinlikle anne olmak istemeyen bir kadının fikirleri)
0
muhayyer divan
(24.07.24)
evli olunca yumurta değil embriyo dondurma yapılıyor.
genelde 10-15 yumurtadan 2-4 sağlıklı embriyo elde edilebiliyor. bunların da tutma ihtimali ayrı bir konu.
genetik test için de ayrıca para isterler.
çocuk istiyor musunuz iyice değerlendirip eğer gerçekten istiyorsanız fazla geciktirmeden çocuk yapmanızı tavsiye ederim.
zira büyütmek gerçekten zor. embriyonun genetiği bir yana anne yaşı ile ilgili ilerledikçe artan başka konular da var diye biliyıorum, otizm gibi. ama emin değilim. bunu araştırabilirsiniz.
bir yaştan sonra çocuk iyice zor olabilir.
0
princess eugenie
(25.07.24)
(4)

Geceye 2 soru bırakıyorum

ananiyimioguz
1- Hayvanlar birbirlerine isim takabiliyorlar mı? Yoksa genelde ortalığa sesleniyorlar da gelen geliyor.. şeklinde mi davranıyorlar?Sanırım her yunusun bir ses imzası varmış ona göre tanıyorlarmış. Veya şempanzeler belli sesler çıkararak belli kişileri kastedebiliyorlarmış.Ama başka bir örnek bulama
1- Hayvanlar birbirlerine isim takabiliyorlar mı? Yoksa genelde ortalığa sesleniyorlar da gelen geliyor.. şeklinde mi davranıyorlar?

Sanırım her yunusun bir ses imzası varmış ona göre tanıyorlarmış. Veya şempanzeler belli sesler çıkararak belli kişileri kastedebiliyorlarmış.

Ama başka bir örnek bulamadım. Şempanze ve yunuslarda bilinç düzeyi iyiymiş diyebilir miyiz?

2- Sizce atalarımız dil gelişmeden önce birbirlerine etiket takabiliyorlar mıydı? Gerçi anlamsız ses ve hareketler de bir dildir ama ilk başlarda nasıl anlaşıyorlardı bilen veya tahminde bulunacak var mı?

Yani şöyle bir dönem geçirmiş olmamız olasıdır değil mi? www.youtube.com

Yoksa sesler yerine herkesin bir işareti vardı da ona göre mi çağırıyorlardı? Yani mesela nah yapınca biri geliyor, yumruk yapınca başka biri geliyor... gibi.
0
ananiyimioguz
(24.07.24)
Hayvanların enerji okuduklarını biliyoruz, kediler köpekler kuşlar atlar büyük ve küçük baş hayvanlar, vs vs. Ses okuyanlar da var (ses de bir enerji elbette) koku okuyanlar da var (köpekler) filan. Mutlaka Kızılderililer'deki gibi isimlendirmeler olmuştur diye düşünüyorum. Oturan boğa, demir ayak :)

Bence bütün hayvanlardaki bilinç düzeyi insanlardaki bilinç düzeyleri gibi. Aynı grupta, ufak farklılıklar var.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
papağangillerin her bir yavru için farklı tonda ses çıkardıklarını anlatan bi belgesel izlemiştim.
0
sinek kral
(24.07.24)
İlk konunun uzmanı değilim ama mantıken hayvanların hepsi için ortak bir şey olmasa gerek. Sonuçta bireysel yaşayanlar var, toplu yaşayanlar var, ciğerlerinden çıkan havayla ses çıkaran var, ses dalgaları yoluyla iletişim kuran var, hatta kimi türler biyokimyasal salgılarla iletişim kuruyor. Örneğin Yunus ve şempanzelerden bahsetmişsiniz. Bunlar birbirlerinden her açıdan farklı canlılar.

Ses tonları etkili olabilir, temas ve bakışmalar etkili olabilir. Eminim bunların her birinin ayrı ayrı ya da bir arada bulunduğu iletişim yöntemleri vardır farklı türlerde. Ya da doğrudan birey-birey iletişimi olmayıp daha çok alarm seviyesinde topluluğu harekete geçiren sinyallerle birey-topluluk iletişimini sürdüren de vardır. Bu durumda isme zaten gereksinim yok.

Demek istediğim "hayvanlar" diye bir genelleme üzerinden konuşmak yanlış olur.

2. Soru hakkında daha fazla şey söyleyebilirim. İletişimin ötesinde, konuşma dilleri kültürel bir üretim, dolayısıyla insanın soyut düşünme yeteneği kazanmasıyla doğrudan ilişkili. İnsanların yaklaşık olarak kompleks bir dil geliştirecek yetkinliğe ne zaman ulaştıklarıyla ilgili birkaç şey söylenebiliyor.

En önemli kıstaslar taş alet teknolojilerindeki gelişme. Bilinen en erken taş aletler Lomekwi kültürü diye adlandırılan bir grupta 3.3 milyon yıl önce ortaya çıkıyor. Bunun ardından 3 milyon yıl önce Oldowan endüstrisi denen alet teknolojisi geliyor. Bu iki grup taş aletin üretimiyle ilgili deneyler var. Taş alet yapmayı bilmeyen insanları bir odaya alıyorlar ve odaya bir ödül koyuyorlar. Odada taşlar da dahil çeşitli materyaller var. ve modern insanlar ödüle ulaşmak için bu taşları kullanarak Oldowan aletlere benzer kaba taş aletleri o odada icat edebiliyorlar. Bunun için ekstra bir şey öğrenmeye ihtiyaç duyulmuyor.

Ancak 1.95 milyon yıl civarında aşölyen taş alet teknolojisi gelişiyor. Bunlar taşların önlü arkalı olarak yontulup çift yüzeyli, planlı şekillendirildiği aletler. Haliyle bir uzmanlık ve öğrenme süreci gerektiriyorlar. Bu noktada artık temel şeylerden ziyade sofistike bir kültürel aktarım sürecinin başlamış olduğu görülebiliyor.

Dilin kendisi de pek tabi ki komple bir paket olarak gelemez. Her şey gibi bir gelişim süreci olduğunu varsaymak en akla yatkın durum. İsimler de bu gelişim sürecinin bir noktasında ortaya çıkıyor haliyle. Ancak süreç bir gün önce dil yoktu, bir gün sonra artık dil var denemeyecek kadar geniş bir geçiş sürecini de içeriyordu. Haliyle isim takmayı da pekala doğrudan dilin varlığıyla ilişkilendirebilirsiniz. Dil öncesi isimler, dil sonrası isimler diye ayırmak açıklaması güç başka sorulara yol açacaktır. Bunun yerine bilgisayar programlama dilleri gibi daha temel seviyelerdeki dillerden ve daha kompleks dillerden bahsetmek daha düzenli bir kategorilendirme olur.

Ancak atalarımızdan kastettiğiniz şey de önemli. Doğrudan homo sapiens özelinde konuşacaksak büyük olasılıkla daha en baştan itibaren yetkin şekilde sözlü iletişim kurabiliyorduk. Çünkü yukarda anlattığım taş alet teknolojilerini geliştirenler sapiens değil. Lomekwi ve Oldowan aletler için habilis ve kenyantropus en olası seçenekler. Aşölyen aletleri ise erektus geliştiriyor ve sonrasında neanderthaller tarafından üretimi de yaygın biliniyor. Daha sonrasında ise bunu daha kompleks mousteryen aletlerin yapımında öncül olarak kullanıyor neanderthaller. Bilinen en erken sapiensler ise 300.000 yıl önceye ait. Haliyle sizin hangi kısmı sorduğunuz önemli. Örneğin 3.3 milyon yıl önce lomekwi kültürünün 3 milyon yıl önce oldowan endüstrisinin oluştuğundan bahsetmiştik. İşte bilinen en erken sapiens fosillerinden günümüze kadar geçen süre de bu kadar. Haliyle Lomekwi taş aletleriyle ilk sapiens fosiller arasındaki süre gerçekten devasa. Bu süreçte gelişen şeyleri zaten edinmiş olarak var olduk.
0
akhenaten
(24.07.24)
geçenlerde internette fillerin birbirlerine isimleriyle hitap ettiğine dair bir haber okumuştum.

bence insan denen tür, yazılımında dil becerisi ve bilinçle dünyaya geldi ve geldikleri andan itibaren iletişim başladı.
0
kullanıcı adı
(25.07.24)
(12)

site mi apartman mi

antikadimag
su devasa sitelerde yasayanlar memnun musunuz? 3-4 katli yeni yapilmis apartman mi yoksa 30 katli ortak alani olan site mi daha iyidir?
su devasa sitelerde yasayanlar memnun musunuz? 3-4 katli yeni yapilmis apartman mi yoksa 30 katli ortak alani olan site mi daha iyidir?
0
antikadimag
(23.07.24)
hem site yönetimi firmasında çalışmış hem de emlakçı olarak yazayım.
büyük binaların olduğu, aktiviteli sitelerde giderler çok yüksek. düşük aidat vereyim, her imkan olsun mantığıyla maalesef olmuyor. insanlarımız da maalesef bu düşüncede. sorunlar da hiç bitmiyor. bir de zaten site imkanları da %100 olarak kullanılmıyor.

o yüzden yeni yapılmış 3-4 katlı apartman. binaların sıkıştırmadığı, ferah bir ortamı olan.
0
MtKrt
(23.07.24)
Ne site ne apartman bahçeli otoparklı müstakil ev diyorum. 62 daireli sitedeyim ve sürekli problem çıkıyor sürekli masraf oluyor, insanlar isyan halinde.
0
muhayyer divan
(23.07.24)
İkisi arasında kesinlikle site. Güvenliği düzgün olmak şartıyla.
0
pispinti
(23.07.24)
Semtteki insani gelişmişliğe göre değişir. Cahil cühela arasında yaşıyorsan site iyidir. Semt komple elitse site içine hapsolmaya gerek yok. Bu durumda etkileşim tam tersi güzel oluyor.
0
ferenc
(23.07.24)
çoluk cocuk varsa site.
tek yaşayan erkek veya çocuksuz çift için apartman.

sitenin kendi içerisinde bir sürü sorunları var, bir dolu insanla bir arada yaşamak zorundasınız ve onlarla ortaksınız.
0
nuisance2
(23.07.24)
semte gore+1 siteler zaten genelde varostan bozulan yerlere yapiyorlar o yuzden elit semt duz otoparkli bina tercihimdir. sitelerde gereksiz bi aidat gideri var btw havuza falan girmezsin ama odersin. yabancilar, yatirim icin falan site mantikli
0
ala09
(23.07.24)
Benim için sitenin tek artısı güvenlik.
Bunun dışında ben mahalle insanıyım öyle hapishane gibi tek tip binalardan birinde oturmaktansa mahallede normal bir apartmanda oturmayı tercih ederim.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Sehir insaniyim, hic sevmem site. Turkiye o kadar tehlikeli bir yer degil zaten genelde, guvenlige gerek bana gore. Zaten site guvenlikcileri de sus daha ziyade, bir sey yapmak isteyen asgari ucretli guvenligi rahatca asip gecer.
0
hot potato
(23.07.24)
Tercihimi tek blok apartmandan yana kullandım havuzsuz. büyük sitelerin giderleri çok fazla oluyor ve asla itiraz edemiyorsun verdiğin aidat olarak da büyük farklar var şu anda arkadaşımın kaldı normal bir site 7.000 lira aidat veriyor Ben bin lira veriyorum
0
eja
(23.07.24)
30 katli devasa sitenin ne olduguna bagli bu soru benim icin.
Dip dibe degilse binalar ve bir suru bina yoksa hatta tek basina yukselen bi seyse istanbloom gibi direkt onu secerim.
Esenyurt, yenibosnadaki kule evlerse apartmani secerim tabii ki.
0
Kittie
(23.07.24)
Yine duyuruda herkes istanbulda yasiyor sanarak cevap verdim :) Istanbulda degilsen de aciklayici cevabim gerci
0
Kittie
(23.07.24)
3-4 katlı yeni.
Deprem, yangın gibi afet-acil durumları düşün. Asansör de iptal
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.07.24)
(10)

Kedinize corba icirirken onluk

lapaz
Takiyor musunuz?
Takiyor musunuz?
0
lapaz
(23.07.24)
kediye önlük takıp bebek gibi çorba mı içirilir ya? illa içecekse koyarım önüne kendi içer o.
0
kibritsuyu
(23.07.24)
onluk deyince kedinin alnına on lira yapıştırıyoruz sandım. aferin manasında.
0
kaptan maydanoz
(23.07.24)
başarılı trollemelere hasret kaldık
0
mor oje
(23.07.24)
@kaptan maydanoz +1
0
datnet
(23.07.24)
dalgic kiyafeti giydirip kafasini bandiriyorum kaseye.
0
icim urperiyor
(23.07.24)
pipetle içiriyorum ben ağzı bulaşmıyor.
0
jelly bear
(23.07.24)
Kedilerime ÇORBA içirmiyorum.
0
muhayyer divan
(23.07.24)
sade tuzsuz tavuk haşlaması/çorbası çok yararlı aslında
cevap olsun hayır önlük takmıyorum aasdasd şapırdatmsı etrafı bulaştırması çok hoşuma gidiyor çocuğumun ama tavuk ayrımı yapıyor serbest gezen tavuk seviyor galiba.

maydonoz +1
0
eja
(23.07.24)
bizimkiler kelle pacayi cok sever. bahcede buyuk bi ates yakip, pacalari en az 6-8 saat kaynatiyorum. bu esnada butun kediler geliyor zaten. corba sogumaya baslayinca, icine atlayip hem yuzuyorlar hem de iciyorlar. derilerine cok iyi geldigini gozlemledim. corba sonrasi da bi parti donuyor tabii.

not: bu bahsettigim kis icin gecerli tabi. yazlari carpaccio'dan baskasini icmiyorlar.
0
dark dante
(23.07.24)
bu kadar cevap görünce canım çorba çekti tebrikler
0
neira
(23.07.24)
(16)

Emanet parayla yatırım yapmak dinen caiz mi?

havadakarada
Biri yurtdışına çıktığı için bende 2 bin dolar nakit para bıraktı yanınafazla para alamadığı için. 4-5 ay sonra iade edeceğim. O parayla borsada yatırım yapsam ve kendime kar elde etsem İslam'a göre uygun mu? Zarar etsem de kendi hisse senetlerimden satar öderim zaten ödeme konusunda sıkıntı yok.
Biri yurtdışına çıktığı için bende 2 bin dolar nakit para bıraktı yanınafazla para alamadığı için. 4-5 ay sonra iade edeceğim. O parayla borsada yatırım yapsam ve kendime kar elde etsem İslam'a göre uygun mu? Zarar etsem de kendi hisse senetlerimden satar öderim zaten ödeme konusunda sıkıntı yok.
0
havadakarada
(23.07.24)
paranın sahibini haberdar edin, kar ederseniz de hakkını verin.
rızası olmadan ben olsam yapmazdım. tabi ki risk sizin ama kâr da ortaksınız.
0
angelofdeath
(23.07.24)
Sana bu amaçla bırakılmadıysa sadece emanetçiysen doğru bir hareket olmayacaktır dinen de caiz değildir diye tahmin ediyorum ama din işleri çok belli olmuyor dini açıdan yorumlamaya kalkarsan biraz zorlandığında her şeye onay verebiliyor, o nedenle önemli olan sana emanet bırakılan ve sana ait olmayan bir para üstünden kazanç sağlamak konusunda senin etik anlayışın ve ahlaki sağduyun ne diyor, önemli olan o bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
İslam’a göre bilmem ama ahlaki olarak bakalım, haberi olmadan başkasının parasından para kazanıyorsunuz. Bu içinize sinecek mi, kendinizi ahlaklı/dürüst olarak adlandırabilecek misiniz? Cevabım silinecek ama 2024 yılında arap kanunlarından yola çıkarak ahlak inşa etmek canımı sıkıyor. Geldiğimiz nokta bu olmamalı.

Edit: Benim paramla haberim olmadan kar yapıp bir de karı benimle “paylaşarak” lütfettiğini sanan insanı yerin dibine sokardım ya. Düşününce bu ne hadsizlik.
0
ruhen hastayim ben
(23.07.24)
Parayı aynen iade edeceksen islami yönden bir sakıncası olacağını sanmıyorum. Sonuçta bir eskime ve yıpranma da söz konusu değil.
0
parka
(23.07.24)
Baskasinin emanetini kafana gore kullanman dinimizce helaldir kardesim.
0
Zetnikov
(23.07.24)
Aslında burada konu habersiz olması değil. Haber de verebilirim paranı kullanıp gelen kazancı bölümümüz zarar edersem de zarara ortak değilsin diye. Bu şekilde bi sorun yoktur heralde.
0
🌸havadakarada
(23.07.24)
habersiz kullanman emaneti koruma açısından sıkıntılı, caiz olmaz.
haber verince de, şunu garanti etmen gerek: velev ki kaybettin, o parayı yerine koyup, adama bir gün bile geciktirmeden vermen gerek. en kötü ihtimalde zararı karşılayamayacak durumdaysan başına bela alırsın. (son cümle dinî açıdan değil, kişisel tavsiyeydi)

haber verince kârını paylaşma mecburiyetin yok. ama karşıdaki talep ederse/teklifine evet derse vermek zorundasın.
0
lovemyself
(23.07.24)
emanetin canı götünde olur.

din insanı değilim ama ahlaken rızasız yapılan hiçbir iş caiz değil.

bilgi vermeni engelleyen ne var?

valla dün bahçemdeki su hortumunun açılmış ve suyun kullanılmış olduğunu gördüm. canım sıkıldı.
nedeni de şu, o hortum sitenin deposuna bağlı. hortumun hepsini açtılarsa belirli saatlerde verilen suyu harcamış birisi.
bana haber verilse ben veririm suyu ama habersiz yapılınca hırsızlık oluyor. hem de tüm sitenin hakkını yemiş kim yediyse...

bak yine içim darlandı.
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Zarar da etsen o parayı vereceksin

Caiz ne ya devam
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
2000 doları borsada batırıp sonra arkadaşına para yok diyeceksin.

devamke =)
0
kveldulv
(23.07.24)
Anapara sana ait olmadığı için uygun değil, haram.
0
muhayyer divan
(23.07.24)
dinen caiz değil, haberi ve rızası olması gerekiyor. o parayı size borç olarak değil, emanet olarak bırakmış. bunun yanında hassasiyetiniz var ise borsanın caiz olup olmadığı hususunda da farklı görüşler var. makbul olanı şüpheli şeyden uzak durmak. ama haber verip rızasını alıp o para ile ticaret yapayım derseniz Allah bereketini artırsın.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
@mustafakesekci borsanın caiz olması konusunda ise caiz değildir denmiyor diyanet ve daha birçok görüşe göre katılım yani yatırım yapılabilir hisse listesi hazırlanmış ve bunlara yapılan yatırımlar caizdir deniyor. Net haram olmamanın yanında daha çok helale yakın görüşe belirtildiği için kendi adıma uygun buldum. Daha cok harama yakın görüş bildirilse uygun olmayabilir derdim. Tabii ki bu kesin doğru olduğunu göstermez ama.bu anlayışla at eti de yetmezdi. Tüm orta Asya at eti yiyor. Yoruma çok açık.
0
🌸havadakarada
(23.07.24)
Şöyle bir fetva var:

kurul.diyanet.gov.tr
0
pispinti
(23.07.24)
Para size emanet olarak verilmiş inancı olan biri değilim ancak bu durum ahlaken uygun değil. Kişi size parayı işletip kâr elde et diye vermiyor. İkincisi ise, borsada yatırım yapabileceğiniz alanlar çok sınırlı. Sonuçta bu paranın İslam’a göre işletilmesinin caiz olup olmadığını öğrenmek isteyen birisiniz. Yatırım yapacağınız şirketin faiz içerikli gelir elde etmemesi gerekir. Bunu yapan kaç tane şirket var, açıkçası merak ediyorum. Faizde işletilen parası olan şirketten kâr elde etmek İslam’a ne kadar uygun olabilir ki? Katılım endeksine göre yatırım yaptığınızı belirtmişsiniz ancak endekste Coca-Cola yer alıyor. Şirkete Anadolu Efes ortak ve temettü dağıtıyor.
0
morqos
(23.07.24)
İzin alınarak ticaret yapılabilir ve paylaşılabilir.

İzinsiz hiçbir tasarruf yapılmaz.

Emanetten kendiliğinden doğan kazanç emanet edene aittir. (Koyundan elde edilen yün gibi)
0
hebanon
(24.07.24)
(19)

Kediye küstüm...

pianeta
Evet resmen kediye küstüm.2 yıl kadar önce aslında sokakta baktığımız, ama sakatlanınca eve aldığımız, sonra da FIV pozitif çıkan bir tekirimiz var. 2 yaşında falan şu an.Biz bu arkadaş mutlu olsun, keyfi yerinde olsun diye her şeyi yapıyoruz. Virbac mama alıyoruz, düzenli vitaminini veriyoruz, bir
Evet resmen kediye küstüm.
2 yıl kadar önce aslında sokakta baktığımız, ama sakatlanınca eve aldığımız, sonra da FIV pozitif çıkan bir tekirimiz var. 2 yaşında falan şu an.
Biz bu arkadaş mutlu olsun, keyfi yerinde olsun diye her şeyi yapıyoruz. Virbac mama alıyoruz, düzenli vitaminini veriyoruz, bir talebi olduğunu düşündüğümüzde elimizdeki işi bırakıp peşinde geziyoruz. Aslında standart kedi/köpek sahipleri ne yapıyorsa biz de maksimum seviyede yapmaya çalışıyoruz diyelim kısaca.

Neyse bu şerefsiz geçen gün evden kaçtı. Sabaha karşı Görevimiz Tehlike operasyonu çekip çıkmış evden, ev zaten bahçe katı olduğundan gözü sürekli dışarıdaydı. Ama biz oksijensiz kalma uğruna kapıyı pencereyi açmıyorduk çünkü tel olsa bile FIV olduğu için bahçedeki kedilerle herhangi bir temasta bulunmaması gerekiyor. O yüzden biz de riske girmeyip hiçbir yeri açmıyorduk. Ama evdeki tek tel olmayan yerden çıkmayı başarmış arkadaş.
Kaçtığı günün gece yarısı bahçede gördük bunu. 1 saat boyunca eve sokmak için yapmadığım kalmadı. Geçmiş karşıdan izliyor şerefsiz. Belli ki korkmuş tamam ona lafım yok. Ama balkonun kapısına kadar gelip geri döndü defalarca. Yaş mamalar, ödül mamaları, yatmayı sevdiği polarlar, sesinden yaş mama verileceğini anlayıp çıldırmaya başladığı porselen tabağı, aklıma ne gelirse kullandım dikkatini çekip ikna etmek için. Ama yok, kapının önünde dolandı durdu habire. En son sağolsun zor bela soktum içeri. Soktum derken kendisi girdi aslında, benim en ufak ani hareketimde kaçıyordu çünkü dallama.

Sonradan sonradan çok zoruma gitti bu benim. Tamam kedidir kaçar, ilgisi sürekli dışarıdaydı zaten. Ama lan dallama eve niye bu kadar zor girdin. Bildiğin, her gün yattığın balkon. Senin kokun var her yerde. Neyimizi beğenmedin de habire sadece kafanı sokup sokup çıkardın balkona. Lan desek ki hayvana eziyet ediyoruz, mutlu değil falan. Ama alakası yok. Tam bir insan hastası kendisi, ortamda bizden biri varsa mutlaka gelir kucağımıza yatar. Ki özellikle de bana bir tık daha fazla düşkündür, genelde beni tercih eder. Daha bir kere kucağımdan iteklediğim olmadı şerefsizi. Gece gelir yanımıza yatar, hava istediği kadar sıcak olsun yanımdan kovmam. Yatağın yarısını eşim kaplar zaten, geri kalan kısmın yarısını da bu hıyar alır, bana el kadar yer kalır yine iteklemem. Neyse.

Evet farkındayım karşımdaki bir kedi. Evet bence de çok saçma. Ama düşündükçe çok zoruma gidiyor arkadaş. Naptık lan sana itoğluit. Sevdik ulan sevdik sadece. Köpoğlu.
Yeminle aldatılmış ve beni sevmeyen birine kendimi sevdirmeye çalışıyormuş gibi hissediyorum. Evet hala karşımdakinin kedi olduğunun farkındayım. Ama resmen hayvanı sevesim gelmiyor şu an. Gelip sırnaştığında da "hadi lan ordan" diyorum içimden, hiç samimi gelmiyor. Evet hala bir kediden bahsettiğimin farkındayım. Ama ben niye bu kadar ciddiye aldım bu mevzuyu anlamadım. Çok üzülüyorum lan, yeminle zoruma gidiyor. Şerefsiz hayvan. Babaya bu yapılır mı lan.

Bu arada 15 yıldır kedi bakıyorum. Kedinin insan gibi düşünmesini bekliyor değilim tabi ki. Ama yine bu bu yapılır mı lan duygusuz pij.
0
pianeta
(23.07.24)
kediler nankördür bu dediğinizi bi köpek yapmaz mesela. kediden çok şey beklememek lazım
0
jelly bear
(23.07.24)
kediye nankör diyen hayatında kuş beslememiştir diyerek giriş yapmak istiyorum öncelikle. kuşlar gelmiş geçmiş en şeref yoksunu hayvanlardur ama kuşçuluk denen hastalığa bulaşınca bırakamazsın. her hareketine her tüyüne hayran olursun şerefsizin.


konuya döneyim. "hiç samimi gelmiyor" cümlesinde hönkürdüm kardeşim affet. ama ebeveynlik böyle bir şey. güzel antrenman olmuş ileride çocuk düşünüyorsan. tekir kedi dediğin tam 2 yaş sendromlu bebek. hayvan çok hırçınlık yapıyorsa belki de evde tutmaman gerekiyordur, sen ilk mesajdaki arkadaşın dediğini bir düşün. hayvan belki tutsak 15 yıl yaşayacağına aksiyon dolu 5 yılda ömrünü yaşamak istiyordur, karakteri budur.
0
titanyum22
(23.07.24)
Yok hiç alakası yok gayet sakin bir hayvan. Doğru düzgün sesi çıkmaz aşırı uslu yumoş bir şey. Ama işte şerefsizlk yaptı namussuz.
Zaten sokaktayken de sürekli dayak yiyordu bu denyo. Şimdi sokağa çıksa yine köteği yiyecek haberi yok.
0
🌸pianeta
(23.07.24)
:)) uzun zamandır okuduğum en guzel duyuru bu oldu sanırım :)

Bizim kedi de evin içinde el üstünde tutuluyor; en güzel mamalar, yataklar, herkes gözünün içine bakiyor mutlu olsun diye ama beyefendinin bu durum umrunda mı? Bence değil. Yaptığımız şeylere "yapacaksınız tabii ki köpekler, bir de alkış mi bekliyorsunuz?" Seviyesinde yaklaştığına adım gibi eminim.

O yüzden çok şey yapmayın, herkesin kedisi aynı. Siz yine de sevin, şöyle düşünün; onların bütün hayatı biziz aslında ve akılları da bizim kadar yok.
0
fraise
(23.07.24)
2 yaşında bir bebeğin zekasına sahip bir hayvana kızıyorsunuz.

Kendimi bildim bileli kedi görünce içim gider. Buna rağmen sahiplenmeye elim gitmiyor. Üzgünüm ama evde mutlu değil birçoğu. Hiçbir tür bir alana hapsedilmemeli. İstediğiniz kadar “harika” imkanlar sunun. İçgüdülerinde merak ve keşfetme var.

Kısa ama mutlu bir hayat mı isterdiniz yoksa uzun ama mutsuz mu?
0
ruhen hastayim ben
(23.07.24)
Bir olayın tetiklenesi varmış tetiklenmiş, bütün mesele bu. Bilinçaltın sana kedinin davranışlarına dikkat ettirmiş, bir şeyleri hatırlatıyor, nasılsın diye soruyor.

Kedine selam söyle, muhtemelen balkonun dışında senin görmediğin bir yerde kertenkele midir bişey olmuştur ondan korkmuştur. Ya da sokağın stresine kapılmıştır kafası karışmıştır. Kedi bu :) hem de tekir. Ayhhh benim tekirim dışarı çıksa feleğini şaşırır :)
0
muhayyer divan
(23.07.24)
her sabah evden operasyonla çıkıyorum önce ayağıma atlayıp beni bağırtmalar sonra hızını alamayıp koluma bungee jumping yapmalar, kaçmak için her şeyi yapıyor hayır kaçtığı yerde apartman boşluğu iki adım atıp ışık görmüş tavşan gibi kalıyor. o evden nasıl çıktığımı bir ben biliyorum. gece uyurken yorgan altına sızıp parmak kemirmeler, evde tüm camlar kedi tüllü hapiste gibiyiz pezevenk iyi olsun diye gözünün içine bakıyoruz bir kere sevelim dediğimizde elimizi kemiriyor, bir kere kucağıma almışlığım yok :( bence yinede iyi konumdasınız.
0
eja
(23.07.24)
Kedi nankör değil vahşi bi hayvandir. Evde yasar ama evcil degildir.
0
halk
(23.07.24)
Güldürdün :) Tüm kedi sahipleri bir dönem benzer duyguları yaşar diye düşünüyorum. Kedileri tek bir kelime ile tanımlamak zorundasın deseler bu kelime sanırım "merak" olurdu. Meraklarına asla galip gelemeyen küçük şerefsizlere kedi denir. Evden kaçmasının da sebebinin de merak olduğuna eminim. Kim bilir ne gördü, neyin peşine takıldı.

Küskünlüğünüz bir süre sonra geçecek. Taa ki yeni bir ibnatorluk yapana kadar :)
0
thracia
(23.07.24)
@halk +1
0
durbidakka
(23.07.24)
Kediyi ormana sal dogasi orasi
0
Zetnikov
(23.07.24)
kendimi bildim bileli kedi bakıyorum, bizzat kalıcı ya da geçici 8 kedi geçti elimden, rabbim ömürlerini versin iki tane evde var şu an. biri 7 biri 3 yaşında. etrafımdaki herkes her kedi sorusunu bana sorar, haliyle onlarca kedinin de karakterine hakimim.

bazı kediler gerçekten evde olmuyor, hayvan önüne en pahalı mamayı da koysan olmuyor, en kral oyuncakları da alsan olmuyor. mutlu olmuyor pek. benim 7 yaşındaki kedim apartman kapısını denk getirirse çok uzun bir kat koridoru var oraya fırlıyor, bir tur koşuyor garibim, iki dakika özgür gibi hissediyor galiba, geliyor sonra giriyor içeri, 2 kere fark etmedik de apartmandan topladık. salak bi de bizim katın kapısını denk getiremiyor alt katın kapısında miyavlıyor. eve dönesi var ama koşası da var hayvanın. ya da merakı.

diğerini kucağında kapının eşiğine götür, çıldırıyor korkudan. eşiği geçemezsin ya altına kaçırır ya parçalar çıkmıcam diye. o hayvan evde olmaya doğmuş.

sizi anlıyorum ama, bizim bu hayvanları bu kadar sevip bağlanmamız bir karşılık beklediğimizden değil ama arada gönlümüzü almaları gerekiyor lan ben bunu niye yapıyorum yoksa oluyorsun
0
ofelia
(23.07.24)
gerçekten gelen cevaplarla zeka turnusolu bir duyuru olmuş
köpek bunu yapmazmış.
allah allah neden yapmaz acaba ya? heh buldum çünkü tamamen farklı bir tür olduğu için olabilir mi?
bu mantıkla çünkü penguenler de uçamaz dediğinde birisi ona "güvercinler bunu yapmaz" diye cevap verilebilir.

hayvan sevgisinde bile türcülük yapmak...

neyse soruya gelirsek, dışarısı tabi ki ona daha tatlı geliyor, bizim kedi de kapıyı açtığımızda direkt fırlıyor ama gidebileceği hiç bir yer olmadığı için koridorda koşturuyor ileri geri sonra tıpış tıpış geri giriyor.

yani kedinin verdiği tepki içgüdüsel, hani nasıl ki oyun oynarken elini ısırmaya çalışıp arka ayaklarıyla fıtı fıtı vuruyor onun gibi.

hayvanın doğası bu yani, kişisel algılama.
0
rentts
(23.07.24)
Sen haklısın!

youtu.be
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Yok canım tabi ki kişisel algılamıyorum, karşımdaki kedi sonuçta. Ki zaten bahçe katında olduğumuz için sürekli dışarıdaki kedileri görüyordu, ilgisi hep vardı dışarıya. İlk bulduğu zayıf anımızda da kaçmış. Ki kaçması da normal, çünkü kedi bu, merak etmek için yaşıyor hayvan. Ama dönüşünün ve eve girişinin bu kadar zor olması kırdı beni.......
Balkona kafasını sokup sokup çıkardı resmen hıyar. Normalde "oo tamam benim mekan burası, dışarıda dayak yiyeceğime girip şurda mama yiyeyim, bunlar nasıl olsa seviyor beni" demesi lazımdı bence :D
0
🌸pianeta
(23.07.24)
Yukarıda bir arkadaş da yazmış, özellikle erkek çocuk sahibi olacaksanız güzel bir antrenman olmuş. Ben de 3 yaşındaki yeğenime aynı böyle küsüyorum. Bir gün gözümün içine bakıyor, ertesi hafta "Tamam, kapat telefonu!" diyor. :(
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
içim ağlayarak güldüm.

böyleler ama napcaz?
yanına gider sevmek istersin. tırnağı geçirir ama tam 1 dakika sonra karnını açar miyavlar gel sev diye. sen yara bandı ararsın o anda aort yırtılmış gibi kan akarken...
napcaz?

onun iyiliği için olan nedir asla bilmiyoruz. salın gitsin. her canlının belirli bir yaşam süresi var. daha ne yapacaksınız?
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Benim terasta kapı kapanınca panik yapan 8 yıllık kedim şimdi eve girmek istemiyor
0
topkapiaksaray
(23.07.24)
Valla ben de kedime mütemadiyen küsüyorum.

Çünkü ben onun iyiliği için ne gerekiyorsa yapıyorum, sabahları kendim 5 dakkada hazırlanıyorum, onun mama kabı su kabı her sabah yıkanıyor tazeleniyor kumu temizleniyor vitamini veriliyor derken yarım saatimi ona harcıyorum. O ne yapıyor dersin. Tırnaklarını kestiğim için bana çemkirip beni gördüğü yerde kaçarak saklanıyo. Valla biri gelip istese verecem o dereceye geliyorum.
0
turuncu tonlarda
(23.07.24)
(11)

hayatımı bitirmek üzere olan sorunum daha da kötüleşti

ahm1
gözlerimle ilgili problemim vardı. muhtemelen bütün semptomlarımı gözlerim tetikliyor. detay isteyenler ve zamanı olanlar şunu okuyabilir: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1569522kısaca şunu söyleyeyim: 4 sene önce başım tık etti ve o andan itibaren başım uyuşmaya ve 12 saat uyku bile yetmemeye baş
gözlerimle ilgili problemim vardı. muhtemelen bütün semptomlarımı gözlerim tetikliyor. detay isteyenler ve zamanı olanlar şunu okuyabilir: www.eksiduyuru.com

kısaca şunu söyleyeyim: 4 sene önce başım tık etti ve o andan itibaren başım uyuşmaya ve 12 saat uyku bile yetmemeye başladı. az uyuyunca elim ayağım tutmuyordu vs.

yaklaşık 2 hafta önce ise arkadaşımın tavsiyesiyle göz buzundan kullanmaya başladım: www.watsons.com.tr

3 gün boyunca 5-6 defa kullandım. iyi gelip gelmediğini pek anlayamıyordum. sonrasında gözümün önünde yeni cisimler belirmeye başladı ve kullanmayı bıraktım. 10 gündür kullanmamama rağmen gözümün önünde zaman zaman büyük renkli benekler, siyah noktalar vs. beliriyor. görüşümü tamamen kapatmıyor ama sinir bozucu tabii ki. bunun dışında ise başımın uyuşması arttı ve artık daha da fazla uyku yapıyor ve garip bir şekilde, gözüme damlattığım damlaların verdiği his bile değişti. geçen hafta doktora gittim, damla damlatıp baktı ama bir sorun göremediğini söyledi. bir de görme alanı testi yapılacak. görme alanımın kapandığını sanmıyorum ama yine de doktorların testi farklı olur tabii, gideceğim.

ne yapmam lazım? artık sorunumun gözlerden kaynaklandığı kesin gibi ama hiçbir doktor bir problem göremiyor. gerçekten anlamıyorum ve yaşayamıyorum artık.
0
ahm1
(22.07.24)
Antidepresan kullandığını yazmışsın. En sonda da uyku halsizlik mide bulantısı demişsin, bunlar antidepresanların yan etkileridir. Geçmiş olması lazımdı ama geçmemiş. Bence başka bir psikiyatra gitmelisin, her şeyi baştan aşağı anlatmalısın, nörolojiden destek istemelisin. Bana uyku merkezini uyaran bir durum var gibi geliyor (doktor değilim) ve en yakın ihtimal antidepresan.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
@muhayyer divan: sorunun gerçekten antidepresandan kaynaklandığını düşünmüyorum. 2 senedir aynı ilacı kullanıyorum ve ilk kullanmaya başladığımda da bir problem yaratmamıştı.
0
🌸ahm1
(22.07.24)
@ahm1

Bence tavsiye ile iyi bir psikiyatra gidip durumu anlat, ilacı azaltmak veya değiştirmek istiyorum de. Doktor kontrolünde farklı ve doğru bir ilaca geç veya ilacı kademeli olarak azalt. Doktor kontrolünde yap bunu. Beyni etkilediği için bence bunu bi dene, ilacı tamamen bıraktıktan sonra en az 1 ay ilaçsız yaşa. Bak bakalım neler oluyor.

Daha öncesinde antidepresan tedavisi almış mıydın? Onları da bir düşün. Hatta daha önce ne kadar tıbbî tedavi aldıysan hepsini yaz bir kenara, ilaçların hepsini de yaz, hatırladığın kadar.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
botoksu yaptıracak param yok sanırım :( pahalıdır değil mi?

ilacın nasıl bir etkisi olabilir ki? yıllardır ilaç kullanıyorum ama gözüme bir şeyler oldukça hastalığım daha kötü oldu hep.
0
🌸ahm1
(23.07.24)
dehşet içinde okudum. sorunun göz değil senin. ekrana bakmak gözü bozmaz, aon yirmi yıldır ekranlar göz bozmayacak şekilde yapılıyor zaten. umarım yanılırım ama bu beyinle ilgili bir şeye benziyor. dilim varmıyor ama epilepsi gibi. ışığın epilepsiyi tetiklediğini biliyorsundur. önceki komuna göz gezdirdim, beyin temiz çıktı demişsin. ama senin olayın nörolojik geldi bana.

bu arada doktor değilim, sağlık turizminde çalışıyorum. lokal anesteziyle operasyon sırasında hasta ışığa belli bir tepkiyi verdiği anda (tam olarak ne tepkisi bilmiyorum onu doktorlar anlıyor) anında işlemi sonlandırıyor hastayı paket ediyoruz. hastalar da istisnasız hepsi nöbet geçmişi olduğunu itiraf ediyor. senin hikayen bana o durumu hatırlattı.
0
titanyum22
(23.07.24)
Gözündeki durumu ilaçlar oluşturmuş olabilir.

Bak benim bir arkadaşım var, herkese iyi gelen aspirin, omega üç, onu hastanelik ediyor. Bünye meselesi bu, her ilaç herkesi iyi etmiyor. Onun için diyorum ilacı kesmek için doktora başvur, ben bu ilacı kesmek istiyorum deyip bütün bunları anlatıp doktordan yardım iste. Senin kendi isteğin bu yönde olduğu için ancak yardım etmek zorunda sana, ilacı kestikten itibaren 1 ay sonrasında uykuların, görüşün, mide bulantın halsizliğin... Hepsi muhtemelen değişmiş olacak. Bunun da müsebbibi çok yüksek ihtimalle -varsa- paxeradan önceki ilaçların, yoksa direkt paxera olur, ilacı kestiğinde iyileşirsen.

İlaç sektörü çok canavar, çok acımasız. Öncelik senin sağlığın. Ben çok kıllandım ilaç kullanımından, tık etme hadisesini araştırıp bişey bulamamak neyin nesi onu da anlamış değilim, ortada bağıran bir durum var ama doktorlar bişey bulamıyorlar diye bir şey de mantığım kabul etmiyor. Onun için psikiyatri ilacını doktor kontrolünde azaltarak kes diyorum. Sakın kafana göre davranma, daha beter olmasın.
0
muhayyer divan
(23.07.24)
Siz migrenden dolayı göz bandı kullanınca oldu yazmamış mıydınız? Başka duyurularınıza da yazmıştım yine tekrar edeceğim, migren konusunda uzmanlaşmış bir nörolog bulun. Önceki duyurularınızda da anlattıklarınız sessiz migrene çok benziyor. 2001 den bu yana dirençli migren teşhisiyle yaşıyorum, anlattığınız şeylerin çoğunu farklı dönemlerde farklı şiddetlerde yaşadım, yaşıyorum. Siz ısrarla daha dramatik bir teşhis peşindesiniz, bu konudaki diğer duyurularınızı da hatırlıyorum. Lütfen psikolog desteği de alın zira migrenin yaşattığı mental yorgunluk, ilaç kullanımı vb. depresyonu ve anksiyeteyi de tetikliyor.
0
Phoebe
(23.07.24)
@Phoebe: "Siz migrenden dolayı göz bandı kullanınca oldu yazmamış mıydınız?"

Hayir. İlk olay 4 sene once oldu, basim tik etti. İkinci olay ise 2 hafta once oldu goz bandi kullaninca ve durumum daha kotu oldu.
0
🌸ahm1
(23.07.24)
beyin omurilik sıvı basıncı kontrol edildi mi? o basınç göze baskı yaptığında görme ile ilgili sıkıntılar çıkabiliyor. nöroloji doktoru ile konusuldu mu bu ihtimal?
0
mellifica
(23.07.24)
nörologa gittiniz mi? gitmediyseniz nörolog.
0
deartheodosia
(23.07.24)
@mellifica: hayır, böyle bir şey konuşulmadı.

@deartheodosia: nöroloğa birçok kez gittim.
0
🌸ahm1
(25.07.24)
(18)

Selamın Aleyküm

michael_knight
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?Sizce nasıl olmalı?
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?
Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?

Sizce nasıl olmalı?
0
michael_knight
(22.07.24)
ben karşımdakinin eğitim seviyesine göre ve günlük kaç insan gördüğüne göre selam veriyorum. pazarcıya dolmuşçuya bakkala selamınaleyküm diyorum. bende para olduğunu sezdiği anda beni yolacak birine mutlaka selamınaleyküm diyorum. böyle demezsen "aha entel dantel geldi, bunda para vardır" derler. örnek: sanayi.

diğerlerine merhaba, kolay gelsin, iyi akşamlar vb
0
AWD
(22.07.24)
Demiyorum. Muhafazakarlik bir yana kadinlarin diyecegi bir laf gibi gelmiyor bana. Muhafazakar da degilim. Ama soyleyenler oluyor tabii mesela basi kapali bi teyze adres soracak s.a. diye baslayabiliyor. A.s. diyorum tarzim olmasa da.

Bence hic kimse kullanmasin. Turkce degil sonucta.
0
Kittie
(22.07.24)
Çol yadırgamayacağını düşündüğüm herkese, her ortama girerken selamın aleyküm diyorum. Özellikle büyüklerime. Tutup 60-70 yaşında adamlara “Selamlarrr” diye gelmek hoşuma gitmiyor.
0
hrvl
(22.07.24)
Demem. Müslüman değilim. Arap da değilim.

Çevremde sa diyecek kimse yok. Biri ayda yılda bir bana derse sorun çıkartmam as derim.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Türküm, müslümanım, "selamı yayınız" diye bir hadis-i şerif vardır ve Selam Allah'ın isimlerindendir, birine selam vermek ona "benden sana zarar gelmeyeceğini taahhüt ediyorum" anlamına gelen bir söz vermektir ve yerine getirmek de gerekir. Bu sebeple selamı yaymak adına muhakkak selamlaşırım ama çok büyük çoğunlukla "selamlar" derim. Özellikle bir mekana girerken. "selamün aleyküm"ü evde kullanıyorum, sabahları uyanır uyanmaz mutfakta olduğunu bildiğim anneme sataşırken :)

Bana göre "selamlar" ya da "selam" iyidir, selam vermekle verilmiş bulunan sözü tutmak şartıyla. O sözü tutmayacaksa insan hiç selam vermesin daha iyi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Demiyorum. Arap mıyım da diyeyim.
0
pianeta
(22.07.24)
selam vermem ama selam alırım, cinsliğin lüzumu yok.
0
dr doofenshmirtz
(22.07.24)
sadece babamla selamlaşma şeklimizdir. başkasıyla kullanmıyorum ama diyen olursa aleykümselam derim geçerim kasmam. arapçı değilim de yani artık bunun bizim dilimize yerleşmiş bir ifade olduğunu düşünüyorum. çok şaapmamak lazım.
0
titanyum22
(22.07.24)
Kendim ateist bir insanım bir ortama girerken genelde "merhaba" derim ama bana biri selamın aleyküm derse de nezaketen aleyküm selam der geçerim bunu karakter meselesi yapmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Demiyorum. Çünkü arap değilim. Kullananlara karşı da aşırı ön yargılıyım. Genelde merhaba diyorum. Selam demekte de sorun yok. İkisi de arapça kökenli olsa da Türkçeye geçmiş kelimeler. Araplaştırmanın gereği yok. Duyduğumda ön yargılı oluyorum. Tatavasını çekmemek için tipine göre aleykümselam, as ya da selam diyorum. Etkileşimi başlatmaya sebep olan konudan 1 saniye fazla geçirmek istemiyorum.

@muhayyer divan'ın dediği gibi "es-selam" Allah'ın adlarından biri. Barış getiren anlamında. Selam (Salam) ise kelime olarak barış ve esenlik zaten. Haliyle selam deyince karşısındakinin kafir olduğunu düşünen ve cevap vermeyen ama selamın aleyküm deyince "ALLAH'IN SELAMINI VERİYORUZ ONU DA MI ALMIYORSUNUZ? TÖVBE TÖVBE" diyen çomarları adam yerine koymuyorum.

Bu arada sırf Arapça değil. Datee çıkmak, lovebombing yapmak falan gibi lümpen İngilizce-Türkçe karışımı ifadelerden de rahatsız oluyorum. Türkçesi olmayan ya da anlamı uzak kalan şeylerde kullanılmasından o kadar rahatsız değilim tabii. Yapacak bir şey yok.
0
nawar
(22.07.24)
kaleci saçlı forvet icardi +1
0
baldan kaymak
(22.07.24)
merhaba diye cevap veririm :d
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
Tanıdığım biriyle selamlaşırken ya da biri bir şey soracağı zaman ağız alışkanlığıyla doğal şekilde söylerse karşılık veriyorum. Ancak bazen bunu ideolojik kullananlar var. Yolda random tipler durduk yere selam veriyor. O zaman sert bir bakış atıp devam ediyorum. Bu insanlardaki bu kadar yakınlaşma isteği, bu kadar her yerde bir temas kurma dürtüsü çok rahatsız edici. Selamı yayın diye hadis varsa bile eminim önünüze gelene selam verin anlamında söylenmemiştir, yeri geldiğince selam verilmesi istenmiştir. Çünkü tuhaf yani. Kimse böyle bir şey istemez kimseden. Birileri yine kendine vazife çıkarıp en müslüman benim kafasına girmiş belli ki.

Kendim kullanmam.
0
akhenaten
(22.07.24)
Herhangi bir yere girerken merhaba der geçerim, selamün aleyküm demem, bende anısı var, lisede yatılı okurken cemaatçi tipler pansiyondaki odalara girerken yüksek sesle selamün aleyküm derlerdi, aleykümselam demediğinde de triplere girerlerdi, hey gidi günler:)
0
blue rebel motorcycle club
(22.07.24)
Müslüman değilim. selamın aleyküm'ü, kültürel bir alışkanlıkla kullanan köylü bir amucaysa örneğin tabii ki aleyküm selam diye karşılık veririm ama bu genelde çok küçük bir kesimi oluşturur. Onun dışında selamın aleykümü kültürel bir asimilasyon olarak kullanmaya çalışan pek çok dallama mevcut, onlara merhaba poğaçacı şeklinde cevap veririm genelde.
0
thracia
(23.07.24)
Ben de dalgasına esselamu aleyküm ve rahmetullah diye girerim bazı ortamlara. 3 kez tekrar ediyorum hatta. :) Şunun selamı var dediklerinde aleyküm selam derim. Kasmıyorum.
0
auroraaurora
(23.07.24)
bunun arap olmakla ilgisi yok, selam ve merhaba kelimeleri nasıl Türkçeye yerleşmişse yüzyıllardır kullanılan selamun aleyküm ifadesi de Türkçeye yerleşmiştir. Araplar başındaki Elif lam takısı ile birlikte esselamu aleykum olarak kullanır zaten bizden farklı olarak. Selamlaşmayı Peygamber efendimiz tavsiye ediyor, bu her selamun aleyküm diyenin müslüman olması gerektiği anlamına gelmiyor. zira yahudiler de ibranicede neredeyse aynı olan şalom aleyhim ifadesini kullanır.
merhaba diyene aleyküm selam diyip kıllık yapmam, selamun aleyküm dediğimde merhaba diye karşılık verene kıllık yapmam ama selam vererek girdiğim yerde adam buyrun diye karşılık veriyorsa ayar olurum. nasıl karşılık verdiğin önemli değil be adam, nezaketen bir karşılık ver en azından. sözün özü, elimden geldiğince selam veririm.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
bana selam verildiğinde aleyküm selam derim ama kendim hiçbir zaman s.a demedim kimseye. sonuçta bu da bir selamlaşma şekli, sadece dili farklı. çok düşünmüyorum üstüne bu yüzden. inançsız olduğumu bilen tanıdıklarım da farkında olmayarak bu şekilde selam veriyorlar. insanlarda "selam", "merhaba" deme kültürü pek yok sanırım...
0
dilhun
(23.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.